Arkadaşımın bakire akrabasını götten siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

evde oturmuş tv izliyordum o sırada yolds.
com arkadaşımın seksi akrabasını düşünüyordum ne zaman onlara gitsem mini etek giyiyordu sanki gel beni sik diyordu neyse evde oturmuş onu düşünüp 31 çekip boşaldıktan sonra kapı çaldı bizimkiler geldi sandım kapıyı açtım seksi kız karşımdaydı bizde gün var size geldim dedi aldım içeri onu kumanda kavgası yaparken memelerine elim çaprtı oda yarağıma elini vurdu ödeştik dedi sonra zaten akışına bıraktım bakireyim deyince götünden siktim

onlara her geldiğimde altındaki mini etek sanki benim için giyilmiş gibi duruyor, sanki abisi yokken her an bana verecekmiş gibi bakıyordu, bir gün evde yalnız otururken aklıma o geldi ve elime alarak otuz bir çekmeye başladım, onu düşünmem bile beni neredeyse boşaltacaktı, elime aldım ve boşalmamak için kendimi zor tutuyordum, bir süre sonra onu siktiğimi hayal etmeye başladım ve çok geçmeden de boşaldım, elimi falan yıkamak için banyoya gittim,

bursa escort sonra içeri geldim ve tekrar televizyonun başına geçtim, çok geçmeden kapı çaldı, bizimkiler geldi sanmıştım ama gelmelerine de daha vardı, kapıyı bi açtım ercümentin kız kardeşi, onu görünce heyecanlandım ve şaşırdım, buyur ne istemiştin dedim ve oda annen bizde oturuyor , bütün kadınlar toplanmışlar saçma sohbetlerini yapıyorlar , benimde canım sıkıldı yanına geldim , beraber oturalım mı dedi, bende tabi gel içeri dedim ve içeri aldım, altındaki kot pantolonundan kabak gibi ortaya çıkan götü direk gözüme çarptı ve içeri buyur ettikten sonra arkasından uzun uzun baktım, çok seksi görünüyordu, tam sikişmelik bir kızdı

içeri geçtik ve televizyon izlemeye başladık, bir süre sonra kumandayı eline aldı ve değiştirmeye başladı, bende sırf sohbet olsun diye neden değiştirdin aç tekrar orayı dedim, oda inat etti ve açmayacağını söyledi, escort bursa sonra üzerine gittim ve elinden kumandayı almaya çalıştım, ben almaya çalışırken oda bana engel oluyordu, biden elim kızın memelerine gitti ve sıkı sıkı memelerini avuçladım , ben öyle yapınca direk gözlerimin içine baktı ve yavaş ya diyerek elini aletimin üzerine attı ve sıktı,

ben irkildim ve geri çekildim, oda bana bakarak ödeştik dedi ve gülümsedi, sonra ben dayanamadım ve tekrar memelerine attım elimi ve sıkmaya başladım , oda elini sikimin üzerine atarak okşamaya başladı, bir kaç saniye sonra böyle oluyor çıkar elime ver dedi bende hemen sikimi çıkardım ve eline verdim, biraz okşadıktan sonra sikimi yalamaya başladı, ağzını içine almıyordu ama diliyle sanki dondurma yalar gibi sikimi yalıyordu, çok güzel bir duyguydu, sonra ellerimle başını sıkı sıkı tuttum ve hadi ağzına al tamamen dedim, oda tamam diyerek sikimin hepsini ağzına bursa escort bayan soktu ve hiç dışarı çıkarmadan emmeye başladı,

biraz önce otuz bir çektiğim için hemen boşalmamıştım ve bir süre sonra sikimi ağzından çıkartarak sende beni yalamak istemezmisin dedi, bende tabiki dedim ve pantolonunu çıkarmasını söyledim, pantolonunu çıkardıktan sonra iç çamaşırını da ben çıkardım , kanepeye oturtarak bacaklarını omuzuma aldım ve amcığını emmeye başladım, ben emdikçe kız ıslanıyor ve koltuğa doğru akıyordu, çok azmıştı ve bir yandan inliyor bir yandan da parmaları ile göt deliğini ve amını okşamaya çalışıyordu,

sonra bacaklarının arasında başımı çıkardım ve sikimi elime alarak içine almak ister misin diye sordum, bakire olduğunu ama arkadan sikebileceğimi söyle, bende öyle yaptım, kanepeye doğru domalttım ve elimle sikimi onun göt deliğinin üzerine koydum, bir kaç denemede giremedim sonra göt deliğinin üzerine tükürdüm ve sikimin başını iyice dolaştırdım , göt deliği tam kıvama gelince de sikimi götünden içeri doğru itekledim, çok zorlanmamıştım , yani daha önce sikilmiş bir göt olduğu her halinden belliydi, ben onu götten sikerken oda amcığını parmaklıyor ve daha çok zevk alıyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yolda tavladım asansör boşluğunda siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

çorumda geziyordum işlek caddesinde kapalı kadın yolds.
com dikkatimi çekti göz göze geldik gülümsedi bende peşine takıldım takip ettim bir iş hanının önüne gelince gel gel dedim geldi girdik pasaja asasörle en üst kata çıktık asarsör odasının önünde merdivenlere de sevişmeye başladık sonra hadi dedi birine yakalanmadan sikişelim eteğini kaldırdım amına soktum amından bursa escort çıkartıp mermere boşaldım sonra giyindik gitti bir daha görmedim

Asansorde opusmeye goguslerini oksama ya felan devam ettim.
son kata ciktik asansorle.
bulundugumuz is merkezinin.
Cati kati kilitliydi ama cati kapisinin o ara cok musatti.
Oraya oturduk opusmeye escort bursa devam eettik.
ben ustunde ceket gibi bisey vardi onu cikardim buluz la kaldi ve yumusacik goguslerini oksuyordum ve buluzunu eteginden yukari cikartdim eve sutyeni ile kaldi sutyenide indirdim asagiya ve goguslerini opmeye yalamaya basladim.
az merdinenin alt basamagina bursa escort bayan inip etegini.
Az yukari cekip bacaklarini opmeye basladim cok zevk aliyordu cok guzeldi.

Sonra hemen isimi aceleden halledem kimseye yakalanmayalim diye kot pantolonumu indiripkilodumdan sikimi cikardim ve amina dordu uzandim.
Gozlerime bakiyordu.
gozlerinin ici parliyordu ve buyuk bi zevkle icine girdim.
.
ahhh dedi ve icinde gidip gelmeye basladim.
cok muthis bir zevkti.
Aminin icinde gidip gelirken dudaklarina yumuldum cok guzel zevk aliyorduk.
O orgazm oldu bende amindan cikartip merdivenlere bosaldim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gözleriyle bile beni ayakta sikti resmen

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

sizlere anlatacağım anımı yazarken takma ad yolds.
com kullanacağım ayşe ben otobüste gezmeye gidiyorduk yaşlı adam binince yer verdi arkadaşım adam yanıma oturdu bursa escort 55 yaşlarında var yanıma oturdu ben dışarı seyrediyordum camdan yansımasını escort bursa gördüm adam bacaklarıma bakıyordu sonra inicem diye kalktım adamda kaltı arkamdan bursa escort bayan kalkmış yarağını bana değdiriyordu bir şey diyemiyordum hoşuma gidiyordu cunki sonra takip felan etti

penisi arkama deydi çok sert bir şeydi çok utandım ama çok etkilendim ilk defa böyle bir şey geliyordu benim başıma daha sonra indik yürüyoruz arkamdan geliyordu oda sonra bir köşe yerde ona domaldım ve iki posta verdim sikti beni.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sarhoşken elledim evine bırakınca yüzüme vurdu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

kadınları alıp eğlence merkezine gittik gece geç saatlere yolds.
com kadar içip sarhoş oluncada evlerine cıkarmak zorunda kaldım ama barda dans ederken de mehtapa tav olmuştum barda kız ayarlayamayınca mehtapla idare ettim her yerine dokundum fark ettirmeden ama evine cıkarınca alkolun de etkisiyle açık sözle yüzüme vurdu sana fırsat dedi kal burda tadımı çıkart oda yarak istiyordu bizimkilere siz gidin bende burdayım dedim odasında sevişmeye başladık onun dediklerini yaparak onu mutlu ettim

ama kalktığı zaman pantolonumdan rahatlıkla belli olur saat 02.
00 civarı izmir escort dediler artık evlere gidelim önce sermin ve mehtabı bırakıcaktık 2 si de iyicene zoom olmuşlardı sermin balanın evi de 7.
kattaydı ben teyzeme dedim ben onları eve çıkariyim oyle geliyim eve çıkardım sermin ablayı yatağına yatırdık sora mehtap abla kendini koltuğa attı bana dedi teyzene söyle merve ablan(sermin ablanın kızı)bu gece gelmicekmiş sermin abla falan korkuyo ben bu gece burda kalıcam de dedi ben de balkondan teyzeme aynen soyledim bunu o da bana sabah erken gel ama dedi olur diyerek girdim konak escort içeri mehtabın yanına oturdum bi kaç dk.
birbiirmize baktık daha sonra mehtap birden dudaklarıma yapıştı dedim dur napıyosun dedi ben salak deilim annamadımmı sanıyosun

dışarı çıktıımızdan beri beni elliyosun al işte sana fırsat dedi ben de benm daha hiç tecrübem yoq pek fazlla şey bilmiyorum dedi buna karşılık mehtp da bana ben sana öğretirim dedi oyle deyinde deim başlayalım o zaman birbirimizin dudaklarına yapıştık çilekli parşlatıcı sürdüğü için öpüşürlken ağzıma çilek tadı geliyordu alsancak escort ben hemen bluzunu çıkardım göğüsleri kilodan sarkmıştı biraz ama çok büyülkerdi hemen emmeye başladım ilk defa böyle bi şey gelmişti başıma hadi bırak göğüslerimi amımı yala dedi ben de patron sensin dedim ve pantolonunu çılarmaya başladım siyah boxer tarzı dantelli bir iç çamaşırı giymişti bole iç çamaşırlarını çok severdim dedim dur iç çamaşırını çıkarmicam bi makas aldım ve apış arasını göt ve am deliğini görücek şekilde kestim ve kesikten yalamaya başladım çok süper bir duyguydu benim için daha sonra dedi daha fazla dayanamıcam gir içime ben de olur abla sen iste yeterki dedim penisim fazla büyük olmadığı için hemen girdi bi 10 dk.
siktikten sonra ağzına aldı mükemmel şekilde yalıyordu benim ufaklığı titreyerek boşaldım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kaldığım apartmanın genç görevlisiyle

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Evimde tadilat olduğu için yakınımın evine yolds.
com yerleşmek zorunda kalmıştım bende çalıştığım işten dolayı mini etek gömlek topuklu ayakkbı giyer milletin bana sikecekmiş gibi bakması benim hoşuma giderdi kaldığımız apartmandaki yönetici nin de bana olan ilgisi hoşuma gitmişti elimde paket görünce yardıma koşmalar iltifat etmeleri felan iyice tav olmuştum kapıdan girerken ayağım burkuldu bu hemen geldi eve izmir escort kadar yardım etti bileğime masaj yaparken bıraktım kendimi onun ellerine

gün sonra samimi olmaya başladık.
.
çok şanşlı bir kocanız var çok güzelsiniz demeye başladı ben teşekkür ettim.
Ertesi gün çok seksisiniz kocanız sizi nasıl yalnız bırakıyor falan demeye başladı.
Açıkçası ilgisi hoşuma gidiyordu.
Ben de bunu kudurtmak alsancak escort için sütyen giymeden giydiğim tişörtle göğüs uçlarımı görsün diye kapıya sipariş için çağırmaktan tut,mini şortla aşağıya elektrik için yardım istemeye inmeye kadar bir sürü numara yapıyordum.
Pantolunun önünün kabarması bana ayrı bir haz veriyordu.

