Tramwaydaki liseli ve turbanlı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Tramwaydaki liseli ve turbanlı
Selam Ben hayatımda ilk defa böyle bir anımı yazıyorum. Yanlışlar, eksikler olursa kusura bakmayın.

Geçenlerde Aksaray’daki göz hastanesine gitmek için, metroya oradan, kabataştan tramwaya bindim. Emin önüne geldiğimde tramway’ın içinde nefes alacak yer yoktu, sağımda liseli bir kız, önümde 2 tane 18-19 yaşlarında türbanlı kızlar vardı. Önceleri liseli kız’ın kalçasına bacağımı sürtüyordum, o sırada kapılar açıldı ve bi anda kız önüme denk geldi, sikim götünün arasına tam yerleşmişti.

bu süre boyunca kız hiç sesini çıkarmadı. 1-2 durak sonra, tekrar kapı açıldığında biraz boşluk oldu ve kız boşluğa doğru ilerledi, tam ben de geçecektim ki, kapıdan girenler önümdeki türbanlı kızlardan birini göğsüme yapıştırdı, kızla yüz yüze kalmıştım. az önce liselinin etkisiyle taş gibi olan sikim türbanlının tam amına denk gelmişti. bir süre sallana sallana öyle gittik, kız bir yandan utanıyor bir yandan da istemem yan cebime koy der gibi önümde duruyordu. bir ara kalabalıktan faydalanarak, bir elimi diğer türbanlı kızın kalçasına götürdüm. küçük ve taş gibiydi. bir durak daha geçince önümdeki kız “ay çok sıkışık oldu” diyip arkasını bana yüzünü arkadaşına döndü. ben kızın arkasında o arkadaşının arkasındaydı ve döndüğünde elim ikisinin arasında kaldı.
ben birinin götünün arasında gidip gelirken, aynı anda diğerinin götünü, önümdekinin de amını okşar pozüsyonda oldum. hayatımda ilk defa böyle birşey geliyordu başıma. bir süre daha böyle gittikten sonra elimi yavaşça tam önümdeki kızın eteğinin belinden içeri amına doğru elimi soktum, vıcık vıcıktı. zaten kalçasının sıcaklığı o an patlamama yetecekken bir de tüyleri yeni alınmış amını elliyordum. ben klitorisi ile oynarken ara ara ani kıpırdamalar yapıyor dizlerinin bağı çözülüyordu. Emin değilim ama bir süre sonra boşaldı.
boşaldığını farkettikten sonra kulağına “bu böyle olmaz” dedim ve pantolonumun düğmelerini açıp sikimin başını dışarı çıkardım.

kızın bir eli çantasındaydı, ve o elini tutup sikimin başına getirdim. ilk önce biraz korkarak ve çekinerek elini 1-2 hareket ettirdi, sonra elini pantolonumdan içeri sokup yavaş yavaş sıvazlamaya başladı. artık dayanamıyordum. üzerine boşalmalımıydım boşalmamalımıydım çok kararsızdım ve bir yandan da yakalanıcam diye korkuyordum.

tam boşalmak üzereyken, liseli kız ile göz göze geldik. bana sanki gülümsüyor gibi geldi ve kafamla yaklaş diye işaret ettim. kız da inecekmiş gibi hareket ederek yanıma geldi ve sikime yavaş yavaş dokunmaya başladı, bu bir rüya olmalıydı hayatımda böyle birşeyle karşılaşmamıştım. Türbanlı kız taşaklarımı sıvazlarken, liseli yukarı aşağı 31 çekmeye başladı. ben de o sırada liselinin eteğinden içeri elimi sokmaya çalışıyordum. eteğinden içeri elimi soktuğumda, amının sıcaklığını ta belinden hissediyordum.
önce çoraptan içeri soktum kilodun üzerinden biraz sulanmış amıyla oynadım, sonra kilodunu araladım ve parmaklarım artık o kaymak gibi pürüssüz amı hissediyordu.

sonra liseli kız beklenmedik birşey yaptı ve çaktırmadan avcunu tükürükledi, ve o şekilde 31 çektirmeye devam etti.

zaten artık dayanamayacak gibiydim ve türbanlının ve liselinin yardımı ile patlamıştım. oluk oluk döl akıyordu, türbanlı kızın kalçasına ve liseli kızın elinden ayakkabılarına. kaskatı kesilmiştim ve her an kapı açılabilirdi. İşim bittiğinde artık ayakta duramıyordum.

türbanlı kız eline damlayan dölleri etrafına farkettirmeden ağzına götürdü ve yaladı. liseli kız da elini türbanlının götüne sürerek temizled.

artık oradan ayrılmam gerekiyordu, ve kapı açılır açılmaz bilmediğim bir durakta inip sonraki tramwayı bekledim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Benim Küçük Haremim 6. böl&u

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Benim Küçük Haremim 6. böl&u

Bu ilişki nereye gidiyordu, doğrusunu isterseniz kafamda bu düşünce bir mıh gibi çakılı dursa da hem Zeynep’i hem de Aylin’i götürüyor olmak paha biçilmez bir şeymiş gibi geliyordu. İkisi ile de birlikte olmaya devam ediyor bazen grup yapıyor bazen ise tek birliktelik yapıyorduk. Bana iyi bakıyorlardı açıkçası.

Zehra’yı düşünmüyor değildim, fakat bana karşı soğuk ve hep mesafeli bir davranışı vardı.

Zeynep sikini ağzıma almış yalarken

-Zehra biliyor mu
-Aylin’i siktiğini mi
-Evet
-Her şeyi biliyor ne o onu da mı sikmek istiyorsun aşkım..

Cevap vermedim çünkü o küçük ağzında sertleşen yarağım zonklamaya başlamış titremeye başlamış ve “Onu da mı sikmek istiyorsun” sözü beni ateşlemişti ağzına boşalmamla birlikte Zeynep döllerimi yutmuş sikimi güzelce temizlemiş suyumun bir damlasını bile heder etmemişti..

Sonra gülümseyerek gitmem gerek akşama misafir gelecek demişti, çalan telefona baktı.
– Ha yok evde ben de oradayım e tamam zaten akşam ben yokum olur olur ne demek kız tavuk kocam senindir.
Sonra bana döndü
– Aylin orospusunun amı kaşınmış dedi gülerek eh aldı yarağın zevkini benden çok oturuyor kaltak kucağına…Birazdan gelecekmiş hadi ben gittim..

Facebook’u açıp Zehra’nın fotoğraflarına bakmaya başladım onun yaşına göre toplu diri memeleri, harika vücudu gözlerindeki o ifade yarağımı sertleştirmeye yetmişti ki Aylin damladı içeriye

– O Enişte hayırdır hepimizi sıraya mı dizeceksin
– Yok kızım ya fotoğraflara bakıyorum
– Tabi tabi hepimiz biliyoruz Zehra’ya nasıl baktığını
– Hepiniz?
– Ben, Zeynep, Zehra
– Nasıl yani
– Kadınlar anlar böyle şeyleri de senin o iş yaş Zehra pek niyetli değil zaten kızıyor bize de biriniz yatıyor adamın altına da diğerinize ne oluyor orospular diyor demişti gülerek

Sonra kucağıma oturup memelerini dudaklarıma sürttü… uçlarını alıp öpmeye başladımi ısırıyor fındık gibi büyüyen uçlarını bırakıp memelerini ısırıyordum. Saçlarımı okşuyor omuzlarımı öpüyor bir taraftan da kalcalarını kucağıma sürtüyor
– İki am yetmiyor mu hem de birisini ilk siken sensin diyordu
Onu koltuğa yatırıp bekaretini aldığım daracık amını parmaklarımla ayırıp emmeye başladım dilimle sert darbeler atıyor uzun parmaklarımı amının dibine gömüyor çekip ucundaki o tatlı sıvıyı yalıyordum, ekşimsi hoş tadı güzel kokusu Aylin çok bakımlı bir kadındı pürüzsüz teni beni deli etmeye yetiyor küçücük götünü avuçlarımın arasında yoğuruyor tokatlıyordum…
69 pozisyonuna geçtik..sikimi ağzında bir vantuz gibi emiyor “Zeynep!in tadı var bunda diyordu” kalçalarını ayırıp dilimle göt deliğini, amını yalıyor ellerimle ulaşabildiğim her yeri okşuyordum…

– Zehra neden istemiyor…
– Lezbiyen o
– Nasıl lezbiyen kocası varmış esk**en..
– Sonradan oldu zaten biz yetiyoruz ona ah bir bilsen biz üçümüz neler yaşadık…

Sırtını okşuyordum Aylin’in o küçük pembe deliğini parmaklıyor öpüyor okşuyor dilimle onu inletiyordum o ise ağzından sikimi çıkarıp otuz bir çektiriyor

– Fakat hiçbir şey canlı dipdiri bir yarağın yerini tutumuyormuş..
– Ohhhh orospu..
– Taşaklarını da yalayayım mı enişte, bunlardaki dölleri mi akıtıyorsun bize..
– Yala sürtük…

Taşaklarım ağzının içine girip çıkıyor toplarını yalıyordu…

Üzerimden kalkıp bacaklarını ayırdı
– Sok enişte hadi…

Ayağa kalkıp üzerine doğru sikim avucumda üzerine uzanırken

– Bitiyorum bu manzaraya offff geçir o iri sikini bana enişte…

Bekletmedim, sikimi aniden içine gömdüm, küçücük amı açılıp kapandı bir süre sikimi sıkıca kavradı, sardı titremelerini sinir uçlarındaki kasılmaları hissediyordum ıslak ve kaygan deliğin içinde biraz daha ittirdim, biraz daha ve artık o küçük deliğin içinde tamamını sokmuş gözleri kaymaya başlamış Aylin’e bakıyordum bütün bedenimi ileri doğru ittirdim, pompalamaya başladım incecik belinden tutup sertçe

– Oohhh Enişte Zehra orospusuna mı azdın..

Daha sert vuruyordum…bütün gücümle…
– Ayyy Enişte taş gibi memeleri var orospunun
Terim karnına göğüslerine damlıyordu
– Ohhh kalçaları ne kadar çıkık ve güzel değil mi kaltağın…
Boğazını sımsıkı tutumuş altımda cansız bir şey varmış gibi sikiyordum onu
– Kucağına oturduğunu düşün enişte, sana domaldığını, ağzı ateş gibidir onun en ateşlimiz o sürtük…

Aylin’i kucağıma alıp sikmeye devam ettim bacaklarını ikiye bükmüş sadece amını düşünüyordum daha doğrusu Zehra’yı aynadan sikilişini izleyen Aylin daha da zevke geliyor daracık amının açılıp kapanmasını zevkle izliyordu
– Ohhh Tokmak gibi başı var enişte…
– Hımmmm devam et sik baldızını kucağında
– Vur dibine kadar geçir…

O küçük beden titremeye kasılmaya başlamış kafasını arkasına çevirmiş gözlerimin içine bakarak..

– Amımı sula enişte gidip döllediğin amı Zehra’ya yalatacağım…

İkimiz de kasılmaya başladık Zehra..Zehra..içimde beynimde bedenimde çınlıyordu ansızın patladım Aylin de sarsılarak boşaldı öylece kaldık sonra kucağımdan kalkıp tek parça elbisesini giydi..bana bakıp gülümsedi..

– Belki sikemezdin ama döllerinin tadına baksın bizim lezbiyen deyip kırıtarak gitti..

Bir sigara yakıp tavanı seyrettim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karımın Metres Olmasına Sesim Çıkmadı!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Karımın Metres Olmasına Sesim Çıkmadı!
Karımın Metres Olmasına Sesim Çıkmadı!
Evlilik yıl dönümümüzde, karım Pelin’e sürpriz yapmak istiyordum. Hep istediği, ama bütçemizin çok üstünde, yeni açılmış ünlü bir bara götürdüm. Maddi durumum elvermediği için, bunun için karımdan habersiz bankadan ihtiyaç kredisi çekmiştim. Ama o gece barın özel bir parti için kapalı olduğunu öğrenince üzülmüş, kapıdaki görevliyi ikna edip girmeye çalışıyorduk. O sırada yanımızda beliren iyi giyimli orta yaşlı bir adam, kapıdaki görevliye, “Onlar benimle beraberler!” deyince, görevli elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi…

Adamla birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiştik. İltimaslı bir durumda olmak da çok hoşumuza gitmişti. Pelin’le birbirimize bakıp gülüyorduk. Karım Pelin varlıklı bir ortamda, oldukça şımarık büyümüştü. 4 yıl önce babasının iflasından sonraki hayatına halen alışamamıştı. O zengin rahat hayatı doğal hakkı olarak görüyordu. Ben de Pelin’in hak ettiği hayatı yaşamasını istiyordum. Onun için buraya girmiş olmak bizi özellikle mutlu etmişti. Kalabalığın çok seçkin olduğu belliydi…

İçerde adama gülümseyerek elimizi uzattık. “Ben Kerem!” dedim. Karım da, “Ben de Pelin!” dedi. Adam da kendini tanıttı. İsmi Nusret imiş. Benimle el sıkıştı. Sonra da karımın gözlerinin içine bakarak, iki eliyle tuttuğu elini öptü. Pelin’in ürperdiğini gözlerimle gördüm…

Bardaki parti, yayına yeni başlayan bir derginin tanıtımı içinmiş. Nusret beyle sohbete başladık. Eski bir İstanbul ailesinden geldiği belliydi. Yakışıklı değildi, ama başka bir çekiciliği vardı. İçkiler su gibi içildikce samimiyet artıyor, ama ilişkinin dengesi hiç değişmiyordu. Biz ona hep Nusret bey diyorduk, o da bize Pelin ve Kerem. Nusret beyin 45 yaşında ve evli olduğunu, bizim yaşlarımızda bir oğluyla bir kızının olduğunu öğrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiğimizi ve şimdi 2 yıllık evli olduğumuzu söyledik.

Nusret bey anlattığı hikayelerde çapkınlığı konusunda hiç çekingen değildi. Ama direkt olarak da Pelin’e asılmıyordu. Sakin ve ağır tavrı ona gittikçe daha çok saygı duymamızı sağlıyordu. Karım bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardı. Nusret beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor, anlattığı hikayelere gereğinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalıştığı belliydi. Nusret bey garsona sürekli içkilerimizi tazelemesini söylerken, bize gösterdiği ilginin benim de hoşuma gittiğini hissettim…

Nusret bey bir ara bize, “Siz keyfinize bakın, ben biraz ayrılacağım!” dedi. Yakınımızdaki bir grubun yanına gitti. Onlar konuşurken uzaktan seyretmeye başladık. Herkes ne kadar saygı gösteriyor, önem veriyordu Nusret beye. Karım gözlerini ona dikmiş, “Ne kadar etkileyici biri. Deli gibi istiyorum onu!” dedi. O anda artık benim engelleyebileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Karım kıvırtarak benden uzaklaştı. Dans eden kalabalığın arasına karıştı. Herkesin ilgisini çekmesi fazla vakit almadı.

Pelin’in üstündeki mavi dar mini elbise sütun gibi bacaklarını cömertçe sergiliyordu. Etrafta başka çekici kızlar olmasına rağmen, bütün erkeklerin ilgisi ondaydı. Dans ederken incecik kumaşın altında titreyen diri göğüslerinin sütyensiz olduğu belliydi. Etrafındaki erkeklerin sayısı kısa zamanda üç olmuştu. Uzun dalgalı sarı saçları dağılırken ışıkta parlıyordu. Yuvarlacık çıkık poposu her salınışında başka bir güzel görünüyordu. Pelin etrafındaki erkeklere pas verirken, ara sıra da Nusret beye çapkın bakışlar atıyordu. İstediğinin Nusret bey olduğu aşikardı.

Nusret bey bir süre sonra icinde olduğu gruptan ayrılıp yanıma geldi. Benimle beraber karımı seyretmeye başladı. Bana dönüp, “Karın tam bir felaket. Çok seksi. l****a gibi!” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle. Sanki karımdan değil de, satışa çıkardığım bir fahişeden bahsediyordu. Çocukça bir sevinçle gülümseyerek, “Teşekkür ederim. Öyledir benim karım!” dedim. Sevincim karımın istediği oluyor diye miydi, yoksa benim de saygı duyduğum biri ondan hoşlandı diye miydi bilemedim.

15-20 dakika sonra Nusret bey gözünü ayırmadan izlediği karıma eliyle gel işareti yaptı. Karım dans etmeye devam ederek diğer erkeklerin arasından süzülüp yanımıza geldi. Yüksek sesli müzikten sesini duyurabilmek için karımı belinden tutup kulağına bağırarak, “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen!” dedi. Pelin müziğin ritmiyle halen oynatıp durduğu kalçalarında okşarcasına dolaşan ele aldırmadan, “Güzel dans ederim. Özellikle hoşuma giden bir erkeğin önünde olursam!” diyerek yanıtladı. Nusret bey sanki anlamamış gibi, “Kimmiş o şanslı erkek?” diye sordu. Pelin elini uzatıp Nusret beyin kalçasını okşayan kürek gibi elini tuttu, sımsıkı poposuna bastırdı ve gözlerinin içine bakarak, “Sizin!” dedi.

Nusret bey zaten görebildiği şeyi karımın ağzından duymaktan mutlu gülümsedi. Ne benden, ne de etraftakilerden çekiniyorlardı. Pelin artık konuşurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakıyor, genç kız gülücükleriyle ve arada isterik kahkahalar ile süslüyordu sözlerini. Bu hale geldiğinde karımın karşısındaki erkeğe teslim olduğunu biliyordum. Yaşlı kurdun da bunu benden çok daha iyi bildiğinden hiç şüphem yoktu.

Nusret beyin arkadaşı olduğunu tahmin ettiğim bir yaşıtı bir erkek yaklaşıp, “Nasılsın Nusret?” diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Nusret bey arkadaşını başından çabuk savmasını bildi. Sonra da karımın elinden tutup, “Gelin çocuklar, daha sakin bir yere gidelim!” dedi. Nusret bey Pelin ile el ele, ben de yanlarında, çıkışa doğru yürüdük. Şef garson yanımıza gelince, Nusret bey karımın elini bıraktı, cebinden kalın bir cüzdan çıkardı. Nerdeyse benim 2 aylık maaşım kadar olan hesabı ödedi. Sonra da garsonundan vestiyerine kadar Yüzlük banknotlar halinde bahşişler dağıta dağıta mekanın kapısına kadar geldik. Sanırım bizim için bu son darbe oldu. Karımla göz göze geldik bir an, kocaman kocaman açılmıştı gözleri, adamın dağıttığı paraları gördükten sonra.

Nusret beyin arabası hemen geldi. Son model, kocaman, siyah bir arabaydı. Şöför arka kapıyı açtı. Nusret bey Pelin’i nazikçe arabaya bindirdi. Karım son derece hoşnut, mini eteğinin kasıklarına kadar açılmasına, şoför dahil hepimizin küloduna kadar görmemize aldırmadan rahat hareketlerle geçti, oturdu. Nusret bey kendisi de bindi. Ben de arkalarından binmeye yeltendim, ama şöför kibarca beni ön koltuğa yöneltti, “Burada daha rahat edersiniz beyefendi!” dedi. Biraz bozularak, “Ha, tabii…” dedim. Ön koltuğa oturdum. Araba yeni deri kokuyordu.

Şöför kapımı kapattı. Kendisi de bindi, “Villaya mı beyefendi?” diye sordu. Evet cevabını alırken hareket etmiştik bile. Arabanın sessizliğine rağmen Nusret beyin kalın boğuk sesini duyuyor, ama çoğu zaman ne dediğini anlamıyordum. Karımın ara sıra (Evet, Hayır) dediğini ve gülüşlerini duyuyordum.

Sesleri kesildiğinde öpüştüklerini anladım. Yan gözle şoföre baktım, yüzünde pis bir sırıtmayla dikiz aynasından arkada olanları izliyordu. Kendimi kötü hissettim. Benim azgın fingirdek karım, ucuz bir fahişe gibi, şoföre ve bana aldırmadan başka bir erkekle arka koltukta fingirdiyor, sevişiyordu. Sonra gözümün önüne Nusret beyin barda dağıttığı banknotlar, kalın cüzdanının görüntüsü geldi. Boş verdim herşeye, kendimi deri koltuğun rahatlığına bıraktım.