O hafta sonu ablam yoktu.
Ben de alışverişe çıkmış uzun siyah buca escort topuklu ayakkabılar almış ve denemek için giymiştim.
Mini eteğim ile çok güzel olmuştu.
Bu beni kapıda görür görmez elime atlayıp poşetleri aldı.
Aylin hanım harikasınız bu ayakkabılar da çok yakışmış dedi.
Teşekkür ettim ama asansöre doğru giderken ayağım burkuldu.
Acaip bir acı duyuyordum.
Bunu görünce hemen belime sarıldı ayağıma basamıyordum.
Durun ben sizi taşırım dedi.
Beni kucağına almaya çalışırken bacaklarımı sıkıyordu.
Dur ben yururum desemde çok acı vardı.
Ona yaslanarak seke seke yürüyordum.
Acıdan hiç bir şeyi gözüm görmüyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış!
Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış! (1)

Mutaassıp bir çevrede yaşayan bir insanım. Evliyim, monoton bir hayatım var. En iyi ve çocukluk arkadaşım Nizamettin’le çok uzun zaman sonra tekrar bir araya gelmiştik. Nizamettin, boşanmış, yalnız yaşayan, 40’lı yaşlarda, hayatı dolu dolu yaşayan değişik bir tipti. Bizim hayat görüşümüze ters bir hayatı vardı.

Bizim evde oturmuş, eski günleri yad etmeye başlamıştık. Karım bizim yanımızda çok fazla zaman geçirmiyordu. Fakat birkaç kez Nizamettin’in bakışlarını karımın üzerinde yakaladım. Karım, 34 yaşında, çok güzel olmasa da, balıketli, tipik Anadolu kadınıydı. Her zaman kapalı tesettürlü bir kadındı. İlk başlarda biraz şaşırmış ve kızmıştım. Normal şartlarda evimize çok fazla misafir gelmezdi. Bu duruma çok alışık değildik, hem karım hem ben. Mutaassıp derken öyle çokta sofi değilim, arada sırada içiyorum. Arada sırada kaçamak yapmak istiyorum, ama şartlar buna müsait olmuyor.

Nizamettin’le o akşam içiyorduk. Karım tam tutucudur, bize biraz da kızgınlıkla bakıyordu. Zaman ilerleyip kafalarımız iyi olmaya başlamıştı. Eski muhabbetlerin biri açılıp bir kapanıyordu. Nizamettin bir ara tuvalete kalktığında, karım sinirli bir şekilde yanıma geldi ve “Ne oluyor? Kim bu adam? Neden geldi? Niye içiyorsunuz? Ne zaman gidecek?” diye soru yağmuruna tuttu. Karımı susturmaya çalışıyordum, ama nafile. Ortamdan, belki de Nizamettin’den rahatsız olmuştu.

Aradan neredeyse 10 dakika geçmiş, Nizamettin henüz tuvaletten gelmemişti. Karım söylene söylene çıkarken, Nizamettin salona girdi. Salondan çıkmakta olan karıma arkasından bakarak, “Yengeyi kızdırdık Bekir, sopa yemeyelim!” dedi. “Sen ona aldırma, pek alışık değil böyle şeylere!” dedim. Masaya otururken dikkatimi çeken bir şey oldu. Nizamettin’in önü şişkin duruyordu, ama farklı bir şişkinlikti bu. Siki kalkık değildi, cebine bir şey koyulmuş gibi önünde bir kabarıklık vardı. Pek önemsemedim o anda. Karımın limon satan suratından sonra biz de daha fazla oturmadık zaten. Nizamettin evine gitti.

Yatağa yatmış karımın gelmesini bekliyordum. Karım elinde küçük bir poşetle geldi. Poşeti yatağın altına bırakıp, sinirli bir şekilde yatağa girdi. Susmak bilmiyordu. “Yeter artık, uyusak. Sabah erken kalkacağım!” dedim. Karım, “Bak bir şey anlatacağım, iyi dinle, tamam mı?” dedi. “Anlat, başımı şişirdin zaten yeterince!” dedim. Karım, “Senin bu arkadaşın, Nizamettin midir nedir, her ne boksa, hem hırsız hem de sapık!” dedi. “Ne diyorsun sen be?” dedim. Karım, “Öyle işte, dediğim gibi, hem sapık hemi de hırsız!” dedi. Şaşırmış gözlerim açılmış yatakta doğrulmuştum. “Anlatsana, sen ne diyorsun?” dedim.

Karım, “Akşam çamaşır yıkadım, biliyorsun. Bir tane külodum, bir tanede eşarbım kayıp! Makineden yıkanmışları çıkardım, sepete koydum, asacaktım, o ara bu adam tuvalete girdi. Sonra makineye yeniden kirlileri dolduruyordum ki, kırmızı eşarp yok! Ama eminim ben, yıkayacaktım, kirli sepetine koymuştum. Sonra sepetin dibine sıkıştırılmış siyah saten eşarbımı gördüm, içinde de beyaz külodum. Senin bu arkadaşın şey yapmış… 31 çekmiş ve külodumla eşarbıma boşalmış. Sen inanmazsın diye yıkamadım, aha burada, poşetin içinde!” diye yerden aldığı poşeti bana gösterdi. Şok bir haldeydim, en yakın arkadaşım benim evimde 31 çekmiş ve karımın en mahrem giysilerine boşalmıştı. Ne yapacaktım şimdi?

Karım konuşmasında devam ediyordu. “Sonra yıkanmışları asarken farkettim, kırmızı külodum yok! Anladın mı ben niye bu kadar kızgınım! O an tatsızlık çıkmasın diye bir şey demedim, önce seninle konuşayım dedim, ne yapacağız Bekir?” dedi. Aynı soruyu ben de kendime sorarken karımla göz göze geldik. Sikim kalkmaya başlamıştı. Başında beyaz tülbendi ve üzerinde de beyaz tek parça geceliği vardı. Geceliğin altından büyük göğüsleri görünüyordu. Sutyen giymemişti. Ellerimi geceliğin üzerinden göğüslerine koydum. “Hele bir sabah olsun!” deyip dudaklarına yumuldum. Boynunu, boğazını, yanaklarını öpüyor, yalıyor, kokluyordum. Karım da şaşırmış, ama kendini bana teslim etmişti. Ellerimi de vücudunda gezdiriyordum.

Elimi geceliğinin içinden sokup kalçalarını avuçladım. Etli kalçalarına dokunan elim onu biraz ürpertti sanırım. Kalçaları pürüzsüzdü. Karım herzaman bakımlı bir kadındı. Götünü okşamaya başladım. Göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Elimi amına atınca, “Iııhhh!” diye bir ses çıkardı. Amını okşamaya başladım. Amı tertemiz ve kılsızdı. “Ağda mı yaptın?” diye sorunca, “Bu sabah temizledim!” dedi. Am dudakları etli ve büyüktü. Onları parmak uçlarımla sıkıyordum. Amının içine orta parmağımı sokup çıkarmaya başladım. Karım amının sulandığını hissettim. Amının içinde parmağım ve elim su içinde kalmıştı. Diğer elimi de geceliğinin yakasından içeri soktum ve sutyensiz memelerini avuçlayıp sıkmaya başladım. Geceliğinin yakasını aşağı sıyırarak memelerini çıkardım. Memeleri büyük ve dolgundu. Meme uçlarını sıkıyor, dudaklarımla emiyordum. Ben küçük küçük ısırıklar atarken, karımın hafif hafif inlediğini duyuyordum.

Artık dayanacak halim kalmamıştı, “Bacaklarını aç!” dedim sessizce. Karım belini havaya kaldırıp geceliğini yukarı sıyırdı. Ben de doğrulup açık bacaklarının arasında yerimi aldım. Karım altımda geceliği beline kadar sıyrılmış ve bacakları iki yana açık bir şekilde yarağıma bakıyordu o esnada. Yarağım kazık gibi olmuş ve havaya doğru tüm haşmetiyle kalkmıştı. “Bekir sana ne oldu böyle?” dedi. “Ne yapacaksın, ne olduysa oldu!” dedim. Dizlerimin üzerinde eğildim. Derken yarağımın kafası yavaş yavaş amından içeri doğru girmeye başlamıştı. Bu sırada karımdan, “Iığğhh!” diye hafif bir inleme geldi. Yarağım amına girdikten sonra, önce yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ayaklarımla yataktan destek almış, karımı misyoner pozisyonunda sikiyordum.

Karımdan hiç ses çıkmıyor, kollarını iki yanına uzatmış, öylece yatıyordu altımda. Yüzünü, yanaklarını, dudaklarını öpüyordum. Başında beyaz eşarbı olduğu halde saçlarından hafif bir parfüm kokusu geliyordu. Memelerini emiyor, uçlarını hafif hafif ısırıyordum. Daha sonra hızlanmaya ve daha çok sokmaya başladım. karımın üzerinde gidip gelip, zevkten iniltiler çıkarırken, o sadece altımda yatıyordu. Karyola gıcırdamaya başlamıştı. Amının içi kaygan ve sıcaktı.

Kafamda sorular vardı. Nizamettin karımı sikmek mi istiyordu? Neden karımın külot ve eşarbına boşalmıştı? Ve şimdi çaldığı eşarp ve külotla evinde oturmuş karımı düşünerek 31 mi çekiyordu? Bunları düşünürken daha da hızlanmıştım ve şimdi karyola gacır gucur sesler çıkarıyordu.

Sonra karımın amından çıktım. Onu belinden tutup biraz daha geriye kaydırdım. Bacaklarını kaldırıp havaya dikince amı belirdi. Elimle yarağımı amına hizaladım ve yavaş yavaş tekrar içine girdim. İki yana açtığım bacaklarını omzuma koydum ve bu şekilde daha şiddetle sikmeye başladım. Yarak darbelerimle karımın vücudu altımda sallanıyordu. Karımdan yavaş yavaş, “Aah, aah!” diye sesler gelmeye başlamıştı. Yatağın çıkardığı sesler daha şiddetliydi bu sefer. Yukarıda annemle babamın yatak odası vardı. Onların yataktan çıkan sesleri duyuyor olabileceklerini düşündüm.

Bu kez bacaklarını tekrar ayırdım ve “Bacaklarını iyice ayır, tut onları!” dedim. karım dediğimi yaparak bacaklarını iki yana iyice açtı ve alttan kalçalarını tuttu. Yatak başından tutarak güç aldım ve var gücümle öne doğru bastırınca, yarağımın taşaklarıma kadar amına girdiğini sezdim. Karımdan çığlık atar gibi, “Ahhh!” sesleri gelmeye başlamıştı. Yatak başından aldığım güçle hayvan gibi sikiyordum karımı. Memeleri sağa sola, ileri geri sallanıp duruyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. Her seferinde daha büyük bir güçle amına soktukça, karımdan sadece şiddetli, “Ahh!” sesleri geliyordu.

Odanın içi, yatağın gıcırdaması, karımın, “Aah, aah!” sesleri, taşaklarım kasıklarına çarptıkça çıkan ‘Şlap şlap!’ sesleri ile dolmuştu. Boşalmaya niyetim yoktu. Karımı hayvan gibi sikerken altımda iki büklüm olmuştu. Amından çıktım ve bir şey demesine fırsat vermeden yüz üstü çevirdim. Dizlerinin üzerinde doğrulmasını istedim. Elleriyle yatak başından tutarak destek aldı ve dizlerinin üzerinde domaldı.

Arkasında yerimi aldım. Göt yanaklarını iki yana iyice açınca bir çukur gibi duran göt deliği belirdi. Başparmağımla deliğine bastırdım. Parmağım vıcık vıcık ter içinde kaldı. Başını ve belini iyice eğmesini söyledim. Bacaklarını ayırdım. Yarağımı tekrar amına soktum. Belinden sıkıca tuttum ve gittikçe hızlanmaya başladım. Karım yine, “Ahh, ahh!” sesleri çıkarmaya başlamış, yatak da az önceki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya başlamıştı. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan çıkan sesler odanın içinde yankılanıyordu. Karım yatak başından sıkıca tutmuş, acı içinde inlerken, ben boşalacağımı anladım.

Daha hızlı ve daha sert sikmeye başladım. Karım aldığı yarak darbeleriyle, “Imm, ahh, ohhh, ığhh!” diye inlerken elimi başındaki beyaz eşarba attım. Ve sertçe eşarbı çektim, saçları ortaya çıkmıştı. Bir elimle belini tutmuş, diğer elimle de tuttuğum beyaz şifon eşarbı burnuma götürdüm ve kokusunu içime çekmeye başladım. Boşalmama birkaç saniye kalmışken daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. Tam boşalacağım sırada karımın amından çıkıp eşarbı sikime sardım ve sonunda zevk dalgası tüm vücudumu sardı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Tüm döllerimi karımın beyaz şifon eşarbına akıttım. İnanılmaz bir zevk almıştım. Eşarp ile yarağımı iyice sildim.

Karım yatakta uzanmıştı, dağılmış bir haldeydi. Ter içinde kalmış, saçları dağılmıştı. Geceliğinin açık yakasından memelerinin üst kısmı, altında toplanmış geceliğinin kenarından beyaz kalçaları görünüyordu. Öpüştük ve birbirimize baktık. Sessizliği bozan karım oldu, “Ne oldu böyle sana, uzun zamandan beri böyle yapmamıştık, değil mi?” dedi. “Evet, çok özlemişim seni!” dedim. “Ben de seni!” dedi karım. Sarıldık. Karım, “Sen de boşaldın benim eşarbıma, neden?” diye sordu karım. “Bilmiyorum, ama hoşuma gitti!” dedim. Karım, “O sapık Nizamettin şimdi benim külotumla yine 31 çekiyordur desene! Ne yapacağız Bekir?” dedi.

Cevap veremedim, çünkü ne yapacağımızı bilmiyordum. Tek bildiğim, sanırım Nizamettin’in bunu yapmasından hoşlanmıştım.

[Bekir]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Siyah çorap, Ayak ve Aşağılanma

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Siyah çorap, Ayak ve Aşağılanma
Siyah çorap, Ayak ve Aşağılanma

Cinsellikte fantazi ile gerçek arasındaki fark zaman zaman kapanır. Bir zamana kadar fantezi sandığın şey bir bakmışsın gerçek olmuş. Kız arkadaşım Sumru ile yaşadıklarımız buna bir örnektir. Aslında her şey gayet normal gidiyordu. Birbirimizi arzuluyor, sevişirken keyif alıyor ve birbirimizi tatmin edebiliyorduk. Sumru ilk zamanlar biraz utangaçtı, tecrübesizdi ve özgüveni biraz düşüktü. Yatakta bunu hissettirse de, bu keyif almamıza engel değildi. Sumru’nun ayaklarına ilgi duyuyordum. Küçük, bakımlı, ince bilekli, her daim kırmızı ojeli ayaklarını öpmek, koklamak ve yalamak istediğimde bana karşı çıkmazdı. Hatta çeşit çeşit ince çoraplar giydiğinde daha çok tahrik olduğumu bildiğinden, bunları giyerek seks hayatımızı renklendirirdi.

Her şey Sumru’nun öz güveninin yavaş yavaş yükselmesi ile başladı. Artık ayaklarını öperken ben, bana ufak tefek emirler veriyor. Diz çökmemi, çoraplı ayaklarını yüzüme bastırmamı vesaire istiyordu. Giydiği ayakkabı ve çoraplar, yürüyüşü, duruşu iyice seksileşti ve dominantlaştı. Artık sekse başlarken koltuğa oturuyor, mini eteğinin altından parıl parıl parlayan siyah çoraplı bacaklarını üst üste atıyor ve sivri topuklu ayakkabısını çıkarmamı emrediyordu.

Yine bir gün bu emir üzerine dizlerimin üstüne çöktüm, ayakkabısını özenle çıkardım ve çoraplarını koklamaya başladım. Aferin sana köpek, dedi. Çok tahrik olmuştum. Sumru’nun dominant tavrı çok hoşuma gitmeye başlamıştı. Dakikalarca ayaklarını koklattı ve bunu yaparken beni tahrik edercesine güldü. İyice kontrolü kaybetmiştim. Sikim taş gibi olmuş, sınırları zorluyordu. Bir an önce Sumru’nun içine girmek ve rahatlamak istiyordum. Onun üstüne atlamak için ayağa kalkma hamlesi yaptığımda bana sert bir tekme attı. Beni engellemesinden de tahrik olmuştum. Dur bakalım köpek dedi, şimdi sırt üstü uzan ve pipini çıkar dedi. Dediğini yaptım, merak içindeydim. Ayaklarını sikime sürmeye başladı. O incecik çorabın altından ayakları öyle güzel görünüyordu ki, çok zevk alıyordum. “Bugün beni sikemeyeceksin” dedi. “Bacak aramı hak etmiyorsun, neden biliyor musun” dedi. Çok şaşırmıştım. Bir fantezi durumuna geçmişti. Sonra aniden “çünkü pipin küçücük” dedi. Kalakaldım. Her erkek bu tür bir yakıştırmadan çok rahatsız olur. Ben de öylece durdum. Sumru kahkaha attı ve ekledi, “bunu kabul etsen iyi olur”. “Çünkü kalktığında bile 11-12 santimi geçmiyor” dedi. “Vajinamın derinlerine ulaşamıyorsun” dedi gülerek. O an bana bir şey oldu. Kalbimin atışı arttı ve heyecanım doruk noktaya ulaştı. Söyledikleri bana çok tuhaf bir zevk veriyordu. O sırada sikimi iki ayağının ortasına aldı ve git gele başladı. Çok tahrik ediyordu söyledikleri: “Boşal hadi”, “Sikemeyeceksin beni”, “Sadece ayaklarıma layıksın”, “Çoraplarıma boşal”, “Minik pipin içime giremeyecek”. O bunları söylerken başım dönüyordu ve haykırarak boşaldım. Menim siyah çoraplarına akarken, Sumru da kahkahalarla gülerek beni deli ediyordu. Ben boşalınca Sumru siyah çoraplarını çıkardı ve menili kısmını göstererek, “bak boşa gitti bunlar”, “içime akıtamadın” dedi. Çorabı yüzüme atıp gitti.

Aşağılanmak ve bir kadın tarafından domine edilmek bana zevk vermişti. Ayak ve çorap fetişimi kullanan Sumru bana oyun oynamış ve zayıf noktamı kullanarak beni kendisine köle yapmıştı. O günden sonra sürekli Sumru’nun ayak ve çoraplarını düşünmeye başlamıştım. İşin kötüsü Sumru o günden sonra ayakları hariç ona dokunmama hiç izin vermemiş, ben yanaşmaya çalıştığımda da “onu sikmeyi beceremediğimi” söyleyerek beni reddetmişti. Bu aşağılama karşısında çok tahrik oluyordum.