Yol fazla sürmedi. 15 dakika sonra demir bir kapıdan girip, güzel bir villanın önünde durduk. Şöför hemen inip arka kapıyı açtı. Önce Nusret bey indi, elini uzattı ve Pelin’in inmesine yardım etti. Ben de indim arabadan. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Bekçi olduğunu tahmin ettiğim bir adam evin yan tarafından koşarak geldi, “Hoş geldiniz Nusret bey!” dedi, villanın gösterişli ön kapısını açtı. Nusret bey Pelin’in beline sarılıp içeri girdiler. Ben de arkalarından girmeye yeltenirken, Nusret bey, “Seni ben sonra çağıracağım. Şimdilik burada bekle!” dedi.

Bir şey söylemeden aptal aptal durdum, arkalarından baktım. Kapı kapandı. Şimdi geriye dönmem gerekiyordu, ama şöförle yüz yüze gelecegimi düşünerek utandım. Onun da bekleyeceği belliydi. Şöförün, “Gel koçum arabada otur!” diyen sesiyle kendime geldim. Artık bana beyefendi demiyordu. Patronu yoktu ortalıkta. Bu duruma aşina olduğu besbelliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalışarak arabaya girdim. Onunla muhattap olmak istemiyordum. Süklüm püklüm, konuşmadan oturdum.

Sessizliği o bozdu, “Yenge de pek hoşmuş. Karın mı?” dedi. İsteksizce, “Evet…” dedim. Şöför, “Nusret bey böyle ufak tefek genç kızlara bayılır. Çoğu zaman böylesi çıkmıyor. Onun için keyifli görünüyor bu akşam…” dedi. Karımın güzelliği, seksiliği onun da hoşuna gitmişti sanki. Hoş, Pelin’in, aynı anda hem masum bakire, hem seksi fahişe olabilen görüntüsünü görüp de iç geçirmeyen, siki kalkmayan erkeğe rastlamamıştım ya…

Şöför, “Zor geliyor mu sana?” diye sordu. Sesinde samimiyet ve sıcaklık vardı. Biraz daha yakın hissettim kendimi ona. Birinin yakınlığına ihtiyacım vardı açıkcası. “Eh, tabii ağır geliyor…” dedim. Şöför babacan bir gülüşle, “Alışırsın oğlum, zevk de alırsın. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar ağzını açıp bir şey diyemediğine göre…” dedi. Sonra aynı gülümsemeyle, “Nusret bey senin hatundan hoşlanırsa seni de ihya eder!” dedi.

Zevk alacağımı söylemesine gerek olmadığını, zaten o utanç verici zevki aldığımı ona itiraf edemedim. Ama anlamış olacak ki, “Sessiz olursan seni onları duyabileceğimiz yere götürürüm.” dedi. “Peki…” dedim uysalca. Eliyle gel işareti yaparak yürümeye başladı. Arkasına takıldım. Evin arkasına doğru yürüdük. Etrafta başka bir ev olmadığı için sessizliğin içinde karımın haykırmaları duyulmaya başladı. Hafif bir ışığın geldiği ikinci kattaki pencerenin altındaydık. Ne çabuk başlamışlardı. Nasıl hemen karım böyle bas bas bağırır hale gelmişti?

Karım normalde sikilirken inlerdi, ama böyle bağırdığı pek nadirdi. Zevk haykırışları yükseldikçe sikimin kalktığını, sertleştiğini hissettim. Şöförün de eli de apış arasına gitmişti. Pantolonunun üzerinden sikini düzeltti. Sonra da sessizce, “Üff… Ulan senin orospu iyi bağırıyor!” dedi ve pantolonunun üstünden yarağını avuçlayıp oynamaya başladı. Gayri ihtiyari ben de aynı şeyi yaptığımı fark ettim. O daha fazla beklemedi, pantolonunun kemerini çözdü, donuyla birlikte aşağı indirdi. Elini tükrükleyip, dışarı çıkan yarağına asılmaya başladı.

Artık kendimi engelleyemiyordum, ben de aynısını yaptım. Asılmaya başladım. Öyle garip, anlatılmaz bir durumdu ki! Kendimi tanıyamıyordum. Bugüne kadar hiç tanımadığım bu adamla yan yana, pencerenin altında karımın sikilirken çıkardığı seslere 31 çekiyordum. Şoför kulağıma yaklaşıp, “Acele etme… Nusret bey boşalmadan uzun uzun siker senin karıyı! Tadını çıkar!” dedi. Bir şey söylemeden başımı salladım. Kulaklarımda karımın çığlığı ve vücutlarının birbirine çarpmasının sesiyle kendimden geçiyordum…

Birazdan karımın haykırmaları arttı. “Aahhh! Nusret’im! Erkeğimmm! Sik beni!” diye bağırdı. Artık sadece çığlık atıyordu. Karım geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi. Onun böyle kendini kaybetmiş bir halde boşaldığını hiç duymamıştım. Nusret bey, “Offff… Amına koduğumun küçük orospusu!” diye soluya soluya basıyordu karıma. “Daracıksın amcık! Şimdi beni de getireceksin…” dedi, hemen ardından da böğürürcesine sesler çıkartarak boşaldı. Sonra sesleri duruldu.

Şöför hızla pantolonunu toparlamaya başladı. “Hassiktir! Senin orospu karın patronu çabuk getirdi! Toparlan, gitmemiz lazım hemen!” dedi. Şöförün paniğini anlamadım, ama ben de telaşlandım. Pantolunumu çektim aceleyle. Sessizce kaçtık ordan. Evin önüne geldiğimizde, “Nusret bey asla bu kadar çabuk gelmezdi, senin karının muamelesi çok iyi olmalı! Nusret bey bir şey istemek için telefon eder bazen, onun için korktum. Pencerenin altındayken benim telefon çalsaydı boku yemiştim!” dedi.

Nusret beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. İki saate yakın konuştuk. Şöförün adı Kemal imiş. Nusret bey çok güvenirmiş kendisine. Ben de kendimden bahsettim. Karımın erkeklerden ne kadar hoşlandığını ve benim bunu bilerek evlendiğimi anlattım. Aklı almadı, ama dinlerken eğlendiğini hissettim. Benden 5-6 daha büyüktü. Bekardı. Şimdi gönlünü eğlendiriyordu. Ama, temiz bakire bir kız bulup evlenmeye niyetliydi. “Ben namusuma düşkünüm! Karı dediğin evinin, erkeğinin kadını olur. Bir erkeğe yan gözle baksın öldürürüm valla. Nusret bey de öyledir. Bakma, önüne gelene kayar, ama karısının yeri başkadır. Sen de biraz karına sahip çık diyeceğim, ama geç kaldın galiba!” deyip gülmeye başladı. “Senin karı mal canım… Sen ona sahip çıkamazsın zaten! O yolun yolcusu o!” derken, ben sadece dinliyordum.

Sonunda Kemal’in telefonu çaldı. Hemen açtı. “Tabii Nusret bey!” dedi. Birkaç defa daha, “Tabii… Tabii…” dedi. Telefonu kapatınca, bana, “Gel bakalım!” deyip kapıya doğru yürüdü. İçeriye girdik. Gösterişli bir antrenin ardından loş aydınlatılmış büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik evin her köşesinde hissediliyordu. Modern, beyaz ağırlıklı dekorasyon çok hoşuma gitmişti.

Merdivenin ardındaki bölümü göstererek, “Bak burası bar…” dedi. İçkileri, bardakların yerlerini gösterdi. “Ben bir şey istemiyorum!” dedim. Güldü, “Senin için değil salak! Nusret bey talimat verdi. O istediği zaman götüreceksin!” dedi. Bunu düşünemediğim için kendime kızdım. Mutfağı ve diğer yerleri gösterdikten sonra üst kata çıktık. Heyecanlanmaya başlamıştım. Yanlarına gidiyorduk galiba. Nasıl davranacaktım? Ne yapacaktım? Nasıl konuşacaktım? Ağzım kurumuştu heyecandan. Holün sonunda, hafif ışık gelen odaya yaklaştıkça kalbim yeriden çıkacak gibiydi. Az önce altında karımın sikişme seslerini dinleyerek 31 çektiğim oda olmalıydı bu.

Kemal öksürerek geldiğimizi belli etti. İçeriden, “Gelin, gelin!” diyen Nusret beyin sesini duyduk. Kemal önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasının ortasında onunla orantılı büyüklükte bir yatak vardı. Odanın içinde yoğun bir seks kokusu vardı. Yarı oturmuş vaziyetteki Nusret beyin göğsüne başını dayamış olan karım çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kıllı göğsünü okşuyordu. İkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüşlerdi üstlerini. Saçı başı dağınıktı karımın. Dudaklarında ruj kalmamış, bulaşmıştı. Bana bakıp yorgun yorgun gülümsedi. Nusret beye ayıp olmasın diye karşılık veremedim.

Nusret bey bir eliyle karıma sarılmıştı, diğeriyle omuzunu okşuyordu. Muhabbetlerini kesmiş gibi suçluluk duydum, ama kendisi çağırmıştı bizi. Nusret bey kendinden emin, ama artık daha sevecen sesiyle bana, “Kemal sana her şeyin yerini gösterdi mi?” dedi. “Evet, Nusret bey.” dedim. “Hadi bakalım o zaman bana bir buzlu Viski getir!” dedi. Karıma da birşey içmek istiyor mu diye soracaktım ki, “Pelin’e de aynısından getir!” dedi. Sonra da karıma döndü, “Seni istediğim gibi yeniden yaratacağım!” dedi gülümseyerek. Karım da kıkırdayarak kıllı göğsüne öpücük kondurdu ve “Ben bilmem, beyim bilir!” dedi.

Nusret bey bana, “Hadi bakalım, git getir şimdi!” deyip, Kemal’e de, “Kerem içkileri hazırlayıncaya kadar bekle, bir yanlış yapmasın, sonra evine gidebilirsin!” dedi. Kemal, “Tabii Nusret bey!” dedi. İkimiz tam odadan çıkıyorduk ki, “Dur bak, seninle biraz oyun oynayalım. Aşağıda soyun ve Pelin’in külodunu giy, öyle gel!” dedi. Etrafa bakınıp karımın külodunu aradı. Bulamayınca, “Durmayın orada! Arasınıza!” diye kızdı. Kemal’le ben yatağın etrafında dolaşıp karımın külodunu aramaya başladık. Sonunda Kemal yatağın dibinde buldu, “Buldum Nusret bey!” dedi.

Karımın minik pembe külodu Kemal’in elinde, beraberce odadan çıktık. Aşağıya ininceye kadar Kemal karımın külodunu koklayıp, “Off, çok güzel kokuyor yaa!! Halen sırılsıksam!” deyip durdu. Aşağıdaki bara indiğimizde, “Hadi Kerem, giy bakalım karının külodunu!” dedi. “Sen gittikten sonra giyerim…” dedim. Ama ısrarlarına sonunda daha fazla karşı koyamadım. Kemal şu anda bana burada destek olabilecek tek kişiydi. Soyunmaya başladım. Gömleğimi, pantolonumu, külodumu, çoraplarımı tek tek çıkardım. Çırılçıplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim kalkmaya başlamıştı. Elimi uzatıp, “Ver de giyeyim bari…” dedim.

“Dur bekle!” dedi, kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtı. Yarağını çıkarttı, karımın küloduna sürtmeye başladı. Dışarıda azıp da boşalamamanın acısını çıkartacaktı belli ki. Ara sıra da bana bakarak, “Ohhh, Kerem karın tam sikilecek bir karı! Tam bir orospu!” diye fısıldıya fısıldıya 31 çekmeye başladı. Çok sürmeden karımın külotuna fışkırttı döllerini ve “Ooohhhhh!” çekti. Sonra da dölleriyle vıcık vıcık olmuş külotu elime verdi ve pantolonunu toplamaya başladı. Gülerek, “Giy hadi!” dedi. Öylece durduğumu görünce, “Giysene lan gavat!” dedi.

Tek ayağımla mermer zemin üstünde dengemi sağlayarak bir bacağımı geçirdim. Sonra da ötekini. Külodu belime kadar çektiğimde, Kemal’in ılık dölü sikime, taşaklarıma bulaştı. Bu nedense sikimin daha da kalkmasına sebep oldu. Kemal’in bunu farketmesi ihtimalinden rahatsız oldum. Kalkmış sikimin ucu karımın külodundan dışarı taşıyordu. Arkasındaki ip ise popumun arasına girmişti. Kemal’in karşısında gerçekten utandığımı farkettim. O ise bana bakıp eğleniyordu, “Dön şöyle bir de arkadan bakayım!” dedi. Gayri ihtiyari dediğini yaptım. “Ohhh yavrum, göte bak!” deyip kıçıma bir şaplak attı. Hafifçe yana kaçtım. “Genç kız gibi cilvelisin valla! Hadi içkileri götür gecikmeden, yoksa kızacak Nusret bey sana!” dedi.

Haklıydı. Ellerim titreyerek bardaklara Viskiyi, buzlarını koydum. Bardakları Kemal’in verdiği tepsiye yerleştirdim, ona bir şey demeden arkamı dönüp, üstümde sadece karımın minik pembe külodu olduğu halde, yalın ayak, serin mermerin üstünde yürümeye başladım. Kemal’in arkamdan halen baktığını biliyordum. Merdiveni çıkarken külodun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaşıyordu. Hole geldiğimde kalbim tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. Odalarına yaklaşıyordum. İçerden seslerini duymaya başladım. Seks sesleri değildi. Konuşuyorlardı.

Odanın açık kapısına geldiğimde durdum. Onların odasına giriyordum, izin almam gerektiğini düşündüm. Beni hemen fark ettiler. Nusret bey, “Gel Keremciğim!” dedi. Geç kaldığıma kızmadığı için sevindim. Yanlarına gittim, tepsiyi uzattım. Ama Nusret bey kendi eline daha yakın olduğumu fark etti ve “Önce bayanlara sunulur!” dedi. “Haklısınız, özür dilerim!” deyip tepsiyi karıma uzattım. Pelin bardağı alırken beni süzerek, sevimli bir tavırla, “Kocacım, çok yakışmış külodum sana!” dedi. Ardından Nusret bey aldı içkisini. Bardaklarını tokuşturup birer yudum aldılar.

Nusret bey bana, sandalye çekip yatağın yanına oturmamı söyledi. Dediğini yaptım. Diken üstünde, dimdik sandalyeye oturdum. Yatakta biraz daha doğruldular. Artık biz bize olduğumuz için üstlerini örtmeye çalışmıyorlardı. Karımın güzel göğüsleri ortaya çıkmıştı bile. Onlara bakmak istiyordum, ama Nusret Bey’den çekiniyordum.

Nusret bey, “Kerem’ciğim…” diye söze başladı ve “Durum şöyle… Pelin’den çok hoşlandım. Çok güzel, taş gibi, işveli, cilveli…” deyip, beni tartmak ister gibi yüzüme baktı. Tepki göstermediğimi, can kulağıyla dinlediğimi görünce devam etti, “Hadi daha açık konuşayım. Karın sevişmesini, sikişmesini de çok iyi biliyor. Daracık amcığı var karının… Bitirdi beni… Metresim olmasını istedim, karın da bunu severek kabul etti!” dedi.

Bana sormadan kabul ettiği için karıma kızmama rağmen, karımın bu güçlü zengin erkeğin metresi olacağı düşüncesi hoşuma gitmişti. Bir yandan da bunun hayatımızı nasıl değiştireceğini, ne zorlukları olacağını bilemediğim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir şey demeye cesaret edemedim, “Siz nasıl uygun bulursanız…” dedim. Karım duygularımı biraz fark etmiş olmalı ki, “Güzelim, ben senin karın olarak kalacağım. Çekineceğin bir şey yok. Sadece Nusret beyin de kadını olacağım. Tabii bazen seninle olamayacağım. Ama onun karşılığında lüks, rahat bir hayatımız olacak!” dedi.

Nusret bey, “Sikinin haline bakılırsa hoşuna da gidiyor zaten!” deyip güldü ve “Hadi itiraf et Keremcim, karının pembe külodunu giyip yanımıza gelmeyi kabul ettiğine göre, karını becermeme, metres yapmama hiç bir itirazın yok senin!” dedi. Adam doğru söylüyordu. Karımın pembe külodundan fırlamış sikimle orada öylece oturmuş, başımı sallayarak, az önce karımı siken adamın dediklerini onaylıyordum. Kekeleyerek, “Şeyy… Pelin ilk evlendiğimizden beri böyle davranıyor. Ben de onu kaybetmek istemiyorum. Alıştım artık. Bir yerden sonra hoşuma gitmeye başladı diyebilirim. Haklısınız, başka erkeklerin karımı sikmesinden, karımı başkalarıyla sevişirken izlemekten zevk alıyorum, ne yalan söyleyeyim…” diye içinde bulunduğum durumu anlatmaya çalıştım.

Bu sırada Pelin, örtünün altında kalan elini hareket ettirerek, “Aaaaa! Bu kocaman olmuş yine!” diye kıkırdadı. Eliyle o kocaman olmuş siki okşadığını, kavradığını anladım. Nusret beye, “Hadi sevgilim, bırak konuşmayı artık! Bu koca şeyi yerleştir bana!” diyerek kıvrandı yattığı yerde. Nusret bey benimle konuşmayı bırakıp karıma döndü, “Bebeğim, Pelin’im, sana doymuyor o kocaman şey!” dedikten sonra isterik karımın dudaklarına yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuçlamaya başladı. Üstlerindeki ince örtü hareketleri arttıkça açılıyordu. Karımın çıplak, güzel vücudu tamamiyle ortaya çıkmıştı. Nusret bey de üstünü örten son kısmını ittirerek üzerinden attı.

İlk defa vücudunun ne kadar kıllı olduğunu gördüm. Yarağı çok heybetliydi. Kalın, uzun ve kapkaraydı. Damarlarını görebiliyordum oturduğum yerden. Kıllı iri taşakları da kapkaraydı. Karımın narin eli sımsıkı kavramıştı yarağının gövdesini adeta kaçmasından korkar gibi. Az sonra Nusret bey karımı altına aldı. Pelin bacaklarını aralayıp dizlerini kaldırdı. Nusret bey eliyle koca yarağını tutup karımın amına dayadı. Dudaklarını karımın dudaklarından ayırıp gözlerinin içine baka baka ittirmeye başladı…

Karımın yüzünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çıkmasına rağmen halen büyük geldiği belliydi. Karım koca yarağı içine tamamiyle alır almaz bir, “Ohh!” çekti, ardından bacaklarını kaldırıp iki yandan erkeğinin beline doladı. Kırmızı ojeli küçük güzel ayaklarını birbirine dolayıp kilitledi. “Seninim erkeğim! Seninim! Kökle dibine kadar!” diye soludu arzuyla…

Nusret bey zaten bekleyecek değildi. Kıllı poposunun karımın bacakları arasına doğru alçaldığını seyrederken içim cız etti. Karımın bir başka erkek tarafından sikilmesini izlemekten aldığım büyük zevke rağmen, kıskançlık ve burukluk duygusu da yok değildi içimde. Karımın aldığı zevki tekrar tekrar isteyeceğini, ona bağlanacağını biliyordum. Nusret beyin kalçaları aşağı yukarı hareket etmeye başladığında bu düşünceleri unutup önümde gerçekleşen muhteşem çiftleşmeye konsantre oluvermiştim. Yumuşak başlayan hareketler gittikçe daha sert ve acımasız oluyordu. Adeta Pelin’e acı vermek ister gibi sikiyordu artık.

Pelin onun altında zangır zangır sarsılıyor, nefes nefese inliyordu. Kırmızı ojeli küçük ayakları Nusret beyin kıllı poposunun üstünde fırtınada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yarağın biricik aşkımın amına girip çıkmasını kıpırdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiştim. Karım kolları yettiğince ona sımsıkı sarılıyor, dişlerini sıkarak altında debeleniyordu. Başını iki yana sallayarak haykırmaya başladığında geldiğini anladım. Ama duramıyordu. Nusret bey de durmuyordu. Karım, “Yeter! Yeter!” diye yalvarmaya başladı.

Nusret bey daha gelmemişti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çıkardı. Karım tekrar deliler gibi bağırmaya başladı. Yine geliyordu. Vücutların birbirine çarpma sesine Nusret beyin küfürleri eşlik etmeye başladı. “Amına koyuyorum kaltak! Daracık deliğini sikiyorum! Amına koduğumun orospusu!” diyerek o da kendini kaybetmişti. Öyle güçlü koyuyordu ki, karıma bir şey olacak diye korktum. Karım artık ona sarılamıyor, altında boş bir çuval gibi duruyordu. Az önce Nusret beyin beline kilitlenen ayaklarını salmış, adam yarağını dibine vurdukça bacakları kukla gibi iki yana sallanıyordu.