Bir gece kapım çaldı ve karşımda Sumru’yu buldum. Aman aman, kısacık dar bir etek, siyah ince jartiyerli çorap, sivri topuklu siyah ayakkabılarla girdi içeri. Alkol almıştı ve çakırkeyifti. Bakışları çok tahrik ediyordu. Üstüme doğru yürüdü ve bakışlarıyla beni koltuğa oturttu. Müthiş dominanttı. Eski çekingen halinden tamamen sıyrılmıştı. Ceketini attı, bluzunu çıkadı. Göğüsleri ortaya çıktı. Üstüme eğildi ve dudaklarını yaklaştırdı. Öpmek istedim izin vermedi. Dolgun dudaklarından “bir partiden geliyorum” kelimesi çıktı. Şaşırmıştım, partiye gideceğini bilmiyordum. Kalktı, çantasından bir tasma ve zincir çıkardı. “Bak köpek sana tasma aldım” dedi. Çok tahrik olmuştum, içimdeki bütün edilgen duygular yükselmişti. Boynuma taktı ve zincirden çekerek beni yatak odasına götürdü. Yatağa fırlattı. “Sana bir sürprizim var” diyerek güldü. Ellerimi yatağa bağladı. Ve karşımda striptiz yapmaya başladı. Sikim taş gibi olmuştu ama dokunamıyordum. Çok tahrik olmuştum. Eteğini hafifçe sıyırdı ve altından siyah dantel tangasını çıkardı. Sonra üstüme eğilip ıslak tangasını yüzüme bastırmaya başladı. “Kokla” dedi. Kokluyordum, çok sertti. Boğulacak gibi oldum. Tüm ıslaklığı yüzüme sürdü dakikalarca. Sonra çamaşırı kenara attı. Yatağa çıktı. Bir bacağını diğer tarafa attı. Kalçalarını yüzüme dönerek, amını ağız ve burnumun hizasına getirdi. Çok ıslanmıştı, karşımda vıcık vıcık bir delik vardı. Sonra yavaşça bacak arasını ağzıma doğru bastırdı. Hemen yalamaya başladım, çok canım istemişti. 69 yapacağımızı sandım, sikime eğilip yalayacağını düşündüm. Ama yapmıyordu. Boynumdaki zinciri zaman zaman çekerek alacağı zevki ayarlıyordu. Ben de zevk alıyordum.

Konuşmaya başladı: “Yala bakalım köpek” “Amımın suyunu yut” “Bir daha sikmene izin vermeyeceğim onu” “Küçük pipili” “Erkek değilsin sen”. Ben konuşamıyordum. Sadece zevkten inliyordum, nefes nefese. O sırada Sumru bombayı patlattı: “Bugün partide çok yakışıklı bir erkekle tanıştım” dedi. İşin rengi değişiyordu. Rahatsız oldum, yalamayı kestim. Ama hala üstümdeydi. Zinciri çekti, ve yalamamı emretti. Devam etti: “Şu anda yaladığın vajina, onun dölleriyle dolu, beni dakikalarca sikti, kocaman bir yarrağı vardı, seninkinden çok daha kocaman, senden çok daha iyi, uçurdu beni” dedi. Kaynar sular boşaldı başıma. Çamaşırdaki ve vajinadaki sıvı sadece Sumru’nun suyu değilmiş meğerse. “Sen ayak sikmeye mahkumsun” dedi ve güldü. O karmaşık duygular içinde bana bir zevk geldi. Yüzümden kalkmıyordu ve ben de bu zevki göstermek istemiyordum. Sonunda dayanamadım ve zevkle inledim. Sumru kazanmıştı. Kahkaha atarak yüzümden kalktı, bacaklarını yüzümün iki yanından kaldırıp sikime doğru uzattı. Tekrar oturdu yüzüme, vajinası ağzıma gelecek şekilde. Sikimi çoraplı ayaklarıyla kavradı ve hızlıca gitgele başladı. “Hadi boşal godoş”, “sevgilini bundan sonra başkaları tatmin edecek”, “boşalt minnak pipini” derken ben sarsılarak boşaldım. Çok zevk almıştım.

Bir kahkaha daha attı ve üstümden kalktı. Kulağıma eğildi: “Bu sadece başlangıçtı, godoş ruhunu artık benden saklayamazsın, daha fazlasına hazır ol” dedi. Menili çoraplarını 31 çekmem için bana bıraktığını da ekledi. Ben de bir dahaki buluşmamıza kadar, kendimi bu çorapla tatmin edecektim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

YILLARIN HASRETI(ALINTI)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

YILLARIN HASRETI(ALINTI)
Selam, ben Münevver, 2 yıldır Almanyada ikamet eden, 28 yaşında evli bir kadınım. 1,69 boyundayım ve 53 kiloda, beyaz tenli, kahverengi uzun saçlı ve oldukça çekiciyim. Eskişehir’in bir köyündenim ve aslen Çerkez’im. Lise mezunuyum, çok istememe rağmen (maddi imkansızlıklar yüzünden) okumaya devam edemedim. Kader işte! Neyse… Umarım hikayemi zevkle okursunuz!

Kocamın ikinci karısıyım. Kocam Veli 49 yaşında, 1,60 boyunda, kel ve göbekli birisi. Türkiyede ailemin durumu pek iyi olmadığından, ve benimde başımdan daha önce bir kısa bir evlilik geçtiğinden dolayı, “Bu adam almancı, zengindir. Hem sen dul bir kadınsın, seni başka kim alır?” diye, iki sene önce beni, bizim köye izine gelen, ‘Güdük Veli’ ile evlendirdiler ve gurbete yolladılar. Kocam Veli’nin, beni kendisine ‘sadece’ evde hizmet ettirmek, yemek yaptırmak, çamaşır yıkatmak gibi işlerde kullanmak için, benle evlendiğini, daha evliliğimizin ilk haftasında anladım. Evde mahkum gibi kocamın fabrikadan eve gelmesini bekliyordum. Ve en kötüsü de, kocamla iki senedir daha doğru düzgün seks yaşamadım.

Evde sürekli, Mezardaki ölü bir erkeğin sikini bile 1 saniyede kaldıracak ve içimi olduğu gibi gösteren gecelikler, jartiyerler ve dantelli seksi külotlar giyiyordum. Asla evde sütyen takmam. Buna rağmen kocam olacak o herifte en ufak istek ve hareket yoktu. Arasıra çok ihtiyacım olduğu zaman, zorlaya zorlaya kocamı seks yapmaya razı ediyordum. Ozaman da, mal gibi sırtüstü uzanıyordu yatağa ve “Hadi, çabuk ol, biran önce hallet ve beni rahat bırakta adam gibi uyuyayım!” diyordu. Ben de binbir uğraşmayla, kocamın sikini kaldırıyordum ve üstüne çıkıp oturuyordum, tabiri caizse ‘Kendi kendimi sikiyordum!’. Herif daha 30. saniyede boşalıyordu ve siki iniyordu. Adi herif ben daha üzerinden inmeden de uykuya dalıyordu hemen. Hemde ne uyku, kulağının dibinde top patlatsan, mümkünatı yok uyandıramazsın. Umudum kalmayınca, belki sabah uyandığında siki kendiliğinden kalkar ve sikmek ister diye, götümü sikine dayayarak yatıyorum ve hayaller kurarak uykuya dalıyordum.

Kocam her sabah erkenden fabrikaya gidiyordu ve akşam yorgun argın eve geliyordu. Her nekadar, “Evde çok bunalıyorum, bir akşam gezmeye veya dans etmeye gidelim, bir iki insan yüzü göreyim, sohbet edeyim, ruhum ferahlasın!” desem de, çok yorgun olduğunu ve keyfinin olmadığını söylüyordu. Birkaç kez, evde iyice usandığımı söyleyince, eve bir bilgisayar aldı ve internet bağlattı. İnternet benim için yeni bir dünya gibiydi ve beni akşama kadar oyalıyordu. Bilgisayar ve internet kullanmasını kendi kendime ve yavaş yavaş öğrenmiştim ve seks siteleri arıyordum. Başka kadınların seks yaşamlarını merak ediyordum. Sonunda Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesini buldum ve burda okuduğum hikayeler beni iyice azdırdı, fantaziler kurmaya başladım. O sikilen kadınların yerine kendimi hayal edip, kendi kendime orgazm oluyordum…

Geçen ay kocamın çalıştığı fabrikaya işbaşı yapmak için, Karlsruhe’den Ankaralı, 30 yaşında bir Türk gelmiş, ismi Zekerya. Kocam cuma günü mesai bitiminde bana telefon açtı ve “Biz Zekerya ile bu akşam Gasthaus’a içmeye gideceğiz, beni yemeğe bekleme.” dedi ve kapattı. Kendi kendime ‘Eyvah!’ dedim, çünkü kocamın sarhoşluğu çok pistir ve hiç çekilmez… Gece saat 23:15 gibi dairenin giriş kapısından homurdanmalar ve anahtar sesleri gelince, Alman komşular gürültüden rahatsız olmasınlar diye, ben hemen yataktan fırladığım gibi kapıya koştum. Üzerimde o an çok seksi ve kısa bir ‘Baby-doll’ vardı ve o şekilde kapıyı açtım. Karşımda ayakta duramayan kocam ve Zekerya!

Zekerya, kocam yere yıkılmasın diye kocamın koluna girmiş, kocamı tutuyordu. Zekerya bana, “Yenge kusura bakma bu saatte rahatsız etmek istemezdim, ama kocanı da kör kütük sarhoş bir vaziyette Gasthaus’da bırakamazdım.” deyince, ben de, “Kocamı getirdiğiniz için size teşekkür ederim. Hem asıl siz benim kıyafetimi mazur görün. Yatıyordum ve yataktan fırladığım gibi kapıya koştum!” diyerek, kocamın öbür koluna da ben girdim ve Zekerya ile birlikte kocamı salona taşıdık ve üçlü koltuğa oturttuk.

Kocam koltukta mayışık bir vaziyette homurdanmaya devam ediyordu. Zekerya, “Yenge artık ben gideyim, gerisini sen halledersin. Allah sana kolaylık versin!” deyip kapıya yöneldi. Ben tam kalkıp Zekerya’yı uğurlayacaktım ki, kocam bana ordan homurdanarak “Yok, biryere göndermem. Zekerya bu gece burda kalacak, daha rakı içeceğiz. Bize rakı getir lan karı!” diye bağırdı. Ben de Zekerya’ya, “Geç otur bari, mecbur bunun istediğini yapacağız, değilse apartmanı ayağa kaldırır valla!” dedim ve mutfağa meze hazırlamaya ve rakı getirmeye gittim.

Gasthaus’da birlikte içmişlerdi ama Zekerya pek sarhoş değildi, ne yaptığını ne dediğini biliyordu, salonda kocamı avutuyordu. Mutfaktan, kocamın homurtularını duyabiliyordum, Zekerya’ya birşeyler anlatıyordu, ve ardından da, “Öyle değil mi aslanım, haksızmıyım koçum?” diye teyid bekliyordu. Tam sarhoş muhabbeti işte. Zekerya da hep alttan alıyordu, “Haklısın Abi, aynen öyle Abi, çok doğru söylüyorsun Abi!” diye kocamı teyid ediyordu…

Ben elimde rakı ve mezelerin olduğu tepsiyle salona girdiğimde, Zekerya’nın beni alıcı bir gözle, tepeden tırnağa süzdüğünü farkettim. Zekerya özellikle Baby-doll’umdan dışarı fırlayacakmış gibi duran büyük göğüslerime ve bacaklarıma bakıyordu. O anda göğüs uçlarımın sertleştiğini hissettim, Zekerya’nın bakışları beni resmen cinsel olarak uyarmıştı.

Sehpaya rakı sofrasını kurdum, iki duble rakı doldurdup ikram ettikten sonra geçtim kocamla Zekerya’nin oturduğu üçlü koltuğun karşısındaki tekli koltuğa oturdum. Kocam rakısını bir dikmede bitirirken, Zekerya yudum yudum içiyordu ve ve her yudumda, dantelli külodumdan bariz bir biçimde belli olan amıma bakıp, “Ohh be, Harika! Nefis!” diyordu. Zekerya’nın her ‘Ohhh!’ çekişinde, amımım derinliklerinde bir kıpırtı oluşuyordu. Amım gittikçe nemleniyordu! Oturduğum koltukta bacak bacak üzerine attım ve elimde olmadan, belli belirsiz hareketlerle, amımın dudaklarını birbirine sürtüyordum.

Bu arada kocam dubleleri (yarısını üstüne başına, yarısını ağzına dökerek) ardı ardına biririyor ve boşalan bardağı Zekerya’ya tekrar doldurtturuyordu. Zekerya ise henüz ilk dublesini tam bitirmemişti bile. Kocam (nerdeyse sızmak üzereydi, her hareketinden belli oluyordu) yinede bana homurdanarak “Bu ne biçim hizmet etmek lan karı, müziksiz içki sofrası mı olur. Kalk lan karı müzik koy!” diye bağırdı. Ben hemen kalktım ve kocama, “Derhal kocacığım, hangi CD’yi koyayım?” diye sordum. Kocam da, “Bana ne soruyon lan karı, misafirimize sorsana!” dedi.

Zekerya’ya döndüm ve göz kırparak, “Zekerya, canım! Nasıl bir müzik açmamı istersin?” diye sordum. Zekerya da bana göz kırparak, “Bu saaten sonra ve bu ortamda… Slow müziğe ne dersin Münevver’ciğim?” dedi. Ben de, “Sen ne istersen açarım hayatım!” dedim. TV dolabının altında bulunan müziksetinin önüne eğilip, CD’lerin olduğu çekmeceden Slow bir CD aramaya başladım. Aslında, aradığım ve içinde çok güzel Slowların bulunduğu ‘Anılar’ CD’sini hemen bulmştum. Ama TV’nin camından, kocamın çoktan sızdığını ve Zekerya’nın götüme kilitlenmiş bakışlarını ve pantolonunun üzerinden eliyle sikiyle oynadığını görünce, kalçalarımı hafif hafif sağa sola oynatarak, aramayı biraz daha sürdürdüm.

Anılar CD’sini müziksetine koydum, sesini hafifçe açıp doğruldum. Gözümü Zekerya’nın yarağına dikerek, hafifçe dudaklarımı ıslattım ve Zekerya’ya doğru yürüdüm. Tam önüne dikilip elimi Zekerya’nın eline uzattım ve “Hadi dans edelim hayatım!” diyerek elinden tuttum, ayağa kaldırdım ve birlikte el ele salonun ortasına yürüdük. Zekerya’nın bir kolunu boynuma doladım, diğer elini tuttum kalçalarımın üzerine bıraktım. Zekerya’yı sıcak basmıştı. Kaygılı kaygılı kafasını kocama doğru çevirince, ben derdini anladım ve “Kocamı merak etme. O sızdı gitti, ayı gibi homurdanarak en az iki gün uyur, dünya yansa uyanmaz!” dedim ve Zekerya’ya sımsıkı sarılıp dans etmeye başladık.

Dans ederken benim göğüsler Zekerya’nın karnına, Zekerya’nın yarağı da benim göbeğime dokunuyordu. Kollarımı boynuna dolayarak, “Her iki elini de kalçalarıma indir!” dedim. Elleri sırtımı yoklayarak aşağıya, kalçalarıma kaydı. Her iki eliyle de ufak ufak daireler yaparak kalçalarımı okşamaya başladı. “Nasıl, böyle iyi mi?” deyince, “Tam istediğim gibi!” deyip dudaklarımı dudaklarına uzattım. Önce dudaklarıma küçük küçük öpücükler kondurdu, sonra da alt dudağımı kaptı ve emmeye başladı. Daha sonra dudakları boynumu yalayarak gerdanıma, ordan da göğüslerimin birleştiği yere geldi.

Askılarını omuzlarımdan sıyırarak, Baby-doll’umu yere düşürerek sadece dantelli külodumla kaldım. Zekerya karşısında birden özgürce duran dimdik göğüslerimi görünce başladı daha da sertleşmiş göğüs uçlarımı yalamaya. Sırayla biraz birini, biraz diğerini yalıyordu. Ben de Zekerya’nın saçlarından tutup kafasını göğüslerime bastırıyordum. Bu arada onun elleri de külodumun içinde boş durmuyordu, bir eliyle (yukarı aşağı – aşağı yukarı) amımın dudaklarını ve klitorisimi okşarken, amımım suyuyla ıslattığı diger elinin orta parmagını da götümün deliğine sokup sokup çıkarıyordu.

Bu zamana kadar ne eski kocam ne de şimdiki kocam, bırak klitorisimi okşamayı, daha klitorisin ne ve nerde olduğunu bilmiyorlardı. Hele önlerinde defalarca domalarak ve adeta ‘Götten sikilmek istiyorum!’ dercesine, göt deliğimi gözlerinin önüne sergileyip sunduğum halde, bırak götümü sikmeyi ve parmaklamayı, bu güne kadar kalçalarıma ellerini bile sürmedi her iki kocam da. Ama Zekerya, hem ilk kocamdan hem de şimdiki kocamdan çok çok farklıydı. Onunla frekanslarımız uyuşmuştu, ben daha ‘Leb’ demeden o Leblebi’yi anlıyordu. Bir bakış, bir gözkırpma, bir hareket veya bir söz veya cümle yetiyordu.

Ben Zekerya’nın gömleginin düğmelerini çözmeye başlayınca, “Bir saniye sevgilim!” dedi, dudaklarıma bir öpücük kondurup, bir iki saniyede hem gömleğini hem de pantolonunu çıkardı. Gördüğüm manzara karşısında amımdan ılık ılık damlalar süzülmeye başladı. Zekerya’nın kocaman ve damarlı yarağının yarısı, boxer şortunun bel lastiğinden dışarı çıkmış, yarağının mantar gibi kafası nerdeyse göbeğine ulaşmıştı ve sanki nefes alıp veriyormuş gibi, capcanlı bir şekilde bana bakıyordu ve sanki bana ‘Beni bu boxer’den kurtar, beni özgürlüğüme kavuştur!’ diyordu.

Hemen Zekerya’nın önüne çömeldim ve boxer’ını sıyırıp aşağıya indirdim, çıkardım. Zekerya’nın yarağı artık serbestti ve yönünü bana doğrultmuştu. Kocalarımın sikleri zaten hiçbir şekilde boy ölçüşemez, ama internette gördüğüm birçok yarak resimlerinden daha iri, daha düzgün ve daha çekici bir yarağı vardı Zekerya’nın. İnternette yarak yalayan kadın resimleri ve filimleri görmüştüm ama kendim şu ana kadar daha hiç yarak yalamamıştım. Önce ellerime aldım ve sanki bir kuş sever gibi okşamaya başladım, kafası, boynu ve taşakları dahil olmak üzere… Sanki okşamıyordum da her cm’sini keşfediyor ve beynime kaydediyordum.

Dudaklarımı yarağının kafasına götürdüm ve ilk başta küçük küçük öpücükler kondurdum. Sonra dilimle yalayarak kafasını ıslattım. Dudaklarımla yarağının boynunu öpe öpe taşaklarına indim. Taşaklarından başladım ağzıma almaya, sonra yarağını hafif aşağıya eeğerek, kafasını aldım ağzıma ve emmeye başladım. Bu arada Zekerya saçlarımı yanlardan ellerine dolayarak, kafamı hafif hafif ileri geri kumanda ediyordu. Az sonra yarağı nerdeyse gırtlağıma kadar girip çıkıyordu. Ağzıma girerken nispeten rahat giriyor, fakat geri çekerken yanaklarımı biraz zorluyordu ve çıkarken de “Plopff” diye ses çıkarıyordu. Ben yalamayı ve ağzıma sokup çıkarmayı biraz hızlandırınca, Zekerya saçlarımı bıraktı ve kafamı sımsıkı birşekilde iki eli arasına alarak beni frenledi, daha doğrusu beni bir film karesi gibi ‘Dondurdu’.

Yarağını ağzımda sanki cançekişir gibi hissediyordum ve hiç kımıldamadan öylece bekliyordum ki, gözlerime bakarak, “Sevgilim sakın kımıldama, yoksa yapacağın en ufak harekette ağzına boşalacak benim oğlan!” dedi. Oysa ben o anda ağzıma boşalmasını herşeyden çok istiyordum, ellerimle bileklerini tuttum ve ellerini yanlara ittirerek ve kafamı serbest bıraktırdım. Zekerya’ya, ‘Ağzıma boşal, çok istiyorum!’ anlamında göz kırptıktan sonra, yarağını ağzıma sokup çıkarmaya devam ettim. 3. kez çıkarıp ağzıma soktuğumda, Zekerya derin bir inlemeyle ağzıma boşaldı…

Sımsıcak spermleri ağzıma büyük bir tazyikle fışkırırken, yarısı direkt boğazımdan aşağıya, mideme iniyordu, kalan yarısı da ağzımı doldurup dudaklarımdan dışarıya, çeneme ve göğüslerime akıyordu. Ben tam bitti diye düşünmeye başlamıştım ve ağzımı açtım, yarağını tam dışarı çıkardım ki, yarağı bir kez daha depreşti ve ilkine nazaran daha az bir miktar spermayı burnumun deliklerine ve üst dudaklarıma püskürttü. Ondan sonra yarağının gözünden bir iki damla daha çok katı sperma çıktı, onları da yarağının kafasını alt dudağıma sürterek çeneme akıttı.