Sonunda Nusret bey böğüre böğüre karımın içine boşaldı. Bütün ağırlığıyla, nefes nefese yatan karımın üstüne yığıldı. Sonra yavaşça yana kaydı. Yumuşamış, ama halen kocaman yarağı karımın amından kayarak çıkmıştı. Pırıl pırıldı. Sırt üstü uzandı. O da nefes nefeseydi.

Biraz sonra karımın güzel amından Nusret beyin dölleri dışarıya taşmaya başladı. Gecenin kim bilir kaçıncı boşalması olmasına rağmen Nusret beyin döllerinin bu kadar çok olduğuna şaşırdım. Gözlerim, karımın amından yavaşça süzülen döllere kilitlenmişti. Kim bilir daha ne kadarı karımın rahmindedir diye düşünürken, Nusret beyin yattığı yerden sesini duydum. “Amına koduğumun orospusu bitirdin beni!” dedi. Halen nefes nefeseydi. Pelin’imin ise cevap verecek hali yoktu, yarı baygın hareketsiz yatıyordu sırtüstü. Diri, dolgun memeleri inip kalkıyordu sadece. Terden sırılsıklamdı. Loş ışıkta parlıyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmıştı odayı…

Ben sesimi çıkartmadan onlara bakıyordum. Sikim de halen dimdikti, sızlıyordu. Elime alıp boşalmak için deli oluyordum, ama bir yandan da kızacak diye adamdan korkuyordum. Nusret beyin, “Kerem, git bize birer bardak soğuk su getir!” sözüyle kendime geldim. Konuşacak halde değildim. Hemen kalkıp odadan çıktım. Mutfağa doğru pür telaş yürürken, olanları tekrar yaşıyordum kafamda. Hemen geri dönmek için acele ettiğimi fark ettim.

Odaya elimde tepsiyle geri döndüğümde, Pelin daha tam kendine gelmemişti, bardağı alacak durumu yoktu. Nusret beye içine buz da attığım soğuk suyunu verdim. Kana kana içti. Karıma tepsideki diğer bardağı alıp uzattı, “Bebeğim, su iç, biraz kendine gel!” dedi. Yine o kibar beyefendi olmuştu. Karım hafifçe gülümsedi. Dirseklerinin üzerinde güçlükle doğrulup, Nusret beyin elinden suyu içti. Bitap görünüyordu. Suyu içip kendini tekrar bıraktı, sırtüstü, çırılçıplak.

Nusret bey bana dönüp baktı ve gülümsedi. O an utandım. Karımın külodundan fırlayan sikimi görmüştü. “Bizi sikişirken izlemek seni iyice azdırdı galiba Kerem. 31 çekmek ister misin?” diye sordu. Yüzüne bakmadan utana utana başımı salladım. “Hadi çek o zaman! Karına baka baka çek! Haa, avucunun içine boşalacaksın. Bir yeri kirletirsen çok kızarım. Tamam mı?” deyip güldü.

Tamam anlamında başımı salladım. Avucuma tükürüp, küçülmüş haliyle bile benimkinden büyük bir yarağın önünde 31 çekmeye başladım. Karımın, içinden halen döl sızan güzel kılsız amına bakıyordum. Daha ikinci sıvazlamada sessizce boşaldım avucuma. Herif yattığı yerden, bir çocuğun yaptığı marifeti seyredermiş gibi eğlenmişti 31 çekmemden. “Hadi şimdi git temizlen. Sonra şu karşıdaki kanepeye uzan uyu. Bir şey istersem uyandırırım seni!” deyip, yerdeki yatağın örtüsünü fırlattı bana.

Efendisinin emrinde bir köle gibi emirlerine itaat ettim. Banyodan döndüğümde ikisi de uyumuşlardı. Çırılçıplak yatıyorlardı. Adamın iri simsiyah kıllı gövdesi ile, ona sımsıkı sarılan karıcığımın minyon narin bedeni ve bembeyaz teni çok güzel bir tezat oluşturmuştu. Başını adamın göğsüne koymuş, sarı uzun saçları adamın göğsüne dalgalar halinde yayılmıştı. Eli, inikken bile hayli iri görünen sikin üzerinde, bir bacağını Nusret beyin üstüne atmış, minik pembe amcığı, içinden süzülen zevk sıvıları ve adamın dölleriyle halen ıslak ıslak parlıyordu. Öyle güzel bir manzaraydı ki!

Nusret beyin dediği gibi, kanepeye uzandım, örtünün altında büzülüp uyudum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ankaralı Çıtır Nur – 3

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Ankaralı Çıtır Nur – 3
Nur’a tam bir orospu gibi davranıp hayatımdan çıkardıktan sonra beni bir kaç arayıp benden özür diledi ve değişeceğini söyledi ben ise hiç siklemeden buna yine siktir çekip yoluma baktım.Bu kaşarla iletişimi keseli neredeyse 2 sene olmuştu ki 2018 yılının Nisan ayında bizim mahalledeki bir parka ailesi ile gelmişti.Ben o sıra askerliğimi yapmış,bir işe girip çıkmış ve iş aramaya başlamıştım.Ailesini beni görünce selam verip hal hatır sorarken Nur ise hiç bir şey yaşanmamış gibi “Nasılsın abi?” deyip hal hatır sordu (kaşardan daha ne beklenebilir ki zaten bizim oranın üzerinden geçtiği benim arabada ve evde siktiğim bir kaşardı neticede) ben ise yüzüne bakmadan “iyiyim” deyip geçiştirdim.Arkadaşlar ile o gece biraz daha takılıp bira içip evlere dağıldık.Nur bana bu kez instagramdan istek atıp bir de mesaj yollamış
-Neden böylesin bana karşı diye
Bende
-Kızım sen arsız mısın? Nasıl bir gerizekalısın deyip cevap verdim.
Bu kaşar beni özlediğini tekrar konuşmak için benden şans istedi ben ise Ankara’da oturanlar bilir ostim de iş arıyordum.Tamam dedim fakat bir şart sundum buluştuğumuzda yalnız kalalım bir gece geçirelim dedim.O sıra elimizde karı kız kalmadığından iş peşine koşturmaktan Nur gibi güzel bir kaşarı sikmek iyi gelecekti ne de olsa biliyordum ne zaman istersem sikeceğimi.Bu bana “nasıl bir gece kalalım bilmiyor musun ailem burada ne diye izin alacam” falan diye mazeret sundu ben de “sen bahane bulursun fazla uzatma” dedim bu bana “peki senin için yapacağım inan bana çok değiştim yalnız sevişemeyiz çünkü kızlık zarımı diktirdim” dedi ben kafamdan ilk defa siktiriyor sanki amk kaşarı deyip “tamam sevişmeyiz takılırız konuşuruz sohbet ederiz” falan diye ayarı verdim.Sonra bu kaşardan ertesi gün haber bekledim akşam üstü mesaj atıp nasılsın falan diye konuştuktan sonra ben kendini ayarladın mı diye sordum.Nur bana 2 gün sonra belki dedi neden belki diye sorunca yine ailesini bahane etti ve ben de tamam o zaman deyip fazla üstelemedim çünkü aklımda işsizlik gibi bir olay vardı konsantre olamıyordum sosyal hayata bir gün sonra sadece gülücük attığı bir sabah mesajı ile günaydın karşılığını verdim. Bizim iş tamam ayarladım dedi bizimkilere arkadaşlar ile Milli Kütüphane ders çalışacağım orada kalacağız deyip izin aldım dedi Milli Kütüphane 7/24 açık bir yerdir Ankara’da ve öğrenciler için ideal bir ders çalışma alanıdır.Kaşar yine kaşarlığını yapmış güzel bir yalan ile izni koparmıştı.Ertesi günü beklemeye başladım bu yine bizim arkadaşın evine gideceğimizi düşündü ama bizim arkadaş gideli 1 sene olmuştu neredeyse yani ev yoktu Nur bana ne yapacağız nerede kalacağız deyince merak etme yer çok deyip sabahtan ayarladığım günlük kiralık daireye doğru götürdüm biraz tedirgin olsa da merak etme bunu burada yapmayan yok deyip rahatlattım.Evi ayarladıktan sonra dışarı çıkartıp gel yemek yiyelim Karanfil’de sonra sinemaya gider akşam üstü de geçeriz deyip yola çıktık yürüyerek zaten tuttuğumuz yerde Olgunların oradaydı.Nur koluma girmiş yürüyorduk altında mavi bir tayt üzerinde baskılı bir tişört ve sütyeni kopçası omzunda üzerinde ise ince bir polar vardı yine güzel bir parfüm sıkmış yalnız hiç makyaj yoktu bu haliyle de güzeldi.Aspavada yemeğimizi yiyip Büyülü Fener sinemasına gittik ve gireceğimiz filmlere baktık aldık biletlerimizi ve geçtik salona fazla kalabalık değildi zaten yerimize oturup filmin başlamasını beklerken Nur elimi arasına alıp başını omzuma yasladı.Ben pek tepki vermedim ama sikmek istiyordum.Film başlayıp bi 15 dk falan geçtikten sonra elimi Nur’un bacağına atıp okşamaya başladım Nur başını kaldırıp “Yapmaa” dedi kısık bir sesle ben ise sus işareti yapıp boşa çıkan elini pantolonumun üzerine koyup okşaması için eline verdim sikimi zaten abazalık çöktüğü için üzerime hafif kalkıktı sikim Nur tekrar omzuma yaslanıp sikimi pantolonun üzerinden sıvazlamaya başladı bende elimi bacağından çekip omzundan memesinin içerisine sokup sıkmaya başladım.Nur bu hareketlerden sonra sikimi sıkmaya başladı okşarken ve fermuarı açıp bu kez boxerın üzerinden oynamaya başladı sikim resmen demir gibi olmuş sertleşmişti.Birbirimizi bu şekilde şehvete getirirken Nur’u doğrultup koltukta elimi direk taytından içine sokup amına külotunun üzerinden masaj yapmaya başladım ama yetmiyordu bana ve külotunun yanından amını okşamaya başladım Nur ıslanmıştı gözünü kapatıp dudaklarını kapatıp sıkıyordu bir an elimi tutup “Yeter lütfen yapma” dedi ben de elimi çekip “Nasıl istersen” dedim ve filmin bitiminde çıkıp eve geçecek iken bira içip içmeyeceğini söyledim bira değil ama votka olur dedi bende pek votkayı sevmem ama kabul edip 50lik votka ve 2 redbull alıp az bi çerez alıp eve doğru geçtik.Ben soyunup klimayı açtım ve doğruca tuvalete gittim.Zaten doluydum ve 31 çekmeye başladım 2-3 dk sonra boşalıp rahatladım ve odaya geçtiğimde Nur içecekleri hazırlayıp mini bir şort giymiş üzerine bir body ile bekliyordu.
“Oooo hazırlamışsın bile” deyip öptüm yanaklarından “Tabi sen içerdeyken boş durmak istemedim” deyip ellerimi tutup gözüme baktı benim boxer dan hala tam inmemiş sikim kabarık bir şekilde belli oluyordu gözü bir ara sikime kayıp bardağın birini uzattı ben bir yudum aldıktan sonra “Bu ne be ?! Hiç mi votka katmadın “ dedim o da bana bardağın dibinden biraz votka koyup üzerine redbull ile doldurduğunu söyledi. “Ya kızım böyle içeceksek ne anlamı var “ dedim ve “hadi şerefe” deyip bir dikişte içtik sonra sakiliği ben aldım bardağın yarısına votka koyup üzerine redbull u ekleyip “Böyle içilir” deyince “ Ben onu içersem ayakta duramam ki” dedi şaşırarak bişey olmaz hadi deyip bir yudum daha aldık Nur’un yüzü tuhaf olmuş yutmakta zorlanırken “Zehir gibi bu ne be?!” dedi ben de merak etme ağzın alışınca bişey olmaz deyip tekrar fondip yaptırdım.Nur “benim hafif başım dönmeye başladı biraz yavaş mı gitsek?” deyince iyi bakalım deyip sohbet etmeye başladık alkol kana karıştıkça Nur anlamsızca gülümsemeler ile yüzümü okşamaya beni öpmeye ellerime sarılıp “seni seviyorum özledim seni” demeye başladı ben de ellerimi çekip tuvalette gittim işemeye geldiğimde Nur bir bardak daha içmişti ve gözlerime baygın baygın bakıp “Nasıl güzel içiyor muyum?” Diye güldü.Ben de güzel içiyorsun afiyet olsun dedim ve bir bardak da ben fondip ettim votkanın dibine gelmiştik neredeyse baktım bu iyice dağılacak içirmedim son kadehi ve ayağa kaldırdım kollarından tutup yavaşça yatağa götürürken “Aşkım hadi” dedi ben “ne diyorsun ne hadisi?!” Dedim “ sevişmeyecek miyiz? Sen özlemedin mi beni?” Deyince içimden bizimki yine kaşar moduna geçti işin iş olum deyip yatağa yatırdım üzerini çıkarttım çırılçıplak bıraktım uyuklar gibiydi ama hadi güzelim başla deyip direk sikimi hiç öpüp koklamadan ağzına verdim Nur deli gibi öpüp yalamaya ve emmeye başladı sikimi ama başını tutuyordum ben çünkü iyice sarhoş olmuştu.İştahla diliyle başını,boynunu yalıyordu sikimin ve taşaklarımı emmeye geçiyordu resmen susamış bir kadın vardı karşımda tamam artık deyip amını yalamadan domalttım ama kendini salıyordu Nur baktım olmayacak sırt üstü yatırıp bacağını aldım omuzlarıma yine amını ve sikimi tükürükleyip sikimi sokmaya başlayacakların aklıma Nur’un amını diktirdiği geldi aklıma ben artık yapacak bişey yok deyip amına kökledim ve zorlanarak girip köküne kadar soktuğumda Nur “Hayır biz napıyoruz!!?” Deyip altımdan sıyrılıp ayıldı.Amından kan süzülüyordu gözlerime bakıp “Neden yaptın ben sana söylemiştim diktirdiğimi?” Deyince “Kusura bakma sarhoşluğuma ve şehvetime geldi hem sen de istedin” deyip yüzüne baktım ağlamaya başladı ama içimde zerre acıma yoktu “hadi artık ağlama zevk almaya bak” deyip domalttım hala ağlıyordu “uzatma bir daha diktiririz” deyince “Hayvansın seni böyle bilmiyordum” dedi “ikinci kızlığını bana verdiğin için teşekkür ederim” diye gülerek arkadan kanlı ve sulu amcığına sokmaya başladım Nur artık bişey yapmıyordu güya bana ceza veriyordu ama ben artık bu kaşarı tanıyordum.Sikimi soktukça amının kanıyla karışık suyu sikime bulaşıyordu artık Nur”ımmmmhh çok güzel hayvansın” deyince götüne tokat atarak hızlanmaya başladım sert sert sokup Nur’un ve kendimin cinsel açlığını gideriyordum.”Üzerine çıkmak istiyorum” deyince içinden çıkıp sikimi elime alıp sırt üstü yattım Nur sikimin ve amının kanlı halini görünce “Hayvan sik beni hayvan gibi sik” deyip elimden sikimi alıp kanlı amına sokup zıplamaya başladı sikimin üstünde memelerini sıkıp vücudunu okşuyordum bacaklarını,göbeğini,götünü…
Çektiğim 31 ve votkanın etkisiyle boşalma hissim zerre yoktu ama sikim demir gibiydi Nur başını geriye atıp kafasının güzelliği ve aldığı zevkle “Çok güzeeeelll sik beni hayvan “ deyip sikimi amıyla dövüyordu resmen.Bu pozisyondan sıkılıp Nur’u sikim içimde kucağıma alıp yatağın kenarından indim ve ayağa kalkıp kucağımda sektirmeye başladım Nur’u başını yine geriye atıp elleriyle boynuma tutulmuştu bacaklarını kalçalarımdan dolayıp aldığı zevki artırıyordu Nur kasılımaya titremeye başladı ve amının kanını amının suyu ile temizlemeye.Ben boynunu emip yalayarak Nur’u iyice kendinden geçirip odadaki komidinin üzerine oturtup bacaklarını açıp sikmeye devam ettim artık bende yorulmuştum ama boşalmakta bilmiyordum.Nur’un memelerini emip dudaklarını öpmeye başladım Nur beni iyice kendine çekti ve boynumu resmen somurarak ağzının içine alıp emmeye ben bu hareketi ile resmen dölleırimi taşaklarıma mermi gibi biriktirdim bir anda ve bende boşalmaya yaklaştım biraz daha siktikten sonra amını komidinin üzerinden alıp yere çömeltip yüzüne boşalmaya başladım Nur eli ile sikime 31 çektire çektire iyice boşaltmıştı döllerimi üzerine.Yüzüme bakıp bu kez haylazca “Hayvan hala çok iyisin” dedi ben de “Sen de hala iyisin ama çok acıkmışsın gece uzun bu gece kurutacam seni”deyip banyoya tutup götürdüm.Birbirimizi banyoda temizledikten sonra bir posta orada olmak üzere toplam 2 posta daha siktiğimde saat 4 e geliyordu.Kaşar Nur’a o gün toplam 4 posta gittim aralıklar ile ve kızı mahvettim tabi bende çok yorulmuştum.Sabah kalktığımda bana götünü dönmüş şekilde uyuyordu sikmek istedim yorgundum ama istiyordum Nur’u kendime döndürüp sikimi kaldırdıktan sonra uykulu uykulu amına bir daha girip uyandırdım.Sabah da siktikten sonra hazırlanıp çıktık.Nur bana aşkım,bitanem falan deyince “o iş yaş” dedim “ Kaşar Nur bu sözümle bir daha sikilmiş kadar olup “gerçekten hayvansın” deyip arabaya binmeden terk etti.Benim tabi artık işim bittiği için zaten sikimde değildi.Böylece Nur meselesi kapandı hala aileler aracılığı ile denk gelsek de yüz vermiyor ama kesin veriyordur :))

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

tülayla eskişehirde…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

tülayla eskişehirde…
benimle bir çılgınlık daha yapar mısın dedi.bu yaptığımız zaten çılgınlık değil mi dedim.gözlerime baktı,gülümsedi ve dudağıma bir öpücük kondurdu.ne istiyorsun gibisinden kafa salladım.perşembe eskişehire gidiyorum.cumartesi akşam gel oraya.ama ben ne dersem hayır demeyeceksin dedi.ürkmüştüm. tülayın sınırının olmadığını öğrenmiştim artık.tamam dedim.ararım seni dedi.biraz önce seviştiğimiz yataktan çıktı.duşa girdi.geldiğinde havlusu üzerinde sarılıydı.bu gözle baktığıda çok da güzel değil di.ve eminim sokakta görsem etkilenmezdim.ama inanılmaz şeyler yaşıyorduk.yasak meyveydi benim için. en yakın arkadaşımın karısıydı.bu düşncelerle doluyken havluyu üzerinden attı.kalın perdelerle kapalı camlardan sızan az miktarda ışık ortama loşluk veriyordu.

saçları omuzlarının altındaydı.açık kumral ve buğday tenliydi.ela ve hafif kısık gözleri vardı. minik bir ağız ve çokta kalın olmayan dudakları vardı.dar omuzludu.155 cm civarında ve 48 kg ağırlığındaydı.memeleri ufak ama dikti.kasıklarında klitorisinin üzerinde şekilli kıllar vardı.bunları ben istediğim için bırakmıştı.elleri ve ayakları her zaman bakımlıydı.teni hoş kokuyordu.

havluyu bana doğru attı.ne o yine mi sikmek istiyorsun beni dedi.ereksiyon olmuştum onu izlerken. sikmek istiyorsan cumartesi eskişehirde ol dedi.şimdi gitmeliyim.iç çamaşırını aradı.bulamayınca külotlu çorabını giydi.siyah sütyenini takınca iyice azmıştım.kalktım arkasından sarıldım.boynunu öptüm.sabun kokuyordu.elini uzattı.hadi koca adam cumartesiye sakla kendini.sürprizlerim var sana dedi.pantolonunu ve kazağını giydi.ayyakkabısının tekini ararken tangasını buldu.ayaktaonu izliyordum.sikime astı tangasını.al bu günün anısına sakla dedi.dudağımdan öptü.montunu ve çantasını aldı ve çıktı gitti kapıdan.hafifçe araladım perdeleri.güneşli ama soğuk bir şubat günüydü.güneş batmak üzereydi.sikimde asılı olan tangasını aldım.inceledim.arkası ipliydi.küçük kırmızı bir kurdele vardı.ön kısmı tül ve dantel işlemeliydi.tülayın vücut sabunu kokuyordu.bir elimde tanga 31 çekmeye başladım.çok geçmeden tanga üstüne boşaldım.banyoya gitmeden fotoğrafını çektim.ve tülaya yolladım whats app dan..

cumartesi saat 16,00 gibi işyerimden ayrıldım ve çıktım yola.istanbul trafiğini aştıktan sonra satt 20,30 gibi eskişehirdeydim.tülayın tarif ettiği evi buldum.içeride beni ne bekliyor hiç bimiyordum. tek düşündüğüm gündüz kaçamaklarından sonra arkadaşımın karısıyla güzel bir gece geçirp ona sarılıp uyumaktı.belki sabah tekrar sevişecektik yataktan çıkmadan.

kapıyı açtı.içeri çekti beni.sarıldı ve uzun uzun öptü.çok üşümüş tüm.ısıttı beni.ev öğrenci eviydi.arkadaşının eviymiş.arkadaşı da bu hafta sonu ailesinin yanına gittiği için anahtarı tülaya vermiş.güzel bir sofra hazırlamış.bir iki kadeh rakı eşliğinde yemeğimizi yedik.çok heyecanlıydı tülay.rakıları biraz daha hızlı deviriyordu.hadi dedim.nedir sürprizin.son kadehini de fondip yapıp elimden tuttu.

çırılçıplak soydu beni.küvete soktu.hiç bir şey demiyordum.oyunları kurallarına göre oynuyordum. bir traş makinası çıkardı çekmeceden.bacaklarımdaki ve göğsümdeki kılları kesti.sonra yatırdı küvetin içine.traş köpüğü sürdü bacak arama ve popoma.çekmeceden jilet alıp iyice temizledi.tahrik olmuştum.sonra sıcak suyla yıkadı beni.havluya sardı ve yatak odasına götürdü.el ve ayaklarıma oje sürdü.kalbim hızlı hızlı çarpıyordu.çanta çekti yanına.önce küçük bir tanga çıkardı.giydirdi bana.kadın tangasıydı bu.o gün üzerine boşaldığım türden.üzerime bir sütyen giydirdi.ince külotlu çorap.ve mini bir elbise.şaşkın dım ama ses etmiyordum.sarı bir peruk çıkardı.takti kafama.ve sonra makyaj çantasını getirdi.abart mıştı ama onun aoyuncağı olmak hoşuma gidiyordu.fondoten sürdü,gözlerime makyaj yaptı.kaşlarını da alayım mı dedi sırıtarak.hayır dedim.istesem alırım ama almıcam dedi.allık sürdü ve rujunu çıkardı. kıpkırmızı bir ruj sürdü.sonra öptü yeni.oracıkta yatırıp sikecektim.ama itti beni.gel dedi.aynanın karşısına geçirdi.ayakkabı çıakrdı.topuklu 43 numara bir ayakkabıydı.giydirdi.nasıl beğedin mi kendini dedi.travesti gibi olmuştum.ben sikmezdim kendimi.:) ama tülay beğeniyordu.sandalyeye oturttu.bekle beni dedi.taytını ve süveterini çıkarttı.sütyen yoktu içinde.iç çamaşırını çıkarıp çorap giydi.mini bir elbise giydi.askılıydı ve eğildiğinde memeleri görünüyordu.amındaki kıllar çorabın üzerinden belli oluyordu.topuklu ayakkabı giyip makyaj yaptı kendine.çok seksi olmuştu. gözleri makyajın etkisiyle iyice kısılmıştı.parfümünü çıkartıp bana ve kendine sıktı.hadi başlıyoruz dedi.elimi tututp amına götürdü bak nasıl tahrik oldum dedi.sırılsıklam ve sıcacıktı. onun tahrik olması beni daha da tahrik etti.ışığı söndürdü.topuklularla zor yürüyordum salona kadar elimden tutup götürdü beni. ve salona girdiğimde hayatımın şokunu yaşadım.

hiç tanımadığım iki erkek ellerinde içki kadehleri bize bakıyorlardı.oopiliçlerimiz geldi dediler. ayağa kalktılar.nasıl yani.bu adamlar sikecek miydi beni ve tülayı… ses çıkarmıyordum.tülaya baktım,çok heyecanlı görünüyordu.gülümsedi bana.hadi dedi her şey çok güzel olacak.merhaba dedi esmer ve yakışıklı olan.ben serdar.elimi uzattım.yan çevirip öptü.diğeride ben de murat dedi.ben de ibrahşm demelimiydim.sesimi nasıl çıkarmalıydım.tülay devreye girdi.bu da arkadaşım gülay dedi.
sizin için hazırlandı.ama daha ilk seferi kusuruna bakmayın dedi ve gülüştüler.koltuğa işaret ettiler.oturdum ama nasıl oturacağımı biliyordum.elbisem açılmış,ereksyon olmuş sikimden dolayı bacak bacak üstüne atamıyordum.serdar yanıma oturdu.kolunu omzuma doğru uzatıp bir kadah içki verdi.hızlıca içtim.sarhoş olmak istiyordum.murat da tülayın yanına oturdu.arkadaşın çok güzelmiş tülay.neden daha önce tanıştırmadın bizi dediler.bende şimdi tanıştım dedi tülay ve gülmeye başladılar.alkol aldıkça ortama ayak uyduruyordum.

tülayın gözü üstümdeydi.serdar elini bacaklarıma attı.çorabımın üzerinden bacaklarımı okşuyordu.ben de elimi attım bacaklarına ve kasıklarına doğru çıktım.siki kalın ve 17 cm civarındaydı.biraz okşadım.başını omzuma yaklaştırdı ve omuzlarımı öpmeye başladı.fahişe gibiydim ve bundan keyif alıyordum.tülay karşımda beni izliyor ve gözlerinin içi güüyordu.muratında gözü bizdeydi.hadi murat dedi tülay.böyle boş mu duracaksın.baksana gülay sana da yeter,serdara da..murat ayağa kalkmıştı. sertleşmiş siki pantolonundan belli oluyordu.yanıma geldi.diğer yanıma da o oturdu.elini bacaklarıma attı ve okşamaya başladı.diğer taraftan da boynumu öpüyordu.bende diğer elimle muratın sikini tuttum okşadım,serdarınki kadar vardı.serdar yüzüme doğru yöneldi ve etli dudaklarımı öpmeye başladı.karşılık verdim.nefesi sigara ve biraz kokuyordu ama dili muhteşemdi.elimi gömleiğine doğru götürüp çözdüm düğmelerini.vücudu sertti.serdara doğru dönmemle kalçam murata doğru gelmiş,oda bu fırsatı kaçırmamak için elini elbisemin altına sokup kalçalarımı okşamaya başlamıştı.serdar elini göğüslerime attı.ufacık uçlarım mercimek tanesi kadar olmuştu.bende fermuarını açtım.madem tülay orospu olmamı istemiş bu gece olacaktım.

fermuarını indirdim ve elimi soktum.iç çamaşırının üzerinden sert sikini sıvazladım.dudaklarımı ısırıyordu zevkten.pantalonunu aşağıya indirdi.çamaşırınıda,gömleğini ben çıkarttım.serdar artık karşımda çırılçılaktı.hafif tüylü ve atletik bir vücudu vardı.oturdu yanıma.eğildim kucağına doğru. zevk suları akmış sikini kavradım.taşaklarından yukarı doğru yaladım.başının çevresinde dil gezdirdim.ve başını soktum ağzıma.tülayın bana yaptıklarını bende serdara yapıyordum.inliyordu.ve sıvıları daha çok akıyordu.hafif tuzlu bir tadı vardı.serdarın kucağına eğilince popom iyice açıldı murata doğru.muratta ayağa kalkıp soyundu.elbisemi iyice sıyırdı.kalçalrımı ve bacaklrımı öpmeye başladı.okşuyordu.ayaklarıma doğru yöneldi.çorabımın üzerinden ayaklarımı öpüyordu.zevk aldıkça serdarın sikini daha çok sokuyordum ağzıma.arkama geçti murat.çorabımı yırttı.tangamı yana sıyırıp kıçımı yalamaya başladı.tertemizdi.çorabımı biraz daha yırttı.tangamın iplerini kopararak çıkardı sikimi.yırtık külotlu çorabımdan çıkmıştı sikim.ayaklarımı araladım.araya girdi.sikimi ağzıma aldı. bir elide kıçımı okşuyor önce yuvarlak hareketler yapıyor,sonra da yavaşça girip çıkıyordu götüme. bir kaç dakika sonra bir parmağı tamamen içimdeydi.kafamı kaldırdım.tülay bacaklarını açmış,elisesinin askılarını indirmiş,bir eliyle göğüslerini diğeriyle de çoraplarının üzerinden amını okşuyordu.

muratı oturttum koltuğa.şimdi onun sikini yalama zamanıydı.dizlerinin arasına diz çöktüm.serdar arkama geçti.kıçımı yalıyor,parmaklıyor ve tokatlıyordu.zaman zamanda sikimi avuçluyor, sıvazlıyordu.muratın siki de fena değildi.emip içime çekiyordum.sonra serdar ayağa kalktı.arkama eğildi.sikinin başını dayadı götüme.bastırdı.ıkınıp deliğimi açmaya açlışıyordum. kıçımda bir el daha hissettim.tülay yanımıza gelmiş kıçımı ayırıyor ve serdarın beni sikmesine yardımcı oluyordu.
çok geçmeden tamamen içimdeydi serdar.gidip geldikçe içim acıyor,taşakları çarpıyordu.tülay sikimi tutmuş okşuyordu.nasıl küçük orospum,beğendin mi sikicilerini..ağzımdan muratın sikini çıkardım bu kadar mı sikebiliyorlar dedim.serdar iyice azmıştı.daha sert gidip geliyordu.kıçım iyice açılmıştı artık.acı bitmiş iş tamamen zevke dönmüştü.ttülay 31 çektiriyordu bana.muratın sikini öyle yalıyordum ki çok geçmeden ağzıma boşaldı.çıkarmadım hiç ağzımdan.bütün menileri yuttum.serdar da bunu görüp bıraktı bütün menilerini içime.dolmuştu kıçım.ve bende tülayın eline boşaldım.murat hiç küçülmemişti.serdar çıktı kıçımdan,koltuğa oturdu.tülay götümden sızan menileri yalamaya başladı. murat hadi dedi.sıra bende.hiç kalmadı koltuktan.ayağa kalktım.arkamı döndüm.vemuratın sikine dayadım göt deliğimi.açılmış olan meni içindeki götüm hemen aldı muratın sikini.serdar elbisemi yukarıdan çıkardı.sütyenimide açtı. artık sadece parçalanmış bir külot vardı üstümde.önümde durdu. muratın ucağında zıplıyordum.serdarın sikini aldım ağzıma. meni içindeydi.yalayadım hepsini. hemen sertleşti.kafamdan bastırıyordu beni.dakikalarca seviştik.artık bacaklarımda derman kalmamıştı. murat benim elimden tutarak yatak odasına götürdü.loştu oda.çorabımı çıkarttı.serdar ve tülayda geldi arkamızdan.tülayda artık çırılçıplaktı.murat beni yatırdı yatağın kenarına.bacaklarımı omzuna aldı.ayağımı öpüp yaldı.ve sert skini soktu tekrar götüme.tülay yatağa çıkmış ve ağzıma oturmuştu. amını ve götünü yaladım sikilirken.oda benim sikimi yalıyordu.tülayve gülay 69 yaparken,murat götümü sikiyordu benim.serdar da yatağa gelmiş tülayın arkasına geçmişti.siki ve taşakları ağzımdaydı serdarın.burnumun dibinde tülayın amcığına soktu sert sikini.aldığı zevkle tülay benim sikimi daha bir iştahlı emmeye başladı.murat bu görüntüyle iyice kudurmuş,daha sert hareketlerle sikiyordu beni.

zevkten başım dönüyordu artık.tülay defalarca orgazm olmuştı.ağzım am suyu ve serdarın terleyen taşaklarının tadıyla doluydu.murat boşaldı içie.büyük bir homurtuyla.ve yatağın dibineyığıldı kaldı.serdar da tülayın amına boşaldı.sızan döller ağzımın içindeydi.tülatı sırt üstü yatırdım. arkasına geçtim.iyice kayganlaşan götüne dayadım ve tek bir hamlede bütün sikimi soktum.ahh diye bir çığlık attı.tülayı sırt üstü yatırıp sikiyordum defalarca siktiğim bu kadından daha önce hiç böylesine zevk almamıştım.serdar ve murat bizi izliyorlardı.kalçalarıma vurup hadi orospumuz, sik pezevengini diyorlardı.çok geçmeden tülayın içine boşaldım.yorgun bir şekilde yattım yatağa. serdar ve murat duşa girmişlerdi.bende ayağa kalktım.makyajım dağılmış.peruğum kaymıştı.iğrenç bir durumdaydım.duşa gittim.sikicilerimle beraber duş aldık.bu sefer erkek gibiydim.tülay da geldi yanımıza.hep beraber yıkandık.üstümüze birer havlu alıp salona geçtik.içkilerimize devam ettik.
erkek gibiydim ve sohbete devam ettik.hava aydınlanıyordu.serdar ve muratı yolcu edip tülayla yatağa geçtik.hiç bir şey konuşmadık.gözlerimizle ikimizinde çok memnun olduğu belliydi.öğleye kadar uyuduk….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam Bunu Haketmişti…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ava Addams

Kocam Bunu Haketmişti…
Ben 32 yaşında 9 yıllık evli bir kadınım balık etli beyaz tenli portakal memeli geniş ama biçimli kalçalı (gören erkekler bir kez daha bakıyor) 78 kiloda kısa küt saçlı kestane rengi saçlı bir kadınım evliliğim boyunca kocamdan başkasını asla düşünmedim ama kocam nedense beni sevişirken başkalarını anlatması çok garibime gidiyordu.bunu genelde içkili olduğu dönemlerde yapıyordu aslında çok rahatsız oluyordum ama eli ağırdı dövüyordu ayılıncada hatırlamıyorum deyip geçiştiriyordu bu konuyu defalarca anlatmaya çalıştım ama dinlemiyor sürekli ileri gidiyor du sorunlu bir cinselliğimiz olmaya başlamıştı o zevk dalgalarında yüzüyor ben ızdırap çekiyordum ve son zamanlardada içkili olarak ilişki kuruyorduk bu durumdan o kadar rahatsız oluyordum ki anlatamam. benim için sıkıntılı günler başlamıştı kaç sefer karşıma alıp konuştum içmediği zamanlarda mükemmel bir koca idi ama içtiğinde Emirhan’ı tanıyamaz oluyordum hırçın eli sopalı dediği dedik kestiği kestik oluyordu bunalmıştım artık arkadaşlarıda bana değişik gözlerle bakmaya başlamışitı şüpheleniyordum acaba yatak odamıda konuştuklarımızı anlatıyor mu diye bukadar aşağılık olamaz diyordum sonrada yaiçkiliyken anlatırsa diye de düşünmeden edemiyordum çünkü sevişmelerimizde tüm arkadaşlarının koynuna sokuyor işte seni şöyle siksinler böyle amına soksunlar işte cemil’in siki kalın özcan güzel am yalar kerim götcü halil’in siki ince uzun diye anlatırdı adamların siklerini görmeden biliyordum bazen gülüyordum bazen utanıyordum artık karar almıştım Emirhan’a evde içmesi için ikna edecektim.en azından gözümün önünde olacaktı planım buydu ama planımın en ince ayrıntısını unutmuştum arkadaşları onlar olmadan içemezdi her yere beraber gidiyorlardı .aralarında efendi ve ailece görüştüğümüz bir tek özcan vardı karısından başkasını görmüyordu gözü.Emirhan ile iyi anlaşıyorlardı. bazen karısıda gelir diye düşündüm hep beraber en azından aile ortamı olur diye düşünmüştüm ama özcanı bile anlatmıştı bana am yalamayı seven damarlı siki sağa doğru eğriymiş nereden gördüyse bazen düşünmeden edemiyordum acaba bizim adam arkadaşlarının sikine tek tek baktı mı diye acaba karıma hangisi layık diye mi baktı ne diye düşünür kendi kendime gülerdim. kocamı aldım karşıma böyle olmadığını içkiye beni tercih ettiğini bazen içkili olduğunda kendisini tanıyamadığımı anlattım bana bu sefer hak vermişti.eğer ki kendisininde kabul etmesi durumunda evde içebileceğini hatta bazen temiz olan arkadaşlarını bile çağırabileceğini bunların başında özcan’ın geldiğini söyledim. hem ailece görüşüyoruz hem en samimi arkadaşın dedim. öyle ama seni sikmek için fırsat kolluyor dedi.sus ne olur yapma neden böylesin başkasına iftira atıyorsun dedim o da görürsün bak dedi peki senin dediğin olsun ama bir akşam seni evde burada ben sarhoşken sikmeye kalkarsa benden medet umma dişini sık yeter adam senin için deliriyor dedi.utanımştım ama bunu yine kocamın boşbağazlığı olarak algıladım.çünkü efendi biriydi kibar ve güler yüzlüydi yine de dediklerini dikkate alıp dikkatli olmalıydım.yaklaşık bir ay geçti o arada bir kaç sefer içtiler özcan ile bizim evde. Kocam Bunu Haketmişti…iyi gidiyordu zamanında kalkıyorlar düzenli içiyorlardı yine bir akşam geldiler.ben mezelerini hazırladım çok neşeliydiler kocam karıcığım bu akşam ne kadar içki varsa içmek istiyoruz dedi hayırdır aşkım neden böylesin dedim şirketten takdir belgesi aldım dedi.neyse uzatmayalım en güzel içki sofrasını hazırladım onlar demlenmeye başlamışlardı.yaklaşık bir saat falan geçti ben oturma odasında televizyon izliyordum onlar balkondaydı gülüşmeler falan aklıma kocamın anlattıkları geldi şeytan işte özca’nın siki am yalayışı sağa eğik aleti kendimle mücadele ediyordum düşünmek istemiyordum ama elimde değildi bu akşam düşünmek istiyordum kalkıyorum başka şeyle meşgul oluyorum yok aklıma girdi bir kere.adamın siki aklımdan çıkmıyordu zaman zaman yanlarına gidip bir ihtiyacınız var mı diye sorma bahanesi ile adamın önüne bakıyor çadır gibi olmuş önü delirtiyordu beni ya da bana çadır gibi geliyordu azmış bir halim vardı uzun zamandır böyle istekli olmamıştım kontrolden çıkmıştım onlar balkondayken bende yatak odasına geçtim karanlık odadan balkonu görebiliyordum özcan’a bakarak yattığım yerden amımı okşamaya başladım ben neler yapıyordum böyle kendimi kontrolümü kaybetmiştim. adamın yüzüne dudaklarına bakarak amımın üzerinde daireler çiziyordum adamın dudaklarınıı emmek öpmek ısırmak geliyordu içimden. kocam haklıymış diyordum içimden adam çok seksiymiş ne sik vardır diyordum ama hızımı kesmiyordu canlısı oradayken tam karşımda dururken amımı parmaklamam işe yaramıyordu. artık iş çığırından çıkmıştı biraz heyecan benimde hakkım diyerek nasılsa kocamda meyilli bu işe diyerek biraz dikkat çekmeye karar verdim.hemen kocamın üzerime çok yakıştığını söylediği ve her fantezisinde onu giyip erkekleri delirttiğimi söyediği ince likralı kırmızı eşofmanımı giydim amacım