Derin bir, “Ohhh be!” çektikten sonra, kollarımdan tutarak beni ayağa kaldırdı ve koltuğa oturttu. Ben yüzümdeki, çenemdeki ve göğüslerimdeki spermaları parmağımla sıyırıp ağzıma götürüp yalarken, Zekerya önüme diz çöküp, “Kaldır bacaklarını hayatım!” dedi. Ben bacaklarımı yukarı çekince, iki eliye külodumu tuttu ve çekip çıkardı. Amımın suyuyla ıslanmış külodumu yüzüne götürüp kokladıktan sonra yere bıraktı ve benim bu arada indirmiş olduğum bacaklarımı ayak bileklerimden tuttu, tekrar yukarı kaldırarak yanlara ayırdı. Dilini uzatarak, amımdan göt deliğime doğru süzülen sıvılarımı, (göt deliğimden başlayıp yukarıya, klitorisime doğru hareketlerle) yaladı ve yuttu.

Sonra ayağa kalkarak bana, “Arkanı dön sevgilim!” dedi. Ben hiç ikiletmeden oturduğum koltukta ters döndüm, dizlerimi koltuğun oturulacak yerine koyarak, yüzümü koltuğun sırtlığına verdim ve göt deliğim Zekerya’nın tam yüz hızasına gelecek şekilde domaldım ve bacaklarımı yanlara doğru iyice ayırdım. Zekerya’dan “Muhteşem!” dışında bir söz çıkmadı. Yıllardır götüm hakkında duymak istediğim tek söz!

Zekerya beni çıldırtmayı çok iyi biliyordu, dilini ilkönce amıma sokuyor ve amımın içerisinde evirip çevirerek beni orgazm’ın eşiğine getiriyor, ben tam seller sular gibi boşalacağım zaman hemen dilini geri çekiyor ve bu sefer de göt deliğime sokuyordu. Birkaç kez böyle yapınca ben iyice kudurdum ve dayanamaz hale geldim. Tam dilini tekrar amıma sokacağı zaman, doğruldum ve koltuktan indim ve ayağa kalktım. Ardından Zekerya’nın yüzünü iki elimin arasına alarak, “Ne olur yeter, artık sik beni lütfen. Bana daha fazla işkence çektirme, zaten yıllardır azap çekiyorum!” diye yalvarmaya başladım.

Zekerya ayağa kalktı ve beni koltuğa oturtturarak, bu arada yeniden sertleşmiş yarağını ağzıma verdi ve 2-3 dakika kadar yalattırdı. Sonra bana, “Hadi sevgilim, deminki gibi ters dön!” dedi. Ben hemen ters dönüp dizlerimin üzerinde koltuğa çıktım ve domaldım yine. Kafamı mindere yapıştırıp, belimi mümkün olduğu kadar çukurlaştırdım ve göt deliğimin daha da meydana çıkmasını sağladım.

Zekerya iki eliyle belimi kavrayarak beni biraz arkaya çekti ve kendine yaklaştırdı. Pozisyonu öyle bir ayarladı ki, yarağının kafası tam amımın deliğine dokunuyordu. Sağ eli belimdeydi ve sol eliyle yarağını tutarak, yarağının kafasını hafifçe amımın deliğine soktu. Yarağının kafası deliğimde birkaç saniye kaldıktan sonra sol eliyle de belimden kavrayarak, beni yavaş yavaş kendine doğru çekmeye başladı. Sonra biraz daha ve biraz daha derken yarağı yarısına kadar girmişti amıma. Bekaretimi yıllar önce kaybettiğim halde, sanki ilk kez bekaretimi kaybediyormuşum gibi hissediyordum.

Ben tam, yarağının gerisini de sokacak diye beklerken, ellerini belimden çekti ve kalçalarımı kavrayarak beni öne ittirdi. Yarağı amımdan nerdeyse tamamen çıkmak üzereyken durdu ve iki eliyle tekrar belimden tutarak, beni bu sefer biraz daha hızlı ve sert bir şekilde kendine çekti. Bu sefer yarağı tamamen girmişti amıma ve taşakları amımın dudaklarına değiyordu. Yarağını yavaş yavaş çekiyordu ve hızlı bir şekilde geri sokuyordu. Sonra tempoyu değiştirdi ve hızlı çıkarıp hızlı sokmaya başladı. Ve her çıkarıp soktuğunda taşakları amıma çarpıyor ve ‘Şlap, şlop!’ şeklinde ritmik sesler çıkarıyordu. Bu arada sağ elinin başparmağını göt deliğime sokup içinde sağa sola çevirmeye başlayınca, ben zevkten kendimi saldım bıraktım ve titreye titreye boşaldım, ardı ardına orgazmlar yaşamaya başladım.

Zekerya da yaşadığım şiddetli orgazmlar karşısında şaşırdı ve yarağıyla içimde bir süre hareketsiz kaldı. Amım kasılıp kasılıp gevşiyordu ve boşalıyordum. Titremelerim biraz dindikten sonra, elimi arkaya uzattım, Zekerya’nın yarağını tuttum amımdan çıkardım, kafasını götümün deliğine dayayıp, “Hadi sevgilim, ne olursun bir kez de götümü sik!” dedim.

Zekerya yarağını eline aldı, kafasını tükrüğü ile ıslattı ve göt deliğime de tükürdükten sonra, yarağının tümünü, birseferde köküne kadar götümün deliğine daldırdı. Götüm parçalandı, büzüğüm yırtıldı sandım. Yarağının kafası nerdeyse midemin duvarını zorluyordu. Bağırmadım ama dudaklarımı ısırmıştım. Zekerya’ya, “Sevgilim ne olur, içimde bir süre hareketsiz kal, biraz alışmam lazım. Götümü ilk kez sen sikiyorsun!” dedim. “Tamam aşkım!” dedi ve yarağı götümde hareketsiz bir şekilde beklemeye başladı. Duyduğum acı korkunçtu, ama aldığım zevk te tarif edilmez oranda büyüktü ve sonunda götüme bir yarak girmişti! Hemde ne yarak. Nihayetinde yıllardan beri götten sikilme hasretiyle yanıp tutuşuyordum.

Götümün deliği biraz alıştıktan sonra, ben başladım götümü hafif hafif ileri geri oynatmaya. Bir süre sonra hızlandgığımda, Zekerya da bana eşlik etmeye başladı. Birbirimizin tersine hareket ediyorduk, ben ileri hareket edince Zekerya geri çekiliyordu, sonra ben götümü geriye yanaştırırken, Zekerya ileri yapıyordu. Sonra Zekerya kalçalarımı daha sert bir şekilde tutmaya başlayınca ben hareket etmeyi bıraktım ve tüm idareyi Zekerya’ya bıraktım. Zekerya, yarağını kafası nerdeyse götümden çıkana kadar geri çekiyor ve ardından taşaklarına kadar, hızlı ve sert bir şekilde geri sokuyordu. Birkaç kere taşakları sert bir şekilde amıma çarpınca ben yeniden boşaldım ve orgazm oldum. Zekerya durmak bilmiyordu, götüme sokup sokup çıkarıyordu yarağını…

Zekerya’ya, “Sevgilim, ben geldim. Sen de gel hadi. Götüme boşal nolursun!” deyince, Zekerya önce biraz yavaşladı, ardından üç dört kez ard arda, çok hızlı bir şekilde vurdurarak, “Geliyorum!” dedi ve götümün derinliklerine boşaldı ve üzerime yığıldı…

Yarağı sertliğini kaybedene kadar içimde kaldıktan sonra, yarağını yavaş yavaş çekti. Yarağının kafası göt deliğimden çıkarken, götümden garip bir ses geldi ve ardından büzüğümden spermler çıkmaya ve süzülerek amıma akmaya, ordan da koltuğa damlamaya başladı. Zekerya sehpadan bir demet peçete getirdi, birazı ile amımı, göt deliğimi ve koltuğu sildikten sonra, kalanı ile yarağını temizledi. Sonra elimden tutarak beni kaldırdı ve birlikte, el ele banyoya gidip, ılık suyun altında yıkanıp temizlendik.

Salona geri döndüğümüzde, kocam olacak herif horlaya horlaya uyumaya devam ediyordu. Zekerya’ya giymesi için, kocamın pijamalarından bir takım getirdikten sonra, ben de külodumu ve Baby-Doll’umu giydim. Zekerya pijamaları giyerken, ben ortalığı biraz toparladım. Sonra birlikte kocamın kollarına girerek yatak odasına taşıdık, elbiselerini çıkardık ve yatağa yatırdık. Kocam bir an sanki ayılır gibi oldu ve kendi kendine birşeyler mırıldandıktan sonra arkasını döndü ve Kış uykusuna devam etti.