kocamada şifre vermekti.yaz ayı olduğundan üstümede dar badilerden birini seçtim göğüslerim ufak olduğundan pek dikkat çekmezler ama yinede önü açık badi seçtim sütyende zaten takmıyordum.ben tamamen hazırlanıp yanlarına gittim ohhh beyler muhabbetiniz bol olsun kahkahalar taa içeri geliyor dedim.şaşırmakla birlikte istersen sende gel dedi benimki üstümdekileride görünce zaten kudurmuştu aklına hemen seks geldiğine emindim ama bu akşam benim aklımda olan o değildi ve işimi iyi yapmalı en iyi şekilde baştan çıkarmalıydım.aslında aklımda sadece baştan çıkarmak vardı ileri asla düşünmüyordum ama durum öyle olmadı bizimki hemen ya karıcığım bu akşam olsun bize katıl diyordu bende canım içmediğimi biliyorsun ama madem ki bu akşam plaket aldın içkiniz bitene kadar emrinizdeyim ne isterseniz hazırlayacağım isteyin benden istetiğinizi diyerek onlara cesaret veriyordum o da senden isteğim sadece bize katılman otur yanımıza bir kadeh iç yeter dedi bende peki bardak alıp geliyorum dedim kapıdan çıkınca hemen dinledim Emirhan dediğin kadar varmış kırmızı eşofman çok yakışıyor dedi ben sana diyorum oğlum diyor bizimk**e anlaşılan bazı konuları anlatmış ama artık önemi yoktu.bir kaç sefer daha içeri girdim çıktım muhabbet çok iyiydi iki kadeh votka koydular tadı çok kötü idi tiksinmiştim üçüncüde yok ben bira içeceğim dedim biraya döndüm oda beni çarptı mı ne başım dönüyor sarhoş olmaya başlamıştım anlaşılan onlar hayatlarından memnundu ben tuvalete diye çıktım hemen bizimki bak birde hap atayım ben ona bu akşam altımda nasılda kıvranacak dedi özcan’da şanslısın ya dedi bizimk**e öyleyimdir dedi.bende ulan herif bende özcan’a vermezsem dedim içimden kahkahalar gülüşmeler derken konu hep benim güzelliğime geliyordu nasıl tanıştık nasıl evlendik hep Emirhan konuşuyor özcan dinliyordu sonunda patladım eee anlat bakalım özcan sen neden konuşmuyorsun birazda seni dinleyelim dedim oda sizi dinlemek daha zevkli dedi olmaz senide dinleyelim dedim zaten kocam seni anlatmaktan geri kalmıyorda senden de duymak isterim dedim aynı andada kocama bakıp değil mi canım diyerek sevişmelerimizde özcan’dan bahsettiğini hatırlattım bizimkine evet canım özcan seni arkadaş olarak çok seviyoruz dedi eeeee ne söyledi beni hakkımdan duymak isterim dedi bende bana anlattıklarının aynısını anlatır mısın özcan’a canım aşkım dedim.kahkahalarla güldü daha neler dedi.orada kapattık konuyu ben mutfağa geçtim arkamdan geldi bizimki kız iyice azdım ne bu hal dedi ne o dedim ne varki eğildikçe amın belli oluyor arkandan yumruk gibi çıkıyor dışarı meme uçlarında belli oluyor dedi. saçmalama be diyerek kızmış gibi yaptım ama öyleydi ben farkında idim arkamdan sarıldı sikişelim diye tutturdu olmaz yapma özcan görecek diyordum oda görsün diyor manyak onunda canı çekmez mi dedim oda çeksin işte kaymak gibi am burda sahibi izin verdikten sonra istediğini yapsın demez mi içimi ateş basmıştı elimi arkasına atıp oohhh sen neler söylüyorsun aşkım dedim oda canın çekti mi özcan’ı dedi sadece kafamı evet anlamında salladım ne duruyorsun o zaman dedi içeri geçelim canım komşular yanlış anlayacaklar dedim hak verdi içeri geçtik masayı kurdum ışıkta bedenime yapışan eşofmanım dahada delirtiyordu onları delirtiyordum ama çokta sıcak olmuştu ben ya bunaldım dedim bizimki rahat bir şeyler giy üstüne dedi peki dedim çıkarken istersen hiç giyme hayatım demez mi salak şey dedim kızmış gibi tepki verdim. onlarda gülüşmüşlerdi ben dizlerimde olan geceliğimi giydim oda kırmızı idi kocam evlilik yıl dönümümüzde almıştı yanlarına vardığımda küçük dillerini yutacaklardı. bu kadar rahat olabileceğimi tahmin etmiyorlardı özcan’ın siki iyice kabarmıştı ben zaten kudurmuştum kocamın yanına geçtim özcan’ı karşıma almıştım maksadım frikik vermekti müthiş bir heyecan girdabına yakalanmıştım ne olursa olsun diyordum ama bir yandanda frenliyordum kendimi resmen nefsimle mücadele veriyordum özcan hiç birşey yapmıyordu aslında gayet düzgün oturuyor bizi izliyordu.kocama bir slow müzik koyda dans edelim dedim başım çok kötü dönüyordu kalktık adam rahat dururmu ik**e bir elini kalçalarıma götürüyordu hemen çekiyordum özcan resmen bizi izliyordu iki eliyle belimi kavramış bende kollarımı boynuna dolamış şekilde dans ediyorduk en sonunda ellerini kalçalarıma öyle bir attıki çabuk bırakmadıda çabalarım boşunaydı.yapma ne olur diyerek kurtulmaya çalışmıştım ama nafile sikinin üstünede bastırıyordu bizimki bitmişti zaten öyle uğraşırken eteğim yukarı sıyrılmış kalçalarım olduğu gibi özcan’ın karşısında idi utancımdan yerin dibine giriyordum ama bir bakışları vardı kilotum olmasa amımı rahatlıkla görürdü zar zor bıraktı. hemen yatak odasına gittim ağlayarak onlar konuşuyordu özcan yapmamalıydın ayıp oldu mahçup oldu kadın ben gittikten sonra yapardın dedi yok ya ne amcıktır o sikişirken hiç öyle demiyor iyice sarhoştu ve ne dediğini bilmiyordu sevişirken yarraklardan konuşunca amının suları akıyor diyor özcan’da sus tamam dedikçe yok duy amına koyum her gece birine siktiriyorum fantezilerimde onun kulağına fısıldıyorum diyor daha neler neler katıyor yanına mahfolmuştum hele senden bahsedince amının suları sanki fışkırıyor oğlum ya bil bunları ne zaman senden bahsetsem içi gidiyor amı sulanıyor diyordu kaçmak istedim evden ama artık geçti.özcan ayıp yapıyorsun Emirhan yatak odanızda olanları anlatmamalısın dedi.Lan oğlum anlasana benim karı sana kesik üstüne atlamak için fırsat kolluyor demez mi o anda silah olsa o utançla vururdum onu ne aşağılık bir adammış benim kocam diye düşünüyordum bak şimdi yanına gideceğim onun senin adına özür dileyeceğim tamam mı dedi. kocamda git ama bence sikmeden çıkma saçmalama adamı vurursun sen dedi özcan’da oğlum git sik karıyı bende seyretmek istiyorum demez mi gerçekmi diyorsun dedi evet samimi ve ciddiyim dedi.özcan’da oğlum sikişmek isteyen hülya değil sen karını bana siktirmek istiyorsun anlaşılan dedi. o zaman sen şimdi git yarım saat sonra gel ben karını yola getirmeye çalışayım bakalım dediklerin doğru mu dedi ben hiç bir şeyden haberim yokmuş gibi yatağa yattım yüzü koyun ağlıyordum kapıyı tıkladı bir kaç sefer anlaşılan Emirhan gitmişti kendi kendime dedim ulan pezevenk madem istiyorsun bende özcan’a kanırta kanırta kendimi düzdürmezsem banada hülya demesinler dedim kapıyı açtı kafasını soktu kusura bakma hülya içeri girebilir miyim deyince mahsusdan doğruldum toparlanmışım gibi senmiydin dedim onun adına ben özür dilesem kabul eder misin dedi ya işte bu hep böyle bana karşı severek evlendik ama içkiye başladıktan sonra böyle oldu dedim.başladık konuşmaya her konuşmada yanıma dahada sokulyor benim heyecanım artıyordu sen neden böyle değilsin dedim en sonunda elif ne kadar şanslı dedim ( elif karısı oluyor). boşver her insan bir olmaz sadece dengine düşememişsin diyerek elini omzuma attı
yapma gelir şimdi yanlış anlar dedim yok korkma dışarı çıktı sakinleşmek için dedi ikimiz mi varız evde şimdi seninle dedim evet korkuyor musun dedi hayır neden korkayım dedim bilmem dedi elimi tuttu sakinleşmeye çalışsan biraz rahatla dedi nasıl dedim bana bırak dedi.olmaz gelir şimdi dedim meraklanma gelmez dedi nereden biliyorsun dedim mahsusdan bak hülya bana güven dedi elini yüzümde gezindirmeye başlamıştı ne yapıyorsun özcan seni rahatlatmaya çalışıyorum dedi.böyle mi dedim evet dedi olmaz elif ne der sonra dedim boşver onu dedi şimdi sen önemlisin benim için dedi sen uzan bakalım dedi uzandım artık erkeğimin kollarındaydım. Sırılsıklam olmuştum dudaklarıma sarıldı kurtulmak istedim bir an ama o kadar kibar ve nazik öpüyorduki gözlerimi kapatıp olaya kendimi bıraktım bu arada elinide geceliğimin altından küloduma attı üstünden okşayarak ooo bu ıslanmış kabarmış buna bir çare bulmak lazım dedi nasıl diye fısıldadım yalayarak dedi içim kıpır kıpır olmuş ateşim fırlamıştı üstüme çıktı öpüşüyor yalaşıyor yiyişiyorduk.kasıklarıma baskı yapıyor sikini hissetmemi sağlıyordu bacaklarımı araladı ve giyinik vaziyette amımın üstüne sikiyle bastırarak beni kudurtuyordu memelerimi emiyor ısırıyordu artık dünya umurumda değildi hadi aşkım artık ne yapacaksan yap bitir dedim.ne yapayım söyle dedi.sik aslanım sik amımı sik dibine kadar koy amım yarrağa doysun hadi sevgilim boynuzlu kocamın yanındada sik amım senindir kuduran amıma istediğini yapabilirsin diyerek havaya sokmaya çalışıyordum eğildi ve kilotumu bir çırpıda çıkardı bir yumuldu ki anlatamam kocamdan başkasının ne sikini ne elini ne dilini bilen amım artık sevgilimin emrinde idi hemde sevgilim kocamın en yakın arkadaşıydı.Etli dudaklarını çektikçe kabaran amımın sıvılarını bir vatuz gibi çekerek yutan partnerim zevkin doruklarına ulaştırıyordu beni amımın dudaklarının içinde olan amımın dilini iki parmağı ile amımın etli kaygan dudaklarını aralayarak bulup çekip çekip bırakması beni düz duvarlara tırmandırıyordu bu durma daha fazla dayanmam imkansızdı bağıra bağıra boşalıyordum adamın kafasını amıma olanca gücüyle bastırarak gelmiştim.kan ter içinde kalmıştım.rahatlamamın verdiği mutlulukla kapıya baktığımda bizimki 12 cmlik sikini çıkarmış 31 çekiyordu sen ancak buna layıksın diyerek görmezden gelerek özcan’a döndüm şimdi sıra bende dedim kalktı kot pantolonunun kemerini çözüp bir çırpıda çıkardım külodu ıslaktı külodunu indirdiğimde adamın boşaldığını anladım. bu ne dedim sana yarrak mı dayanır hayatım dedi.normalde tiksinmeliydim ama menili sikini ağzıma öyle bir aldımki ekşi bir tadı vardı ağzıma zor sığıyordu kol gibi derler ya işte öyle bir yaratıktı haşmetli damarlı eğik bir kafası vardı ama kalındı ateş gibi yanıyordu sanki hiç boşalmamıştı gözlerini kapatmış olanları izliyordu sadece tamamen benim kontrolüme geçmişti yatağa uzanmasını söyledim siki göbeğine çıkıyordu ata biner gibi oturdum sikinin üstüne.amımın dudaklarıyla aşağı yukarı biraz sıvazladım sonra ellerimle kavrayarak deliğime yerleştirdim yavaş hareketlerle oturarak içime aldım ooohhhh diye bir ses çıkarmıştım bir iki gidince ıslanan siki dahada iyi girip çıkıyordu gözlerimi kapattım ve herşeyi bir kenarda bırakıp yaşamak istediklerimi yaşamaya başladım adeta adamın üstünde zıplayarak adamın haşmetli sikini amımın en derinliklerine gömmek istiyordum. Sikinin üzerinde gidip gelirken bir yanda da dudaklarına sarılmam özcan’ı delirtmişti öyle bir pompalıyorduki amımı şılak şılak diye sesler geliyordu harıltılarla fışkırdı amıma hiç çıkarmadım.adamın sırtını tırnaklarımla çizdim zevkten.özcan beni o gece harika bir şekilde sikmişti.şimdi onun tutkusu ile yaşıyorum.kocamla hala beraberim o bana karışmıyor ben ona….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KARIMIN SİKİCiLERİ 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

KARIMIN SİKİCiLERİ 2
KARIMIN SİKİCiLERİ 2
Merhaba uzun bir aradan sonra tekrar aranızdayız.Eşimin yaşamış olduğu deneyimden sonra normal hayatımıza dönmüş ve işlerimizle evimizle meşgulduk.Yaşamış olduğumuz deneyim bizi yatak da bir süre idare etti ama ikimizde yeni ve çılgın şeyler yaşamak istiyorduk ama bu sefer daha temkinliydik ve şehir dışından biriyle olmalıydık.İnternetten arayışa girdik ve 45 yaşında Konyalı dul bir kamyon şöförü ile tanıştık birkaç hafta netten ve telden görüştük fantezilerimizi ve isteklerimizi karşılıklı olarak anlattık ve anlaştık bu sefer eşim dilek tek değil çift olarak katılacaktık.Adam bulunduğumuz şehre 15 günde bir sürekli yük getiriyormuş buda bizim işimize geldi.
Adamın adı arif ti 185 boylarında hafif kilolu tam bir erkekti.Arif haftaya geleceğini söyledi bizde önce tanışmak istediğimizi ilk seferde beraber belki olamıyacağımızı söyledik ve kabul etti.Eşimin ve benim izinli günümüzde bizi aradı ve geldiğini yarın kocaeline yük götüreceğini söyledi.Bizde akşam dokuz gibi sahilde bir büfenin oraya geleceğimizi söyledik.Dilek diz hizası bir kot etek,topuklu siyah rugan ayakkabı,kalçalarını hemen örten uzun kollu sarı bir penye buluz giydi,başına kırmızı şal taktı,parfüm makyaj derken yine afet oldu ve yola çıktık.Buluşma yerine gelince arifi gördük eşim ve benle tokalaştı dileği yanaklarından öptü,nereye gidelim dedi bizde sahilde gözden uzak bir yere gidelim dedik bahar mevsimi olduğu için sahil sakindi büfeden içecek bir şeyler alacağını bize ne istediğimizi sordu kola dedik ve kendine 3 bira bizede kola ve çerez getirdi.Dilek yerde aramızda oturuyordu,biraz havadan sudan konuştuk.Arif asıl konuya geçti bu konuda ne düşündüğümüzü sordu.Bize 5 dk müsaade etmesini eşimle yalnız konuşacağımızı söyledik ve bizi yalnız bırakmasını söyledim.Dilek adamı beğendiğini söyledi ve arifi istediğini söyledi ama ben beğenmemiştim biraz fazla maçoydu sanki, tam bir kamyon şöförü tipi vardı palabıyık,kot pantolon üstüne çıkmış kısa kollu gömlek,topuklarına basılan ayakkabılar tesbih falan beni biraz tedirgin etmişti eşime söyledim ama adamın uzakta olduğunu sıkıntı çıkarırsa bir daha görüşmeyeceğimizi söyledi.Arifi çağırdık ve kabul ettiğimizi söyledik.Arif küçük bir çocuk gibi sevindi yanımıza geldi ve dileğin bacaklarını okşamaya başladı boynunu kulak mememelerini yalamaya başladı eşimin nefes alışverişi değişmiş konuşurken sesi titremeye başlamıştı.Dilek bugün yapmayalım dedi adam boşalt beni o zaman çok doluyum dedi.Arifin fermuarını açtı ve eline aldı gerçekten kalın ve uzun bir siki vardı eşim 31 çektirmeye başladı adam sakso çekmesini istiyordu dilek istemiyordu arif çok ısrar ediyordu ve arifin yanına geçerek ağzıma aldım ve sakso çekmeye başladım eşimde arifle öpüşüyordu arif ellerini bluzun altından sokmuş göğüşlerini okşuyordu,sikini taşaklarını her yerini yalıyordum ve boşalmaya başladı ilki damağıma yapıştı ve geri çekilip 31 çektirdim halan dilekle öpüşüyor boğuluyor gibi sesler çıkarıyordu.Bitince geri çekildim eşimle öpüşmeyi bıraktı elleri hala buluzun altında göğüslerindeydi ve çıkardı.Derin bir oh çekti ve tam aradığım çiftsiniz parayla arasam sizin gibisini bulamazdım çok güzel şeyler yaşayacağız sizinle dedi.
Yarın gideceğini bizimde onunla yolculuk etmemizi istiyordu,bizde çalıştığımızı söyledik izin alın birkaç gün kamyonumda misafir edeyim sizi dedi.Şöyle seksi şeyler giy heyecan olsun dedi. Bizde tamam dedik.Yarın saat 19 da çevre yolunda bir benzinlikte buluşacaktık.Arifi orda bırakıp eve döndük eşim bütün vücudunu tüylerden temizledi duş aldık yatak da biraz sohbet ettik ve kamyonda çok heyecanlı olacağını konuştuk ve uyuduk.
Sabah kalkınca işyerlerimizi aradık ve bir yakınımızın vefat ettiğini söyleyip 3 gün izin aldık.Hazırlanmaya başladık,dilek günlük kıyafetler aldı ve arife sürpriz yapmaya karar verdik.Siyah dantelli sütyen,ipli siyah tanga,siyah file çorap giydi başınada kırmızı yazma aldı ama kamyonda takacaktı yazmayı,üstüne de dizinin üstünde,kalçalarının altında biten geniş delikli fileli uzun kollu sarı bir tunik giydirdim, bakınca siyah çamaşırları ve süt beyazı teni gözüküyordu.En üstüne de yarasa kollu uzun önden fermuarlı siyah ferace giydi,başına da siyah şal ve güneş gözlüğünü taktı.Boyunu uzun gösteren uzun topuklu siyah ayakkabı giydi.Parfümünü sıktı makyajını yaptı.
Evden çıktık bir taksi ile benzinliğe geldik,10 dk sonra aradı gelmek üzere olduğunu söyledi ve az sonra her yeri kırmızı büyük bir kamyon durdu önce eşimi zorda olsa bindirdim sonra kendimde bindim ve devam ettik.Kamyonun içi de çok bakımlıydı her yer kırmızıydı,mis gibi parfüm kokuyordu,arif eşime matemmi var kapkara giyinmişisin dedi eşimde benim değil ama kocamın matemi olacak dedi gülerek.Biraz sohbet falan bir dinlenme tesisinde durduk ve üçümüz yemek yedik,bazı kamyoncular arifi tanıyor selam veriyor bizi soruyorlardı,akrabam diyordu,kocaeline götürüyorum dedi.
Tekrar yola çıktık,yolda telde kamyoncular arıyor,sesi dışarıya veriyor,bize dinletiyordu,adamlar yolda gay,fahişe siktiklerini falan anlatıyorlardı,arifte dün sahilde yaşadıklarımızı anlattı adamlar inanamadı,yağlı kapıyı bulmuşsun kocasında razı artık orda amsız kalmazsın diyorlardı,bir taneside karımı tarif ettirdi ve tarif ederken boşaldı.Bu sırada dilek şalını çıkardı,çantasından kırmızı yazmayı aldı taktı uçlarını yandan bıraktı sonra feracesini çıkardı sarı fileli tunikle kaldı.Arifin sesi kesildi şaşırdı teli kısa kesti ve kapattı.Yavrum sen ne yaptın böyle dedi bitirdin beni,yaktın ,mahvettin beni dedi ellerini hemen tüysüz bacaklarına attı,hem kamyonu sürüyor hem de karımı elleyip parmaklıyordu,bu süprizi kim hazırladı deyince eşim beni gösterdi.Bana senin kocan gavatları kralı,seni sikerken çok mutlu olacak kocan dedi.Dilek adamın sikini okşuyordu saat 10 gibi ilerde bir sürü kamyonun durduğu bir benzinliğin gerisinde ağaçların arasına kamyonu soktu ve stop etti.Koltukların arkasındaki kırmızı perdeyi açtı ve bir düğmeye basarak mor loş bir led içeriyi aydınlattı.Geç yavrum yatak odasına dedi eşime,dilek geçti ,izlemek istersen namusunun sikilişine bak dedi bana,istersen aşağıya in benzinlikte otur,sen bilirsin dedi.Cd ye hadisenin şarkıları olan bir cd taktı ve sesi kıstı.Bana bir kağıt havlu birde bir kutu prezervatif verdi.Dileğe kılıflımı,yoksa doğal mı istersin dedi eşimde korunduğunu söyledi süper dedi,bana 31 çekersen kılıfa boşal ortalığı batırma dedi.
Adam soyundu,vücudu kıllıydı,baksırıyla kaldı,eşimi soymadan arkada masaja başladı,sonra fileli çorapları bileklerine sıyırdı,zaten parmaklarken ve okşarken filelinin her yerini yırtmıştı,amını yalamaya başladı,eşimde kısık kısık inliyordu,adam fazla ses çıkarmamasını yoksa diğer kamyoncuların duyması halinde sikmeye geleceklerini söyledi,az sonra eşim bıyıkların batıyor yavaş dedi,adam hem amını götünü yalıyor hemde parmaklarını sokuyordu amına ve çok darsın amına koyayım diyordu.Eşimin sütyenini çıkardı ama sarı tunik üstündeydi,tuniği sıyırarak göğüslerini ve boynunu yalamaya başladı,sikinide yavaş yavaş sokmaya başladı,içine iyice yerleşince ikisi de oh çektiler,bana dönerek ulan gavat namusunu iki paralık ettim,namusunu aldım diyordu,dilekte namusumu kirlet görsün zavallı kocacığım diyordu,bende heyecanla seyredip otuz bir çekiyordum.Öpüşerek koklaşarak yalaşarak 20 dk kadar sikiştiler eşim boşaldı adamda ezerek karıma vurmaya başladı ve böğürerek namusunu dölledim diyerek boşaldı.Peçete istedi benden,bende tunike silmesini tunikten yalayacağımı söyledim,eşimin üstünde çıkardı,sikini ve amını temizledi bana uzattı,bende dölleri yalayarak 31 çekerek koltukta boşaldım.Arif öne gelerek sigara uzattı hep beraber içtik,bana döl yalamak istiyorsan sikimden dileğin amından yalayabilirsin dedi,bende yer dar yatak da yaparken yaparız dedim tamam dedi.Yatağa geçmeden güzel bir sakso çektim,oda eşimin amını yaladı arkada dileği domaltarak bir daha sikti ve tekrar tuniği verdi bende yalayarak boşaldım.Üçüncüyü kucağında sikerek yaptı.Saat 12 yi geçmişti,adam aşağıya işemeye gitti,dileğe mutlumusun dedim, sex olarak evet ama sana haksızlık yapıyormuşum gibi geliyor dedi.Bende böyle bir sey düşünme ikimizde mutluyuz normal zamanlarda zaten sevgilimsin dedim, sadece sikişirken onu karısısın dedim ve öpüştük.
Arif hava güzel aşağıya ininde birde dışarıda yapalım dedi.Eşim çıplak üşüdü aşağıda, döllü tuniği verdim giydi ay bu ıslak dedi ama arif onu kamyonu kapısına domalttı bana da gel karına sarıl üşümesin dedi.dilek kollarını boynuma doladı arif yerleştirdi, eşimi alttan köklemeye başladı eşimle öpüşmeye başladık ,tuniğin altından ellerini göğüslerine soktu,göğüslerinden sertçe kendine çekerek köklemeye başladı,bende eşim elimden kaçacakmış gibi belinden kendime çekip öpüyordum,dilek çılgınlar gibi öpüyordu aldığı zevkten beni,arif karım dileği resmen kucağımda sikiyordu,ohlar ve ahlar arasında ikisi de boşaldılar hemen eşimin amana eğilip akan dölleri yaladım,eşimde arifle öpüşüp başımı okşayıp bastırıyordu amına.Sonra Arifi yaladım bu sırada eşimde benle beraber Arifi yalamaya başladı hem öpüşüyor hem de kalın yarağı yalıyorduk tertemizi ettik,eşim en sonunda sikiştiği ikinci adamı yalamıştı demek ki çok memnundu.
Dilek yeter mahvoldum doydum dedi,adamada kalmış sikini sakso 31 çekerek boşalttım.Peçetelerle temizlendik ve giyindik uyuduk.Sabah 10 gibi uyandık ve benzinlikte kahvaltı ettik akşam üzeri Kocaeline vardık.Arifle vedalaştık bir dahakine randevulaştık,karını bu sefer senin yatağında sikicem dedi bana.
Bir taksiye atladık otagara geldik.Otogarda banyolar girdik temizlendik eşimle normal günlük kıyafetleri giydik.Bilet aldık ve eve döndük.Çok mutluyduk iyi bir aygır bulmuştuk kendimize.
DEVAM EDECEK…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Eşimin Kuzeni Hikaye Gerçektir.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Eşimin Kuzeni Hikaye Gerçektir.
Merhaba

30 Yaşında evli bir erkeğim uzun yıllardır nylon çorap ve kilotlu çoraplara ilgim var eşimle bu fantezilerimi gerçekleştirmeme rağmen bu açlığım hiç son bulmuyor. 16-17 yaşlarında başlayan bu fetişizm hiç peşimi bırakmadı lisede geçen o harika etekli ve çoraplı kızlarla başlayan delilik yeni ilişkilerimde bu fetişimi belirtmemle ya tamamen yıkıldı yada mesafeli bir ilişkiye dönüştü ilk kez bir kız arkadaşıma foot job yaptırdığımda sanki kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyordum xhamster a yüklediğim kendi arkadaşlarımdan oluşan bir amatör pantyhose fotoğraf galerimde vardır profilimden ulaşabilirsiniz onlara bakarak az 31 çekmedim diyemem hatta bir süredirde bazı sosyal medya kanallarından çorap giyen kızları takip edip mesajlar göndersemde pek fazla dönüş alamadım neden kadınların bu çorap fetişizmine karşı olduğunu kimine iğrenç kimine sapıkça geldiğini anlayamadım oysaki kendileride genellikle daha seksi ve güzel görünmek için giydikleride bir gerçektir. Biz fetişistlerin oysaki sadece o bacakları elleyip o dokusunu kayganlığını ve seksiliğini hissetmemiz yeterdir daha fazla ileri bile gitmeyiz. Eşimin kuzenini 2 senedir takip etmekteyim kız bu sene yeni üniversiteye başladı çekinden ve saf bir kız ama birkaç kez kendilerine gittiğimizde etek ve çorapla gördüğümde ilgimi çekmeye başladı birkaç kez kendisinede mesajlar attım fake hesaplar ile ama geri dönüş hiçbir zaman alamadım sanıyorumki bu çekingenliğinden ve saflığından dolayı ve en sonunda Dün aşkam eşimin kuzeninin doğum günüydü kız kısa bir mini etek ince ve parlak ama tenini gösteren siyah çoraplar ve topuklu ayakkabıları ile beni ilk görüşte mahvetti ne kadar çekinsemde kendimi yanından ayrılamaz buldum bir şekilde sürekli peşinde dolanıyordum ona sarılırken kızın titrediğini resmen hissediyorum ne yapacağımada tam karar veremedim eşim yanımda evde birsürü aile üyeleri ben ise kızın peşinde ordan oraya geziniyorum bir ara hatta üst kata çıktı peşinden gitmek istedim ama bir bahanede üretemeyip olduğum yerde deliye döndüm ve bir şekilde onun bana piyano çalmayı öğretmesine ikna ettim ve dün akşam ilk kez piyanoda yan yana otururken bacaklarını elleme fırsatım oldu içim titredi ve sikim taş gibi oldu o kadar kişinin içinde başka birşey yapamazdım ama niyetimi belli ettiğimi düşünüyorum kız biraz salak olsada herhalde anlamıştır yüzünde tatlı bir gülümseme ifadesi vardı şimdi onun bacaklarını ellemek ve ayaklarının arasına sikimi verip boşaltmasını sabırsızlıkla bekliyorum belk**e hiç olmayacak bir fantezi ama denemekten zarar gelmez diye düşünüyorum her gün farklı internet sayfalarında kendime yakın hissedebileceğim sadece konuşmaktan ileri gitmeyecek nylon çorap sever bir kadın bulmayı umarak bekliyorum umarım en kısa zamanda olur ve sizinlede paylaşırım.

Jartiyer Çorap Kilotlu Çorap gibi fantezi ve fetish i olan bayanlar ile mailleşmek konuşmak ve hatta camda görüşmek isterim mail adresim nylonstockhingslover@gmail.com Herkese bütün fantezilerini gerçekleştirmek dileğiyle…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 31 FINAL!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 31 FINAL!
Artık askerlik bitmiş, muş ktm de son günlerimi sayıyordum. Ben askerdeyken her şey yolunda gitmedi. En başta Özge yengem ailesinin aracılığı ile evlendi ve ailesi ile birlikte Afyona taşındı. Artık Özge yengem bizde yaşamıyordu, yaşayamazdı da.

Artık elimiz de ne ev, ne para hiçbir şey kalmamıştı. Sadece benim karamamba dan elimde kalan az bir miktar para vardı. Evdekiler benim yolumu gözlüyordu. Taşınacaktık, İzmir de yaşamayacaktık artık. Bilmediğim, görmediğim bir memlekete, Aydın’a gidecektik. Çiftlikte hayvanları zehirlediler ve öldürdüler. Bu yüzden her şey tersine döndü. Artık çiftlikte elimizde kalmamış, sattığımızda borçları anca karşılamıştı. Özge yengem arkamızda, önümüzde sürünüp, rezil olmaktansa, evlenip ayrılmayı tercih etmiş, bir kez daha bana kazık atmıştı. Ferhat, canım gibi sevdiğim kardeşimin mezarına gitmeyi düşünüyordum. Aklımda o vardı sadece, ne Özge’nin evlenmesi, nede ailemin tamamen batması umurumda değildi. Ktm de son günümdü, öğlene doğru muş havaalanına gittik, bir otobüs dolusu asker, herkesin gideceği yer Ankara, oradan sonrası aktarma ve illere dağılacaktık. Tek başıma sap sap uzunca bekleyişin ardından uçağım gelmiş, karakol dışında ilk kez bir alana ayak basıyordum. Askerlerin olmadığı bir alana. Ankara’ya indiğimizde de tek kalmıştım. İzmir uçağının geleceği kapıya gittim oturdum, pencereden uçaklara bakıyordum. Uzaklardan ses duydum;

– Hacı gülle, aloow hacı gülle, len kuzeyin oğlu!

Gözlerimle çevreme bakınıyordum Zeki’nin sesiydi bu. Gördüğümde gözlerime inanamadım. Cılız, sıska çocuk, hayvan gibi kilo almış kas yapmış.

– Yok artık Zeki!
– He benim!
– Kardeşim benim ne arıyorsun lan burada?
– İzmir’e gidecem amına koyayım aynı anda mı aldık la teskereyi!
– Valla öyle olmuş, olmuş da sana ne olmuş böyle?
– Ne olmuş hacı gülle? Ne oldu ki?
– Hayvan gibi olmuşsun oğlum!
– He ya şiştim, spor yapınca da böyle oldu, götümüzden kan aldılar oğlum. Sana spor yapıyoruz dediğimde sen taşşaklarımı yayıyorum diyordun. Bak sen zayıflamışsın, kaslar patates olmuş, şimdi senden güçlüyüm!

Gerçekten de yiyip içip yatmıştım askerlik boyunca, nöbet dışında, dışarıya bile çıkmamıştım karakoldan.

– Haklısın Zeki öyle oldu.
– Siktir et hacı gülle toparlarsın kendini ne olacak. İyi olmuşum ama değil mi?

Karşımızda sarışın uzun boylu bir kız vardı, Zeki’yi kesiyordu sürekli. Zeki de bunun farkına varmış kıza laf attı;

– Hişt kız sarı, ne haber? Nereye gidiyon?

Kız boş gözlerle Zeki’yi dinliyordu. Zeki kalkıp kızın yanına gitti oturdu, kolunu kızın omzuna attı konuşmaya devam etti;

– Nereye gidiyon nereye? İzmir’e gidiyorsan rehberin olayım turlatayım seni!

Kız yabancı dilde bir şeyler diyordu Zeki’ye ve omzunda olan Zeki’nin kolunu tutup çekti, kalkıp gitti.

– Zeki ne oldu kanka?
– Aman bırak kanka yabancı çıktı kaşar dilini anlamıyom. Vala gudu, vala gudu konuşuyo.

Zeki’ye bakıp gülüyordum. Yanıma tekrar oturdu, dizime vurdu;

– Zaman ne çabuk geçti değil mi be hacı gülle?
– Gel bir de bana sor nasıl geçti amına koyayım!
– Sorun mu var la?
– Uzun hikaye.

O ara uçak için anons yapıldı, kapılar açılmış yolcu alımına başlanmıştı. Zeki tekrar dizime vurdu;

– Kalk gidek amına koyayım evimi özledim.
– Al benden de o kadar.

Uçağa bindiğimizde Zeki ileride oturuyor, dört koltuk gerisinde ben oturuyordum. Yanımda orta yaşlarda, kumral bir kadın oturuyordu. Müsaade isteyip cam kenarına yerime geçmek istedim. Cam kenarında oturmak için rica etti, izin verdim ortaya ben geçtim. Yanımda ki koltuğa da bir genç kız gelip oturdu. Alıcı gözle bakamadan kalktı ve kabin memurunun yanına gitti. Elimde ki bileti inceliyor, eve gidince ne yapacağımı düşünüyordum. Bir yandan taşınacak olmamız, okuyamayacak olmam, Özge’nin evlenip ailesi ile Afyona gitmesi. Düşündükçe başıma ağrılar giriyordu.

Yolcular uçağı doldurmuş, kalkış için hazırlanıyorduk. Genç kız tekrar gözüktü, bana doğru, koltuğuna geliyordu. Gözlerimi ona dikmiş süzüyordum. Kız muhteşem güzellikte, tatlılıktaydı. Siyah, hafif yırtmaçlı bir elbisesi vardı üzerinde. Saçları kızıldı. Omuzlarından süzülüyor, dalgalanıyordu saçları. Orta boylu, fiziği çok düzgündü. Göğüsleri dik, büyük değillerdi. Elbise vücuduna yapışmış, tüm vücut hatlarını meydana çıkartıyordu. Gülümseyerek yanıma oturdu. Yüzüne bakıp bende ona gülümsedim. Başımı ondan çevirdim, aşağıya eğdim ve biletimi inceliyordum. Hostes gerekli konuşmaları yapıyor, hiç dinlemiyordum. O güzel kız üzerime eğildiğinde, saçlarının muhteşem kokusu burnumu okşuyordu. O kokuyla uyandım ve kızın yüzüne baktım. Üstüme eğilmiş, kemerin ucunu tutuyor, üstümden bağlıyordu. Tepki vermeden onu izledim. Yüzüme bakıp tekrar güldü;

– Çok dalgınsın dinlemiyorsun hostesi.
– Ah evet farkında değildim.
– Güvenlik önemli bende hostesim, ve yolcular beni umursamadığında kırılıyorum gerçekten.
– Yok gerçekten umursamamak değil, askerlik yeni bitti de kafam karışık sadece.
– Aa öyle mi çok sevindim. Hayırlı teskereler. Rüya ben.

Elini bana uzatıyordu. Gözlerinden, gözlerimi çektim ve elimde ki bilet ile elimi uzattım;

– Pardon bileti şuraya koyayım, Kuzey bende memnun oldum Rüya.
– Bende memnun oldum Kuzey. İzmir’de yaşıyorsun sanırım?
– Evet İzmir’liyim. Sen?
– Ne güzel, ben Muş’ta doğdum ama İzmir’de büyüdüm. İşim gereği de her yere gidiyorum.
– Dünyayı geziyorsun yani?
– Yok şimdilik sadece Türkiye sınırlarını.
– Peki neden bu koltuktasın?
– Babamın cenazesi vardı. Onun için buraya geldim.

Gözlerim dolmuş, yutkunamıyordum. Ağzımdan birkaç kelime döküldü sadece;

– Ferhat.
– Efendim?
– Başın sağ olsun. Benimde en yakın arkadaşım, askere geleceğimiz gün vefat etti.
– Senin de başın sağ olsun. Çok üzüldüm.
– Dostlar sağ olsun baban neden vefat etti?
– Kanserdi, uzun zamandır hastaydı, dayanamadı artık vücudu.
– Anladım üzüldüm gerçekten anlıyorum seni.

Sanki asker arkadaşımmış gibi ellerimi bacaklarına atıp okşadım;

– Ya çok affedersin, uzun zamandır bir bayanla konuşmadığım için asker arkadaşım gibi tepki verdim.

Rüya yüzüme bakıp gülüyordu. Bacaklarından çektiğim eli tekrar bacağına koydu ve elimi tutuyordu;

– Sorun değil, tanıştığımıza memnun oldum. Bir hafta İzmir’de olacağım. Biliyorum askerden yeni çıktın, belki birlikte bir şeyler içebiliriz. Hem kafa dağıtırız ikimizde.

Kız o kadar tatlıydı ki, suratını iki avcumla tutup, o dudaklarını yemek istiyordum. Zaten askerlikten beri kız eli değmemiş elime, çadırı kurmuşum, bıraksalar yanımda duran, teyzeyi sikeceğim. Kızın yüzüne bakıp gülümsedim bende.

– Tabii ki, görüşelim mutlaka.
– Süper.

Omzuma sarılmıştı, sanki kız yıllardır tanıyormuş beni gibi rahattı. Hostes servis için yanıma geldiğinde, utandım nedense ve ellerimi bacaklarından çekip, kendi bacaklarımın üstüne koydum. İçecek bir kahve aldım, tam kahvemi içiyordum, birkaç yudum aldım. Tekrar ağzıma götürdüğümde, yanda ki teyzenin kolu bana çarptı ve kahve üstüme döküldü. O kadar sıcak değildi, yada ben hissetmiyordum bilmiyorum. Göğsüme ve bacak aralarıma döküldü. Teyze panikledi;

– Ay yavrum yandın ya pardon!

Rüya elinde ki kolayı hemen önünde ki masaya koydu ve çantasından peçete alıp göğsümü siliyor, tişörtümü tutup çekiyordu;

– Of yandın mı?
– Hayır ya yok bir şeyim!
– Nasıl yok ya yarım bardaktan fazla kahveyi döktün üstüne kalk bir buz alalım.
– Gerçekten ben iyiyim!
– Bekle, al sil üzerini.

Bolca peçete verdi, yanda ki teyze de eline ıslak mendil almış, sikimin üstünü sileceğim diye ovalayıp duruyor. Zaten rüya çadırı kurdurmuş, “teyze arada kaynayacan amına koyayım” gibi bakıyordum kadına. Elinden ıslak mendili alıp kendim silmeye başladım. Rüya yanında buz torbası ile geldi. Tişörtümün içine elini soktu ve soğuk buz torbasını koydu.

– Oovv üşüdüm, buz gibiymiş!

Yüzüme bakıp gülüyordu. Yanıma oturdu, elleri hala tişörtümün içinde, vücuduma değiyor mu? değmiyor mu? hissetmiyordum ki! Gözlerimin içine öyle bir bakışı vardı ki, yanıyordu resmen. Gözlerinden alev çıkıyor, o kiraz gibi dudakları “öp beni” diye haykırıyordu. Yanıma iyice yanaştı ve göğüsleri koluma temas etti, irkildim ve kolumu göğüslerinden çektim. Kendi kendime; “ne yapıyorsun amına koyduğumun salağı? Bırak değsin kolun kızın memelerine! Neden çekiyorsun? Ya ne amcık, göt herifsin, böyle miydin ulan sen? Şuan kızı uçağın tuvaletinde sikmen lazımdı?” rüyanın sesiyle irkildim;

– Kuzey, kuzey! Elim üşüdü sen tutmak ister misin biraz?

Üşür tabi amına koyayım. Kolumu memelerinden çekersem üşürsün. Ne salaksın lan Kuzey!

– Tabii teşekkür ederim Rüya!

Rüya’nın suratı asıldı, kolasını yudumladı. Rüya’dan müsaade istedim ve yukarıya astığım sırt çantamı yanıma aldım. İçinden tişört çıkartacaktım.