Temiz bir yastık ve çarşaf aldım ve Zekerya ile birlikte salona geçtik. Zekerya’nın yatması için büyük koltuğu açıp yatak haline getirdik. Zekerya yatmak için uzandıktan sonra, ben eğilip dudaklarından uzunca öptüm. Birbirimize iyi geceler diledikten sonra ben de yatakodasına gittim ve yatağa, kocamın yanına uzandım. Gözlerimi kapadım ve biraz önce salonda Zekerya ile sikişmemizin her anını, kafamda tekrar tekrar yaşayarak uykuya daldım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Garip Fabrika – 10

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Garip Fabrika – 10
Masamın başına geçiyordum. Yürürken içimdeki spermler ve delik tıkacı kendimi orospu gibi hissettiriyordu. Bu sırada Burak’ı gördüm. Bana el yaptı ve yanına gittim.
B: Merhaba Özgün bey parçaları bastım bir kontrol edebilir misin ?
Ben: Tabi ki bakayım hemen.
Ben kumpası almış makine üzerindeki parçalara doğru uzanmıştım. Fabrikanın biraz uç noktasındaydık. Uzandığım sırada kalçalarımda gezen bir el hissettim. Okşayıp mıncıklıyordu. Ben bozuntuya vermeden ölçü almaya devam ediyordum. Ölçüleri almıştım.
Ben : Ölçülerde sıkıntı yok devam edebiliriz yeni seri çıkarmaya. Oooo.
Ben doğrulduğum sırada Burağın pantolonundan penisini çıkarttığını gördüm.
B: Diz çök hemen ve ağzına al. Gözükmezsin burada.
Aklıma Ahmet ustanın verdiği emir gelmişti. Ne olursa olsun hizmet etmeliydim. Diz çöktüm ve penisini elime alıp sıvazlamaya başladım. Sonrasında ağzıma aldım. Yalıyor, emiyordum. Bir yandan gözüm etrafı kesiyordu. Tabi arkamı göremiyordum. 5-6 dk geçmişti kendimi kaptırmıştım. Bir anda iki yanımda penis gördüm. Meğer arkamda iki eleman daha bizi izleyip siklerini kaldırmışlar. Benim ağzımda penis varken diğer iki penisi de elime alıp sıvazladım. Daha sonra sırtlarını tezgaha yasladılar. Karşımda 3 penis vardı sırayla hepsini ağzıma alıyordum. Tezgahlar yüksek olduğu için ben gözükmüyordum, sadece sırtları gözüküyordu. 15-20 dkya yakın yalayıp, penis sıvazlazdım. Ağzım yorulmuştu artık ve önce Burak boşaldı ağzıma. Ağzımın içinden çıkmadı. Bu sırada penisleri sıvazlamaya devam ettim ve sırasıyla ikisinide boşalttım. Ağzımın yanından döller akıyordu. Deliğimde döl, ağzımda döl. Resmen orospu gibiydim ve döl yutmak artık hoşuma gidiyordu. Tadı ve verdiği his. Bu sırada Burak üç penis arasında çekildiğim fotoğrafı gösterdi ama bir başkası çekmişti bunu. Whatsapptan gruba atmışlardı bu halimi. Videoda vardı izletti hepsini. Altta gelen mesajlarda:
-Vay orospu
-Ne güzel yalıyor fahişe
– Bende istiyorummm.
– Yarrak delisi olmuş bu çıtır.
Mesajları vardı.
B: Dudaklarının kenarını temizle de yala onları da. Ziyan etme.
Burak bunu söyledi ve kamerayı açtı yüzüme. Ben kameraya bakarak dudağımın kenarında kalan spermleri orta parmağımla topladım ve emmeye başladım. Kamerayı kapattı sonrasında. Onuda gruba attı. Ben kalktım ve odama yürümeye başladım. Herkes yiyecek gibi bana bakıyordu. Utangaç bir kız gibi odama geçtim. Kahve koydum kendime. Ağzımda olan tat doğal krema gibiydi benim için. Kahvemi içerken telefonuma mesaj gelmişti. Ahmet usta annem ile konuşmasının ekran görüntüsünü atmıştı. Mesajda benim 3 kişiye yaptığım muamelenin videosu vardı.
Ahmet usta : Oğlun pardon kızın senin gibi aynı hahahhah. Bu akşam üçünüz de aynı performansı bana göstereceksiniz.
Annem: Siz emredin yeter efendim. Dört gözle bekleyeceğiz.
Altında ise annem kendi odasındaki aynadan fotoğraf göndermişti. Bana direk o fotoğrafı atarak “Orospu annen nasıl yanıyorsa şimdiden hazırlanmış.” yazmıştı. Annemin fotoğrafını inceledim. Makyaj ve saçını yapmıştı. Annem gerçekten güzel bir kadındır daima vücuduna önem verir spor yapardı. Altına siyah bir tanga ve siyah jartiyer giymişti. Ayağında önü açık siyah ince topuklu ayakkabı vardı. Göğüsleri açıktaydı. Annemin hiç bu halini, böyle olabileceğini düşünmemiştim. Annem olmasa bir dakika bile düşünmeyeceğim bir kadındı. Gerçi benim bu içinde bulunduğum durumda bunu düşünmem de ayrı bir komediydi. Götümde delik tıkacı, ben neler düşünüyorum. Ahmet usta mesajın sonuna ekledi.
A: Sen çıktıktan 2 saat sonra sizde olurum. Görüşürüz minik orospu.
B: Emredersiniz efendim görüşmek üzere.
Saatin geçmesini bekledim ve çıkış saati gelmişti. Eşyalarımı toplayarak arabama doğru yürüdüm ve eve yol aldım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 27 Ozge Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal Sex

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 27 Ozge Yengem
Kapıdan bizi izleyen kişi Aysel yengemin oğlu Cevat’tı. Elinde oyuncağı ile mutfağın kapısından girmiş, boş gözlerle bize bakıyordu. Aysel yengem masadan indi. Üzerini indirdi, altındaki külotu yukarı sıyırıp şalvarını giydi. Sikimi boxerın içine sokup pantolonumu çektim yukarı. Aysel yengem;

– Annem uyandın mı sen gel bakayım içeriye.

Elinden tutup çocuğu içeriye soktu. Ocak kaynayan sudan sönmüş, tekrar yakmıştım. Çayı demleyip bardakları hazırlıyordum. Aysel yengem tekrar yanıma geldi;

– Ödüm bokuma karıştı.
– Aynen benimde ama çok heyecanlıydı.
– Yaa sorma içeriye Veysel abin girse de bu heyecanı yaşayacakmıydın?
– Yaşardım.

Götünü mıncıklıyordum elimle;

– Ben boşalmadım ama?

Yüzüme bakıp güldü, Cevat’a yiyecek bir şey hazırlıyordu.

– Ortalık sakinleşsin boşaltırım ben seni tekrar.

Yanıma çekip dudaklarından öptüm dudaklarını. Kasıklarım ağrıyordu resmen. Çaydanlığı bir elime alıp, bardakları da bir elime aldım. Mutfağın kapısını ayağımla araladım. Bahçeye götürüyordum çayları.

Cevat dede;

– Vay paşam geldi mi çaylar?
– Geldi dede. Hadi gelin içelim.

Veysel abi;

– Aysel yengen nerede kuzey?
– Çocuğu doyuruyor abi.
– Çayı sana iteledi yani.
– Yok abi ne olacak.

Oturdum çayları doldurdum bardaklara. Güllü nenem ahırdan çıkmıştı;

– Kuzum ben katardım.
– Sorun yok nenem kattım bile al çayın.
– Sağ ol kuzum. Aç mısın? Katmer var mutfakta ye çaylan.
– Yok aç değilim nenem.

Tek açlığım Aysel yengemin o tatlı amına boşalamamaktı. Çaylarımızı içtik, biraz sohbet muhabbet ediyorduk;

Cevat dede;

– Paşam duyduk babanın işler kötüye gitmiş.
– Öyle oldu dede. Düşmez kalkmaz bir Allah.
– Öyle paşam öyle, buna da şükür.

Aysel yengem yanıma kadar gelmişti.

– Ha bu arada bir haberim var size. Onun için geldim buraya

Veysel abi;

– Ne haberi la?

Yüzleri meraklı gözlerle bana bakıyordu;

– Askere gidiyorum!

Veysel;

– Hadi be ne zaman

Cevat dede;

– Koca adam oldu la iyice.

Güllü nenem vurdu ağlamayı;

– Kuzum daha duraydın ne bu acelen!

Aysel yengem şaşkın gözlerle bana bakıyordu göz kırptım.

Güven abi;

– Vay koççum ıslatak hemen.

Veysel abi Güven abinin kafasına tokat attı;

– Sen ıslatma lan eşek, git çapaya devam et ırgat seni.
– Abi ne vuruyon ya!
– Sus lan.

Aysel yengem;

– Harbi mi? Ne zaman gidiyorsun.

Elimden kağıdı uzatıp verdim eline. 4 kasım da gidecektim. Biz ağustos ayındaydık.

Aysel yengem;

– Vay anam 3 ay kalmış ya
– Aynen yenge. 3 ay sonra gidiyorum. Manisa kırkağaça.

Veysel abi;

– Aha şindi yarra yedin oğlum bende orda yaptım acemiliği kan aldılar götümden hahaha. Siki tuttun kuzey bey.
– Deme ya kötü mü orası?
– Komandosun oğlum direk. Siki tuttun paşa geçmiş olsun.

Aysel yengem gözlerimin içine bakıyor dudaklarını kıpırdatarak; “o siki ben yiyim” diyor, gülüyordu. Çayımız bitmişti. İşlerinin başına döndüler.

Aysel yengem;

– Kuzum şu balyalara bana yardım etsene.
– Tabi yenge. Nerede?
– Ahırda!

Gülümseyerek çemberini kafasına bağladı gitti ahıra doğru. Bizimkiler bahçeyi çapalıyordu. Yengemin arkasından bende gidiyordum ahıra. Aysel yengem ahıra girmiş kapı kapanmıştı bir dakika sonra ahıra bende girdim. Yakamdan tutup duvara yapıştırdı beni. Çok iştahlı bir şekilde dudaklarımı öpüyordu.

– Demek ki askere gidiyorsun he? Bir sene boyunca yiyemeyecek miyim bu yarrağını ben?

Çömeldi pantolonun kemerini hızlı bir şekilde çözdü. Sikimi dışarı çıkartıp ağzına almaya başladı. Her zamankinden daha iştahlı yalıyor, resmen sikimle hasret gideriyordu. Sikimi ağzından çıkarttı, ahırın arka tarafına doğru götürdü beni, ahırın arkasına geçmiştik, çevremiz duvarla çevrili, birkaç saman balyasının içerisine girdik. Aysel yengem şalvarını ve külotunu sıyırıp yere çömelip domaldı.

– Hadi sok yengenin yanan amına.

Yere bende çömelmiştim. Yazmasından tutup, amına sokmaya başladım sikimi, kadın çok ateşli, o amının suyu hiç dinmiyor, her zaman ıslak duruyordu. Kısık sesle inliyor, sokup çıkarttıkça zevkten dört köşe oluyordu. Bu pozisyonda bir süre siktikten sonra tüm döllerimi amının içine akıtmıştım. Hemen bana doğru döndü yüzünü döllü sikimi yalamaya başladı. Taşşaklarıma kadar emip, yaladı. Sonra sikime tokat atıp yüzüme güldü.