– Rüya tişörtü giyebileceğim bir alan var mı?
– Evet tuvalette giyebilirsin.
– Nerede acaba?
– Gel ben götüreyim seni.

Elimden tutup çekti koltuktan. Kız çok ilgiliydi bana karşı, hoşuma gidiyordu. Uçağın tuvaletine gittim, tişörtümü ve pantolonumu çıkarttım. Göğsüm kızarmıştı, gerçekten yanmıştım ama canım yanmıyordu. Aynada göğsümü inceledim ve pantolonumu, tişörtümü değiştirip çıktım. Kapıda Rüya beni bekliyordu;

– Daha şık oldun!
– Ahaha öyle mi? Teşekkür ederim.
– Evet, hadi yerimize geçelim gelmek üzereyiz.

O önden gidiyor, sallanana kalçasını arkasından izliyordum. Yerimize geçip oturduk, kemerimi yine o takmıştı. Bu sefer elleri karnımın üzerinde daha çok oyalanmıştı. Yüzüne baktığımda, çadırı kurmuş sikime bakıyordu. Bacak arama baktığımda ben aleti kaldırmış, düzeltmeden direk oturmuştum. Elimle üstünü kapattığımda Rüya gülüyordu. Uçak inişe geçiyordu, koltuğa yapışmıştım. Uçağın tekerlekleri yere değdiğinde, kemeri çözmüştüm. Çantamı kucağıma bastım, perona girmesini bekliyordum. Artık inmek için hazırdık. Ayaklandık, rüya beni bekliyordu. Zeki yanıma geldi;

– Hadi hacı gülle.

Rüya şaşkın gözlerle bana bakıyordu.

– Arkadaşın mı?

Zeki araya girdi;

– Yok görümcesi.
– Görümce?

Gülüyordum;

– Ulan Zeki askerlik bitti hala öğrenemedin. Devre ulan Devre. Zeki hem okuldan arkadaşım, hem devrem.
– Aa öyle mi memnun oldum bende Rüya!

Zeki Rüyanın elinden sıktı ama insanlar geliyordu. Rüya’nın beline elimi attım ve ittirdim;

– Hadi dışarıda sohbet edersiniz, insanlar sizi bekliyor.

Rüya’nın belinden kolumu çektim, o önden gidiyordu. Zeki kolumdan çekip bana yaklaştı;

– Ulan çakal! Hangi ara düşürdün bu hatunu?
– Ne bileyim lan oturuyorduk sohbet konuyu aştı tanıştık işte.
– Sende gözü var bu karının, kolla götü.
– Len yürü hadi.
– Kankito!
– Efendim Zeki.
– Ferhat’ın mezarına gideceğim, gelecek misin?
– İlk oraya gideceğim zaten.
– Adamsın lan daşşanı yirim.
– Oğlum sus duyan olacak, yanlış anlayacaklar lan!
– He doğru dedin, kız seni nonoş sanacak hacı gülle.
– İnsan hiç mi değişmez amına koyayım?
– Ne oldu ki? Neden öyle dedin şimdi? Anlamadım ne oldu ki?

Rüya aşağıda bizi bekliyordu. Yanına gittim.

– Nereye gideceksin şimdi?
– Eve siz?
– Ferhat’ın mezarına.
– Gelebilirim istersen, hem dua ederim bir işim yok benim.
– Tabii buyur gel.

Koluma girmişti, Zeki arkamızdan, ağzını büküyor, eliyle işaretler yapıyor gülüyordu. Rüya ona dönüp baktığında hiçbir şey yokmuş gibi arkamızdan geliyordu. Üçümüz bir taksiye bindik ve Ferhat’ın mezarına gidiyorduk. Yolda Zeki saçmalıyor, Rüya’nın kafasını sikiyordu. Neyse ki gelmişti Mezarlığa.

Zeki;

– Kanki, çok kötü oluyorum lan.
– Bende kanka.

Rüya koluma girmiş, etrafı süzüyordu. Ferhat’ın mezarının başına gittiğimizde, başında ve ayaklarında tahta yoktu. Mezarı’nı yaptırmıştı ailesi. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Mezarının baş ucunu okşadım ve üçümüz dua ettik. Baş ucuna çömeldim. Arkamda rüya elleriyle omzumu tutuyordu. Zeki çantasını açtı;

– Evine hoş geldin hacı gülle, kusura bakma bir sene seni yanımda tuttum. Malum askere gidemedin kanka ne yapayım be? Biz giderken seni burada bırakamazdım ya hacı gülle. Hadi iyisin iyi, bak taş gibi kız da getirdik başına. Len bana bak o tarafta hurileri dört koluna alıp bana gülüyorsan valla yanına gelir tokatlarım seni.

Zeki’yi izliyorduk. Zeki’nin o hareketleri karşısında ayağa kalktım ve rüya ile yüz yüze geldik. Rüya’da göz yaşlarını tutamamış Zeki’nin çantasından çıkarttığı büyük bir şişe kumu ferhat’ın mezarına boşaltmasını izliyordu.

Zeki;

– Hadi uyu artık, rahatsın bitti askerlik kanka. Hayırlı teskereler kardeşim.

Zeki ağlıyordu. Boynundan çıkarttığı künyesini, mezar taşının baş ucuna bıraktı. Çantasından çıkarttığı bir taş suyu mezarına döktü ve ağlayarak konuşuyordu;

– Rahat uyu kardeşim. Biliyorum geri gelmeyeceksin, biliyorum belki bizi duymuyorsun bile. Çok özledim seni kardeşim. Her gece sana sarılıp uyudum askerde, komutanlardan sakladım seni. Kızdılar, dayak yedim ama ben seni sakladım kardeşim. En ufak toprağını bırakmadım orada merak etme. Döküldü evet düşürdüm evet, ama ben yerden kaldırdım seni hacı gülle.

Zeki çömeldiği yerden kalktı ve bana sarıldı. Rüya göz yaşlarına boğulmuş, bizi izliyordu. Zeki ye sarılarak ağladım. Mezarlıktan çıkıyorduk;

Zeki;

– Ben gidiyorum hacı gülle.
– Nereye oğlum gel bize gidelim önce.
– Yok kanka sonra, evimi özledim lan. Evimde rahat rahat patır kütür, çatır, çutur sıçmak istiyorum.

Ağlayan Rüya gülmeye başladı.

Zeki;

– Gülme valla rahat sıçmayı özledim. Hadi görüşürüz hacı gülleler.

Zeki ile tekrar tokalaştık ve sarıldık. O gitmişti. Geldiğimiz taksiye bindik;

– Rüya sen nereye gideceksin?
– Eve geçerim bende numaranı ver istersen kayıt edeyim.
– Tabii al kayıt et. Numarayı söyledim.
– Tamam çaldırdım seni.
– İstersen bize gel. Yani bize gel sonra gidersin dinlen bir şeyler iç.
– Askerden yeni geldin. Ailenle hasret gider. Bol bol bir şeyler içeriz.
– Peki nasıl istersen.
– Numaralarımı aldık nasılsa ararım mutlaka seni.
– Bekliyorum aramanı.

Evime gelmiştim, Rüya taksinin içinde el salladı ve gitti. Eve gidip kapıyı çaldım. Kapı açıldığında sanki beni Özge karşılayacak gibi geliyordu. Özge evlendi evleneli bir kere bile konuşmamıştık. Askerde dahi aramamıştı beni. Aysel yengem ile sadece arada sohbet ediyorduk, seks konuşmuyorduk bile. Yakalanmaktan korkuyordu. Anlayacağınız Elizabeth bitirdim askerliği.

Kapı açıldığında babam çıktı, boynuma sarıldı. annem arkadan koşarak geldi. Boynuma sarılmış, öpüyordu. Annemle aram düzelmişti artık. Unutmuştum babamı aldattığını falan umursamıyordum. Bende ona sarılmıştım. Simay okulu bırakmık, liseden sonra okumamış, kuaförde çalışıyordu. Evde tüm eşyalar toplanmış, kutulanmıştı.

– Ne zaman gidiyoruz baba?
– Seni bekliyorduk açıkçası evde satıldığı için çıkın diyorlar.
– Tamam yârin bir gün gidelim.

Eve oturdum. Güzel bir sofra hazırlanmış, yemeğimi yedim. Odama çıktığımda, sanki yatakta Özge yatıyor gibi geliyordu. Pikeyi kaldırdığımda içinden çıkacak gibi hissediyordum. Bu evde çok yaşanmışlık vardı. Zaten duramazdım, taşınmak en güzel fikirdi. Duşa girdim ve güzel bir uyku çektim. Erken kalkmaya alışkın olsam da, öğlene kadar uyumuştum o gün. Telefonum üç kez çalmış, Rüya aramıştı. Hemen tekrar aradım. Hemen açmıştı;

– Günaydın uykucu. Uykuyu mu çok özledin sen.
– Ya sorma yorulmuşum baya uyudum. Yeni uyandım aramışsın?
– Evet, ama tanımıyor, kayıt etmedi açmıyor diye düşündüm.
– Ya hayır öyle değil.
– Ahaha biliyorum biliyorum şaka yapıyorum. Uyandığına göre? Bir planın var mı?
– Aslında yok.

Evet yok, hani gözden uzak olan, gönülden de uzak olur derler ya. Aynen öyle, çok haklı bir söz. Cennet bile gitmişti. Yurt dışında İngilizce öğretmenliği yapıyordu. Onunla da görüşemiyorduk. Ulan kimsem kalmamıştı ki, kiminle ne görüşecektim. Zeki vardı sadece, Mete bile arayıp sormadı askerde o kadar.

– Takılalım mı?
– Bana uyar.
– O zaman sizin eve gelip alayım seni yarım saate hazır olur musun?
– Olurum da ne ile alacaksın taksiyle gelirdim ben söyle sen yeri.
– Gerek yok taksiye, arabam var gelirim ben hadi kalk duşunu al, yemek yeme, Dışarıda yeriz.
– Tamam. Görüşürüz.
– Görüşürüz.

Telefonu kapattım ve yatakta gözlerimi ovuşturdum. Yastığıma sarıldım, Özge’nin kokusundan eser kalmamıştı. Tutup yastığı fırlattım. Kızmıyordum ona, o da haklıydı. Kalkıp giyindim. Aşağıya indim.

Annem;

– Oğlum günaydın aç mısın?
– Yok anne arkadaşım gelecek dışarıda yiyeceğim.
– Kuzey, paran kaldıysa babana biraz para versene, gidip aydında ev bulalım bizde.
– Ha bulmadınız değil mi?
– Yok oğlum seni bekledik paramız yokki.
– Doğru tamam ben babama bir kart vereyim gitsin çeksin ondan. 5 bin yeter mi? Fazla yok bende de kalmadı çünkü, okula gidemeyeceğim zaten.
– Devlet üniversitesine gitsen?
– Anne ben ne kazanmışım, sen ne diyorsun. Gitsem ne oda para?
– Doğru.
– Hem aydın gibi yerde nasıl gidip geleceğim sürekli İzmir’e neyse yeter mi 5 bin tl?
– Yeter herhalde.
– Tamam, babama veririm ben hadi görüşürüz.

Kapının önüne çıkıp oturdum. Garaja bakıyordum. Yola bakıyordum. Kumsala bakıyordum. Tüm eski anılar film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu. Özge yengemin yeni numarasını bile bilmiyordum. Aramakta istemiyordum aslında, Gülizar nasıl olmuştu acaba? Ulan bir askere gittik geldik, düştüğümüz duruma bak amına koyayım. Rüya gelmiş, arabanın kornasını çalıyordu. Oturduğum kaldırımdan kalktım, arkamı Rüyaya döndüm. Pantolon vardı üzerinde, üstüne kırmızı bir tişört giymişti. Uçakta ki o sosyetik kızdan eser yoktu anlayacağınız. Bana fark etmezdi aylardır dişi sinek görmemişim, nefes alan her canlıyı sikebilirdim. Rüya gerçekten çok tatlı bir kızdı bugün neden böyle salaş giyindi anlayamadım.

– Uykucu ne haber?
– İyidir seni bekliyordum.
– Geldim, hadi atla.
– Nereye gidiyoruz?
– Önce bir karnımızı doyuralım. Bende çok açım.
– Benim kadar değildir.

Yüzüme bakıp kahkaha attı. Ne anladı acaba. Fark etmez, bugün nasılsa siktirecekti kendini bana, yani onca yakınlaşma boşuna olmamalıydı. Bir lokantaya götürdü Rüya beni. Oturduk bir masaya. Hani esk**en olsa şu fiyatları bile umursamazdım, ama askerden gelmişim, yanında param var yok değil evdekilere 5 bin var dedim. 200 milyar gibi bir parayı askerde yiyecek değilim ya! Hani yiyeceğim bir porsiyon etin fiyatı, iki kilo ete eşit olunca, bir koydu bana bu. Neyse fark ettirmedim kıza bunu, oturduk yedik içtik, hesap kol gibi geldi tabii. Bu lavaboya diye gitti. Ben bir sigara yaktım, Rüya’nın gelmesini bekliyordum. Hesabı ödeyip kalkacaktık. Sigaram bittikten sonra Rüya geldi yanıma. Hesabı ödemek için içeriye gidiyordum;

Rüya;

– Nereye Kuzey?
– Hesabı ödeyeceğim.
– Ben hallettim, gel gidelim.
– Kızım nasıl hallettin? Sorsaydın ya!
– Ne soracağım oğlum ya askerden gelmişsin paramı harcatacağım.
– Oğlum mu?
– Kızım dersen oğlum derim bende.

Yüzüne bakıp gülüyordum. Masadan sigaramı alıp cebime attım. Anahtarı bana attı;

– Al özlemişsindir araba kullanmayı.
– Ya sorma en son tank kullanmıştım.

Kahkaha atarak arabanın yanına oturdu. Direksiyona ben geçtim. Çok lüx bir arabası yoktu, güzeldi yine de.

– Nereye gidiyoruz hanım efendi?
– Benim eve! Kabul edersen tabii?
– Memnuniyetle.

Ulan bulmuşum böle karıyı, sikmeden bırakır mıyım? Tabii diyeceğim elbette. Evini tarif etti, ben arabayı sürdüm. Evine vardığımızda inip kapısını açtım. Teşekkür edip yanaklarımdan öptü, anlamıştım ki bugün boyunca yarrağı yiyecek bu kız. Evine girdik, çok büyük bir ev değildi, sadece kendisi yaşıyordu.

– Ne içersin?
– Bira alırım.
– Tamam, geç otur sen rahatına bak.

Koltuğa geçip oturdum, evi süzüyordum. Elinde iki adet bira ile geldi yanıma oturdu. Birayı kafama diktim içiyordum, elleriyle saçlarımı okşamaya başladı. Birayı ağzımdan çekip kenara koydum. O saçlarından tutup dudaklarına yapıştım. Elinde ki birayı zar, zor masanın üstüne koymuştu. Askerde kadınsız kaldığım günlerin hıncını alırcasına, dudaklarını emiyordum. Bu kadar sert olmamı beklemiyordu ve kendini geriye çekiyor, o geriye çektikçe, ben saçlarından tutup daha sert öpüyordum. Dudaklarını bıraktım, arkaya doğru attı kendini. Yüzüme bakıyor gülüyordu;

– Ne bu şiddet ya!
– Bir şey yapmadım ki daha?
– Alla alla yapsan ne olacak bakalım!

Üstüme gelip, fermuarımı açtı, sikimi sıvazladı ve aşağıya çömeldi. Ağzını araladı, dil darbeleri ile aşağıdan yukarıya dilini gezdirdi. Daha sonra ağzını açtı ve yukarıdan aşağıya ağzına almaya başladı. O kadar özlemiştim ki seks yapmayı, saçlarından tutup, ağzının içine git, gel yapmaya başladım. Baya bir süre yalattıktan sonra, saçlarından tutup kaldırdım. Eliyle ağzında kalan tükürükleri sildi. Belinden tutup pantolonun düğmesini açtım, aşağıya sıyırıp çektiğimde, sütun gibi bacakları karşımdaydı. Bacaklarını öpüyor, ısırıyor, koltuğa oturtuyordum onu. Paçalarından pantolonunu sıyırdım attım. Külotunun üzerinden amını kokluyor, külotunu yan tarafa sıyırıp hafif kıllanmış amının dudaklarını, kasıklarını yalıyordum. Ön sevişmeden sıkılmıştım artık, o sıcak amını hissetmek istiyordum ben. Sikimi çıkarttım ve sulanmış o ıslak amının dudaklarının arasında sürtmeye başladım. Bacaklarını havaya kaldırdı ve içine almasını kolaylaştırdı. Sikim amının içinde kayıyor, sert sikimi vakumluyordu. Gerçekten çok sulu ve sıcaktı, çok hızlı gidip gelmeye başladım içinde. Askerde çektiğim 31 lerin hıncını alıyordum Rüya’dan. Boşalmak bilmiyordum. O pozisyonda ne kadar siktiğimi bile bilmiyorum. En sonunda domaldı ve devam etmemi istedi. Kalçalarını ayırıp amına giriyordum. Gözüm göt deliğini bile görmüyor, o amı bana yetiyordu. Domaldığı pozisyonu bozmadan tüm sıcak döllerimi amına akıtmıştım. Bir süre üstüne yığıldım ve döllerimin en derinlerine akmasına izin verdim. İçinden çıktığımda en ufak dölüm dışarı akmadı. Bir süre dinlendik, konuştuk “harikasın, iyisin vs.” gece yarılarına kadar aklınıza gelecek her şekilde seks yaptık Rüya ile. Yatağında uyuyup kalmıştım. Telefonumu onlarca kez annem, babam aramış duymamıştım. Sabah olmuş, Rüya uyumaya devam ediyordu. Hiç uyandırmadım, kapıyı çekip çıktım evinden. Sokak boyunca yürüyordum. Telefonumu kurcalarken, banka hesabımın online işlemlerine girdiğimde büyük bir şok geçirdim. Sabah benden borç isteyen annem, zaten tüm paramı hacamışlar. Evde odamda bir yere saklamıştım banka kartımı. Bulmuşlar ve amına koymuşlar. İçinde birkaç bin lira kalmış. Benden hala para istiyorlar. Sinirden deliye döndüm. Telefonu kemiriyordum. Tek umudum o bankada ki paraydı ve onu da yemişlerdi. Ne yapacağımı bilmiyordum. Gidip kavga etsem elime ne geçecek? Evi terk etsem ne yapacaktım. En güvendiğim insanlar siktir olup gitmişlerdi hayatımdan. Elimde ki telefona bakıyordum. İçinden hattımı çıkarttım ve kırdım. Telefonu yere çarpıp üstünde zıplıyor, yetmezmiş gibi tutup yerden yere çarpıyordum. Artık hayatımda hiç kimseyi görmek istemiyordum. Nasılsa taşınıyoruz, göremeyecektim. Telefonu kenara bir yere parçalanmış bir şekilde fırlatıp attım. Eve gittiğimde zaten Kamyon gelmiş, beni bekliyorlarmış. Eşyaları yüklemişler, kapıda oturuyorlar. Evi satan alan ev sahibi çıkmalarını istemiş bilmem ne. Kamyona bindik, son kez onca şeyi yaşadığım mahalleme, Özge ile bir çok anımın geçtiği kumsala, garaja her yere bakıyor, Her bölgeyi ezberliyordum. Artık buralara geri dönüşümüz olmayacak, nasıl bir hayat beklediği bile belli değildi beni.

Kamyonun kasasında, rüzgarı hissederek, tüm mahalleyi karış karış ezberliyordum. Artık tüm bunları düşünerek uyuyacağım bolca yalnız gecelerim olacaktı…

31. BÖLÜM SONU

FİNAL !

Gösterdiğiniz ilgi, alaka için hepinize sonsuz teşekkür ederim!

Özge Yengem burada son buldu…

Bu dönemde beni yalnız bırakmayıp, desteklediğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Yeni hikayem de görüşmek üzere…

HOŞÇAKALIN!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 30 Ozge Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 30 Ozge Yengem
Saat gece 11 suları olmuştu ve telefonum çaldı. Alan kodlu numaraydı merak edip açtım;

– Efendim?
– Merhaba iyi geceler Kuzey bey ile mi görüşüyorum?
– Evet benim.
– ***** hastanesinden arıyorum Cennet hanım uyandı. Onu haber vermek istedim. Gelip görebilirsiniz.
– Nasıl? Uyandı gözlerini açtı mı?

Mete ile Zeki pür dikkat beni dinliyorlardı.

– Evet uyandı, hatta sizi sordu.
– Tamam hemen geliyorum hemen.

Telefonu kapatıp cebime koydum;

– Beyler kalkın Cennet uyanmış, hadi hastaneye gidiyoruz.

Mete;

– Oh sonunda bir iyi haber.

Mete Zeki’nin kolundan tutup asıldı, ayağa kalkmış gidiyorduk. Zeki birden durdu;

– Durun hacı gülleyi unuttuk!

Koşarak geri döndü. Ferhat için açıp kaldırımın üstüne koyduğu birayı eline aldı;

– Kalk hacı gülle kalk, Cennet uyanmış amına koyayım.

Bira şişesini eline aldı ve yanımıza koşmaya başladı. Tedirgin gözlerle Mete ile bakışıyorduk. Sinirleri bozuktu tabii, birayı kafasına dikti, yanımıza geldi Zeki. Mete koluna girdi ve arabaya binip hastaneye gittik. Koşarak içeriye girmiştim. Danışmada ki kadın beni beklercesine, yanıma geldi ve odayı gösterdi. Zeki elinde bira şişesi ile girmişti hastaneye. Koşarak odasının kapısını açtık. Cennet’in baş ucuna gittim. Elini kaldırmaya hali yoktu. Yanında doktor vardı. Cennet’in saçlarını okşuyordum. Ayak uçlarında Mete ve Zeki vardı.

– Çok korkuttun bizi.
– Çok mu meraklandırdım sizi.
– Evet, özür dilerim yetişemedim.
– Suçlama kendini. Böyle olması gerekiyormuş.
– Yaşadığına çok sevindim. Tekrar tutundun hayata.
– Yaşıyorum değil mi? Korkunç bir kazaydı Kuzey.

Ağlamaya başladı. Doktor geriye döndü, kapıdan çıkacaktı. Zeki’nin elindeki bira şişesini gördü;

– Hastanın yanına alkol ile mi giriyorsun?

Zeki boş gözlerle elinde ki bira şişesine baktı. Yan tarafta duran çöp kutusuna içindeki birayı boşalttı ve şişeyi doktora gösterdi;

– Alkol şişesi değil! Ferhat bu! Ferhat. Arkadaşım o benim!

Cennet Zeki’yi dinliyordu. Anlam verememişti. Mete Zeki’nin koluna girdi;

– Tamam Zeki’cim gel oturalım şuraya.
– Ferhat oğlum bu geçmiş olsuna geldi Cennete alkol şişesi diyor kamil ya!

Zeki banka oturmuş, elinde ki şişeyi tutuyordu. Cennete tekrar döndüm;

– Merak etme iyi olacaksın. Birkaç gün sonra görüşemeyeceğiz, askere gidiyorum. Sana söz veriyorum yalnız bırakmayacağım seni. Yalnız kalmayacaksın tamam mı?

Tamam dercesine ağlıyor, başını sallıyordu. Alnından öptüm ve odasından çıktım.

Mete;

– Doğru düzgün sevinemedim bile lan! Oğlum şaka gibi hala aklım almıyor Ferhat’ı bugün toprağa gömdük lan.
– Sorma kanka sorma, aynı durumdayım. Neyse hadi dağılalım evlere artık. Rahat uyuyamacağız ama dinlenmemiz lazım. Hadi Zeki kalk. Zeki!

Zeki elinde ki bira şişesini sıkıca tuttu. Bizimle birlikte dışarıya çıktı. Yanımızdan ayrıldı. Arkasından seslendim;

– Zeki nereye gidiyorsun? Eve gideceğiz gelsene.

Zeki elinde ki şişeye bakarak yürüyordu;

– Yok hacı gülle, ben Ferhat ile oturacağım biraz daha. Gidin hadi siz. Gidin… gidin…

Arkasından gidiyordum Mete kolumdan tuttu;

– Bırak abi gitsin kafayı toplar biraz.
– Bir şey yapmasın la bu deli? İyice uçtu kafası.
– Yapmaz kanka hadi eve bırakayım seni.
– Peki gidelim hadi.

Yol boyunca ölümün her an yanımızda olduğunu düşünüyordum. Ben Cennet ölecek diye beklerken, aylarca komada yatması yüzünden kırılan umudum, mantıklı düşünmüyordu artık aklım. Açıkça ümidimi kaybetmişken, birden Ferhat’ın acı ölümüyle yıkılmıştım. Bugün ise, umudumu kaybettiğim kişi, ölecek kesin dediğim kişi, ilk günkü gibi hayata tekrar açmıştı gözlerini. Zayıflamış, dudakları kurumuş, gözleri morluk içerisinde, yeniden doğmuştu. Ferhat hiç beklemediği, ummadığı anda yakalanmıştı Azrail’e. Ölüm bu kadar soğuktu işte. Kimin ne zaman öleceği, nerede öleceği hiç belli değildi. Öldü gözüyle baktığın insan hayata yeniden doğarken, daha hayatının en başında, genç yaşında toprağa gömmüştük Ferhat’ı. Aklımı oynatacak gibi olsam da güçlü olmaya çalışıyordum. Eve varmıştık Mete’nin dürtmesi ile kendime kendim;

– Kanka geldik.
– Ha eyvallah kanka hadi görüşürüz.
– Eyvallah.

Arabadan indim kapısını kapattım. Mete gidiyordu, arabanın arkasından baktım ona. Aklıma Ferhat’ın İlayda’yı uğurlarken söylediği söz geldi aklıma; “kanka grup dağılıyor be” demişti Mete’ye. Kaldırıma oturup ağlamaya başladım. Grup işte şimdi dağılmıştı. Evin kapısı açıldı ve Özge yanıma geldi. Kaldırıma, yanı başıma oturdu. Elini başıma atıp göğüslerine yatırdı. Saçlarımı okşuyordu. Küçük bir çocuk gibi ağlıyordum. Sakinleştirmeye çalışıyordu beni. Elimden tutup kaldırdı ve eve soktu. Babam uyumamış, koltukta oturmuş, içkisini içiyordu. Özge odamıza çıkarttı ve üstümde ki kirli tişörtü çıkarttı. Toz, topraktı hep üzerim. Beni soydu ve elimden tutup duşa soktu. Ilık suyla yıkadı ve küçük bir çocuğa gösterdiği ilgi gibi üzerime titreyerek giydirdi beni. Elimden tutup yatağa yatırdı. Pikeyi üstüme örttü ve saçlarımı okşayarak baş ucuma oturdu. Sıcak suyun etkisiyle iyice mayışmıştım. Gözlerim kayıyor, göz kapaklarım kapanıyordu. Kendimden geçmiş uyuyordum. Gördüğüm rüya ile sıçrayarak uyanmıştım.

Rüyamda;

“Ferhat ile birlikte geçirdiğimiz okul yıllarımız, gittiğimiz partiler, siktiğimiz kadınlar gözümün önüne geldi hep. Sürekli Ferhat ön plandaydı. Dayımı dövdüğü o sahne, Zeki’yi kaldırdığımız hastane olayları. Her şeyi görüyordum rüyamda. En son mezarlığın başında oturuyordu Ferhat. Kendi mezarının başında çömelmiş, ellerini birbirine bağlamış, mezarını izliyordu. Yanına gidip omzuna elimi attığım anda kaybolmuştu.”

Sıçrayarak kalktım yataktan. Terlemiştim. Zeki’nin sesini duyuyordum aşağıda.

– Aloow hacı gülle, hadi mangal yapacaz, yarın gidiyoruz ne bu miskinlik aloow!

Babam;

– Çık uyandır bari oğlum kalkacağı yok.

Kapıdan çıkmıştım. Zeki ile merdivenlerde karşılaştık. Mete koltukta oturuyordu. Babam arabaya mangal yapacağımız etleri, malzemeleri taşıyordu. Özge ve Gülizar aracın içindeydi. Zeki elinde ki bira şişesiyle bana bakıyor gülüyordu;

– Amma uyudun be hacı gülle, hadi kalk mangala gidiyoruz.

Elinde ki şişeye çarptı gözüm. İçini kum doldurmuş. Sıkı sıkı tutuyordu.

– Zeki o elinde ki ne? Neden kum doldurdun?
– Sizde Ferhat’ı tanımaz oldunuz ya! Hacı gülle Ferhat bu! Gece gittim mezarından kum aldım koydum şişeye. Bundan sonra hep yanımızda kardeşim!

Şişeyi havaya kaldırdı ve ona bakarak konuştu;

– Öyle değil mi len Fero, hacı gülle seni. Hadi gidiyoruz hadi.

Kolumdan tutup çekiştiriyordu. Mete’ye baktığımda Zeki için kafayı yedi işareti yapıyordu eliyle. Dudaklarımı sıktım ve aynen öyle dercesine başımı salladım.

Mete’nin arabasına bindik, arkadan babam bizi takip ediyordu;

– Nereye gidiyoruz peki?

Mete;

– Bizim bahçeye kanka. Benim ailem Zeki’nin, Ferhat’ın ailesi orada. Yarın askere gidiyoruz ya toplandık ailecek, zaman geçirelim diye.
– İyi düşünmüşsünüz kim planladı bunu?
– Ferhat’ın babası. Oğulu gibi görüyor adam artık bizi iyice.
– Yazık adama. Oğlu yaşasa bizle bir gidecekti askere.

Zeki araya girdi lafa;

– Gene gidecek. Ben yanımda götürecem Fero’yu.

Şişeye bakarak;

– Öyle değil mi lan Fero, Hınzır seni.

Şişeyi okşuyor, bağrına basıyordu. Mete’lerin bahçesine gelmiştik. Araçtan indik ve babama yardıma gittik. Bagajdan etleri falan aldık. Özge’ye sarıldım ve ilerledik. Bahçeden içeriye girdiğimiz de mangal koyulmuş. Ferhat’ın babası bir köşede Mete’nin babası ile konuşuyordu. Zeki’nin babası etleri pişiriyor, kadınlar bir yerde oturuyordu. Annem ile Özge ve Gülizar kadınların yanına gitti. Biz gençler olarak oturuyorduk. Zeki ayağa kalktı ve bağrına bastığı şişeyi, sandalyenin üstüne koydu;

– Sen burada bekle hacı gülle, geleceğiz birazdan yanına et yiyeceğiz. Babama bakayım ben!

Babasının yanına gitti Zeki, onunla birlikte et pişiriyordu.

– Oğlum Zeki harbiden uçtu iyice.
– Sorma abi kafayı yedi adam. Ferhat olarak görüyor, elinde ki şişeyi.
– İyi bir şey değil ama bu kanka.
– Boşver bırak kendi haline.

Zeki’yi izliyorduk. Mete’nin babası bize seslendi.

– Askerler ne yapıyorsunuz orada! Gelsenize yanımıza.

Mete’nin dizine vurdum hadi kalk diye. Yanlarına gittik, Ferhat’ın babası ağlayarak bizlere sarıldı. yanına oturduk. Ferhat’tan bahsediyorduk. Koca adam ağlayarak anlatıyordu oğlu ile olan anılarını, Ferhat’ın küçüklüğünü anlatıyordu. Zeki sandalyenin üstüne koyduğu şişeyi eline alıp yanımıza geldi. Artık sinirim bozulmuştu Zeki’nin bu hareketlerine. Zeki’nin gözümün önünde kafayı yemesine seyirci kalamazdım. Ayağa kalktım ve Zeki’nin üstüne doğru yürüdüm;

– Ne yapıyorsun ulan sen!

Zeki yüzüme bakıp gülüyordu. Herkes bize bakıyor, bizi dinliyordu.

– Ne yaptım hacı gülle? Ne oldu ki?

Elinden şişeyi aldım ve havaya kaldırdım;

– İçine kum doldurduğun şişeye Ferhat diyorsun. Delirdin mi oğlum sen? Ferhat mı bu? Öldü lan Ferhat öldü!

Zeki sinirden çılgına döndü. Üstüme doğru koştu ve kafasını karnıma vurup yere düşürdü beni. Elimden şişe yere düşmüş, kırılmıştı. İçindeki kumlar yere saçılmıştı. Zeki yerde birkaç yumruk attı bana ve üstümden kalktı. Yanımıza Mete koştu, Zeki’nin babası yanımıza geliyordu. Çok sert vurmuştu, karnımı tutarak yere çömelir vaziyette oturdum. Karnımı tutuyordum. Zeki panikle deli gibi davranıyor, yerde kırılan şişenin içine kumları tekrar doldurmaya çalışıyordu.

– Ferhat! Uyan lan! Ferhat ölme oğlum kalk lan! Ölme Ferhat! Kanka! Hacı gülle ölme be gel hacı gülle!

Ağlayarak haykırıyor, yerden topladığı kumları, kırılmış şişeye sokuyor, kırık şişeden tekrar kumlar yere dökülüyordu. Karnımı tutuyor Zeki’yi izliyordum. Babası kolundan tutup kaldırdı Zeki’yi. Zeki babasının kolundan sıyrıldı bana doğru koşmaya başladı. Öfkeyle üstüme doğru koşuyordu, tekrar vuracak diye kendimi sakınıyordum. Yere çömelip boynuma sarıldı;

– Öldü Kuzey’in oğlu Ferhat öldü lan! Kardeşim öldü oğlum!
– Tamam sakin ol Zeki tamam kardeşim.

Onunla birlikte ağlıyordum. Saçlarını okşuyordum. Ferhat’ın babası Zeki’nin koluna girdi ve yerden kaldırdı. Zeki’yi çekti ve sarıldı. konuşuyorlardı. Mete’nin babası yerden kaldırıp iyi olup olmadığımı sordu. Özge yanımdaydı. İyi olduğumu söyledim. Karnım acımıştı sadece. Sandalyeye geçip oturdum. Özge bir bardak su verdi. Onu içtim ve merak etmemesi gerektiğini söyledim. Kadınların yanına tekrar gitti oturdu. Bugünü zor da olsa geri de bırakmıştık. Telefonlarım hiç susmuyor, Merve, Nur herkes uğurlamaya geleceğini merak etmememi söylüyordu. Mete ve Zeki’nin kolundan tuttum, kenara çektim. Hastaneye gideceğimi gelip gelmeyeceklerini sordum. Cennet’in daha Ferhat’ın öldüğünden haberi bile yoktu. Çocuklar “tabii ki de geleceğiz” dediler ve Mete’nin arabasına binip hastaneye gittik. Cennet kalkamıyor, yatakta yatıyordu.

– Hoş geldiniz gençler. Demek yarın yolcusunuz. Keşke ayağa kalkıp uğurlayabilsem seni.

Yolda aldığımız çiçekleri Cennet’e verdik.

– Sorun değil canım, sen yeter ki kalk artık şuradan.
– Kalkacağım inşallah. Hani Ferhat? O hayırsız gelmedi mi? Yanıma da uğramadı hiç

Gözlerimiz dolmuş, Cennet’in suratına bakıyorduk. Zeki dışarıya çıktı. Mete ile ikimiz kalmıştık;

– Çok hayırsız ya, onca gün gelmedin, madem şimdi gel yarın askere gideceksin. Hem sizden ayrılmazdı o neden yok yanınızda? Geçen seferde yoktu? İyi mi Ferhat?

Yanına yaklaştım dudaklarım titriyordu;

– Şey Cennet, aslında Ferhat artık gelemez.
– Nasıl? O ne demek Kuzey?
– Ferhat motor kazasında öldü. Yaklaşık bir hafta önce.

Cennet elinde ki çiçekleri yere düşürmüştü. Boş gözlerle suratıma bakıp kekeliyordu;

– Ne? Nasıl? Ferhat? Öldü? Aman Allahım! Yok olamaz o çok genç daha ölemez yok!

Yanına gidip baş ucuna oturdum. Ağlıyordu, sakinleştirmek için saçlarını okşadım. Yüzüne kapandım.

– Ölümlü dünya Cennet. Biz sen öleceksin sanıyorken, hiç beklemediğimiz anda Ferhat öldü.

Boynuma sarılmış ağlıyordu. Onu sakinleştirdim, vedalaştık. Hastaneden ayrılmıştık. Zeki önden gidiyor konuşmuyordu. Mete, Zeki ve ben üçümüzde ayrı yerlerde yapacaktık Acemiliği. Evlerimize dağıldık. Gözüm hiçbir şey görmüyordu. Ne seks, ne Özge ne de Gülizar o gün ailemle birlikte gece yarısına kadar oturduk. Gece yarısı uyudum ve sabah babamın sesiyle uyandım. Artık yolcu yolunda gerek, uyanmış, valizimi sırtıma almıştım. Fazla bir şey götürmüyordum. 3 ay sonra geri gelecektim zaten. Küs olduğum annem boynuma sarılıp ağlıyordu. Özge ağlıyordu. Sanki evden cenaze çıkıyor 3 ay sonra gene göreceksiniz diyordum. Zor da olsa vedalaştık. Arkadaşlarımla buluştum ve onlarla da vedalaştım. Babam bir araba bulmuş, araca atladık ve Manisa’nın yolunu tuttuk. Hiç bilmediğim, görmediğim yerlerdi buralar. Kırkağaç’a yaklaştıkça “ÖNCE VATAN” Tepesini görüyordum. Dedim yarrağı yedin oğlum çok tırmanacaksın bu dağa…

Babamda ile Nizamiye kapısında vedalaşmıştık. Çantamı orada ki askerlere verdim. İçini arıyorlardı. Belgelerimi verdim ve içeriye girdim. Bankların olduğu bölüme çantamı aldım ve ilerledim. Bölük numaram yazan bir kağıt vardı elimde. Bankların önünde askerler elinde pankartların içinde bölük numaraları yazıyordu. Kendi bölük numaramı görüp yanlarına gittim. Beklememi söylediler. Bir sigara yaktım ve oturdum banka. Yanıma devrelerim oturdu. Aynı bölükte olacaktık. Böylece askerlik maceram da başlamış oldu…

ASKERLİK İLE OLAN BÖLÜMÜ ATLAMAYI DÜŞÜNÜYORUM, ZATEN YAZSAM BİR BÖLÜM ANCA ÇIKARTIRIM O YÜZDEN DİREK ASKERDEN GELDİĞİM İLE BAŞLAYACAĞIM DEĞERLİ OKURLAR. ASKERDE GEÇEN, GEÇMİŞ 1 SENEYİ KALEME ALMAYACAK, TAMAMEN ASKERDEN DÖNÜŞÜMDE NELER OLUP, BİTTİĞİNİ YAZACAĞIM! YARIN HASTANEYE GİDİYORUM. BU BÖLÜMÜ SEZON ARASI GİBİ DÜŞÜNÜN. BU HAFTA İÇERİSİNDE YENİ BÖLÜMÜ YETİŞTİREMEYEBİLİRİM.

SABIRLA BEKLEDİĞİNİZ, VE GÖSTERDİĞİNİZ İLGİ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM! BİLİYORUM BURASI ABAZAN SİTESİ, BURADA PAYLAŞILAN HİKAYE SİKTİM, SOKTUMLU OLMAK ZORUNDA! AMA SİZLER BENİM HİKAYEMİ OKUYORSANIZ, BU ABAZANLARIN İÇERİSİNDE YER ALMIYOR, SİKTİM, SOKTUMDAN DAHA ÖTE ŞEYLER BEKLİYORSUNUZ. BEN PROFESYONEL BİR YAZAR DEĞİLİM. EĞİTİMİM YOK. BİR HATAM KUSURUM VARSA AFFOLA. TEKRARDAN TÜM DEĞERLİ OKURLARIMA TEŞEKKÜR EDER, KEYİFLİ GÜNLER DİLERİM.

YENİ BÖLÜMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE…

30. BÖLÜM SONU…

DEVAM EDECEK…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort istanbul travestileri istanbul travestileri ankara travestileri ensest hikayeler pendik escort antep escort gaziantep escort adapazarı escort adapazarı escort buca escort izmir escort üsküdar escort izmir partner kayseri escort izmir escort malatya escort bayan kayseri escort bayan eryaman escort bayan pendik escort bayan tuzla escort bayan kartal escort bayan kurtköy escort bayan ankara escort canlı bahis şirketleri canlı bahis siteleri kaçak bahis kaçak iddaa canlı bahis güvenilir bahis sakarya escort görükle escort bursa escort görükle escort bayan