– Özleyeceğim bu yarrağı.
– Geri geleceğim nasılsa.
– Sen gelene kadar napacağım?
– Kocan var ya?
– Bırak şu uyuzu ya, senin yerinin tutar mı?
– Tutmaz mı?
– Tutmaz tabi, hayır sen askerdeyken mektup yazayım, o mektupu amıma sürtüp göndereyim diyeceğim. Teknoloji gelişti. Whatsapptan amımı götümü çeker atarım ona bakıp boşaltırım bende seni.

Yengemin beline sarılıp kaldırdım. Duvara yasladım.

– O amını memelerini hasret bırakma tabii bana.
– Bırakmam.

Ahırın kapısı açılmıştı sesi duyduk. Hemen toparlandık. Yanımızdaki saman balyalarını kenara çekiyor numarası yapıyorduk. Veysel abi gelmişti. O ara telefonum çalıyordu. Tanımadığım bir numaraydı. Yanlarından ayrılıp telefonu açtım;

– Alo.
– Alo merhaba kuzey beyle mi görüşüyorum?
– Evet buyurun benim siz kimsiniz?
– Ben Ahmet, internette ilanınızı gördüm onun için aradım. Araç hala satılık mı?
– Evet satılık.
– Neredesiniz acaba gelip görme imkanım var mı bugün?
– Tabi görebilirsiniz ama aracın yanında değilim şu adres bizim evin adresi bir saate buyurun gelin görün.
– Tamam geleceğim görüşmek üzere.

Veysel abi ile Aysel yengemin yanına gittim. Konuşuyorlardı. Kafamı kapıdan uzattım;

– Ben gidiyorum arabayı almaya birisi gelecek.

Aysel yengem;

– Tamam kuzum selam söyle evdekilere.

Veysel abi;

– Neyle gideceksin? Bekle Güven arabayla bıraksın seni.
– Süper olur abi.

Veysel abi benimle çıktı ahırdan bahçede duran Güven abiye seslendi.

– Güven! Lan güven! Amına koyduğum bak buraya.
– Ha abi! Ne oldu!
– Kuzeyi eve bırak arabayla.
– Tamam abi.

Güven abi garajdan arabayı çıkartmaya gitti.

Güllü nenem;

– Gidiyon mu kuzum?
– Gidiyim nenem arabayı almaya birisi geliyormuş.
– Dur hele şunları eve götür yersiniz bekle iki dakika.

Koşarak eve gitti. Ben kapının önünde Güven abiyi bekliyordum. Bir poşete katmerleri koymuş, evde yersiniz diye elime tutuşturdu. Güven abi arabayı çıkarttı. Bindik eve doğru gidiyorduk.

Güven;

– La hayırdır bir sıkıntı mı var askerliği niye çıkarttın şimdi?
– Yok abi bir sıkıntı bir an önce gidip gelmek istedim sadece.
– İyi yaptın tabi çıksın aradan. Nasılsa gideceksin.
– Aynen.

Eve varmıştık arabadan indim. Güven abi bizimkilere selam verdi gitti. Kapının önünde oturdum bir sigara yaktım. Babam geldi yanıma;

– Napıyon paşam?
– İyi baba arabayı almaya gelecek birisi görecekmiş.
– Çıktı mı müşteri?
– Evet böyle arabayı kim almaz.
– Doğru gidiyor ha kara mamba.
– Gitsin be baba ileride daha iyisini alırız hem sıkılmıştım arabadan.

Gülüyordu. Telefonum tekrar çaldı.

– Merhaba ben mahalleye girdim hangi ev acaba?
– Dur çıkayım yola şu sedan sen misin beyaz olan?
– Evet
– Bak el sallıyorum gel buraya doğru.
– Tamamdır.

Kapattım telefonu. Adam geldi. Hoş geldin meş geldin vs. bir çay ikram ettik. Arabayı garajdan çıkarttım. Her tarafını inceliyordu. Kazası olup olmadığını sordu. Kazası olmadığını sadece ön tampona vurulduğunu söyledim. Baya bir inceledi pazarlık yapmak istedi hemen şimdi alacaktı. Bir kuruş aşağıya inmedim. Sadece BMW garajında yaptıracağı ekspertiz, bakım onarım masrafını düşerim dedim. Kabul etti. Bindi arabaya bende yanına bindim. Gittik BMW garajına tüm bakımlarına baktırdı, kaza vs olup olmadığına içine sinmişti. Notere gittik hemen, parayı banka hesabıma eft yaptırdım imzayı atıp satış işlemlerini de tamamlamıştık. Beni eve bıraktı tekrar, oturduk sohbet muhabbet ettik bir çay daha içtik, sonra gitti. Artık bankamda askerliğimi rahat yaptıracak, üniversitem bitene kadar yetecek, rahat ettirecek param vardı. Özge bizim eve gelmişti.

– Kuzey senin araba geçti bizim kapının önünden, balkondan gördüm el ettim sensin diye. Başka adam çıktı ya.
– Hahah sattım arabayı.
– Hadi ya öyle mi hayırlı olsun.
– Sağ ol.

Belinden tutup çektim kendime öptüm dudaklarından.

– Hadi hazırlan bir yemeğe çıkalım.
– Sahiden mi?
– Evet uzun zamandır baş başa bir yere gitmedik seninle.
– Uzun zaman olmadı aslında.
– Onu sayma
– Haha peki hazırlanayım o zaman ben.
– Koş hazırlan.

Özge eve gitti hazırlanmaya. Babama seslendim;

– Baba para lazım mı? Vereyim yarısını bir ev alın ufak tefek sığışın.
– Yok oğlum hallettim ben onu. Bu evde yaşayacağız yine.
– Ney! Harbiden mi?
– Evet. Cevat deden den borç aldım, üstüne de ekledik ananın takılardan falan, sizin ev satılacak sadece.
– İyi hadi sevindim Özge tekrar bizde mi kalacak?
– Köye gitmez oğlum ne işi var Gülizarın okulu burada, bizde kalacaklar.
– Oh!
– Kerata seni düğün işi ne olacak sizin? İstersen kendi aramızda yapalım
– Sonra konuşuruz baba askerden geleyim önce.
– E oğlum Özge bekleyecek mi?
– Paşa gönlü bilir baba, isterse başkasıyla evlensin ne olacak.
– Hayda o ne demek oğlum, kavga mı ettiniz?
– Yok ya boşver, annem nerede yine işi nasıl gidiyor?
– Ayrıldı oradan bugün, gitmiyor.
– Hadi ya neden acaba nerede o?
– Üst balkona çıktı.
– Bir bakayım ona.

Merdivenleri koşarak çıktım. Yukarıya. Apar topar telefonu kapattı.

– Ne o korktun mu?
– Ay yok oğlum irkildim.
– Haa telefonda ki kimdi?
– Hiç arkadaş.
– Eski patronundan ayrılamadın mı?
– Nasıl?
– Baya işi bırakmışsın, ama patronundan ayrılamadın mı?
– Ne saçmalıyorsun kuzey sen?

Yanına yaklaştım. Kısık sesle;

– Ne bok yediğini gördüm senin.
– Ne boku ne biçim konuşuyorsun sen annenle? Terbiyesiz.
– Lan sus amına koyduğum, adam sana yaslıyor, oranı buranı elliyor, sesin bile çıkmıyor.
– Bak bu yaştan sonra dayak yersin benden, yanlış görmüşsündür salak salak konuşma.
– Valla bir seni sikmediği kaldı ben gayet düzgün gördüm.

Çok sert tokat atmıştı.

– Konuşma benimle annene bunu nasıl yakıştırıyorsun! Yok senin gibi oğlum terbiyesiz ahlaksız!
– Ne? Ahahaha amına koyduğumun orospusu!

Arkasını döndü tekrar tokat atacaktı. Elini tutup ittirdim, koltuğun üstüne düşüp oturmuştu. Evden çıktım gittim babam; “ne oldu” diye soruyor cevap dahi vermiyordum. Kendi evime gitmiştim, Özge hazırlanmış merdivenlerden iniyordu. Çok güzel beyaz bir elbise giymiş, saçlarını salmış, inci kolye, küpelerini takmış, melek gibi görünüyordu. O elbise sanki üzerinde gelinlik gibi olmuştu. Mest olmuştum öyle görünce. Koluma girdi.

– Ne bu şıklık hanım efendi?
– Yakışıklı bey efendimizin yanına yakışalım değil mi?
– Şu halimle yanında dilenci gibi kaldım kızım bekle giyineyim.

Dudaklarından öpücük alıp üst kata çıktım. Kot pantolon, beyez gömlek, siyah bir ceket giymiştim. Saçlarımı yaptım, indim aşağıya. Gülizar kız kardeşim Simay ile birlikte dışarıdaydı. Baranı kucakladık, annemlere bıraktık. Babam ilgilenecekti onunla. Gözüm arabamı arıyordu. Sattığımı bir an için unutmuştum. Gülerek telefonumu çıkarttım taksi çağırdım. Güzel bir restorana randevu almıştım araç içinde. Adresi söyledik gidiyorduk yolda Özge çok güzel görünüyordu. Taksici bile gözlerini alamıyordu ondan.

Özge;

– Çok özleyeceğim seni.
– Bir sene fazla bir süre değil, ne yapacaksın? Bekleyecek misin? Yoksa?
– Saçmalama.

Başını omzuma dayadı, mis gibi kokusu burnumu okşuyordu. Restorana gelmiştik, güzelce yemeğimizi yedik, oturduk uzun uzun konuştuk her şeyi. Bekleyeceğini başka birisiyle evlenmeyeceğini söylüyordu. Ehliyetini alamamıştı hala, onu almak istediğini söylüyordu. Yemekten sonra eğlenmek istediğini söyledi;

– Kuzey hadi şu hep gittiğiniz bara gidelim!
– Şimdi mi?
– Evet olmaz mı?
– Olur neden olmasın, kalkalım o zaman.

Telefonumla Merve’yi arıyordum;

– Selam merve.
– Hayırsız kuzi selam nerelerdesin lan!
– Şu bizim mekana geleceğiz Özge ile, orada mısınız?
– Tabii ki yani hayatım nerede olabiliriz başka.
– Tamam bir saate oradayız.
– Görüşürüz tatlım.

Bir taksiye binip bara gittik, Merve kapıda sigara içiyordu, bizi görünce yanımıza kadar gelmişti;

– Hoş geldiniz şekerler. Hani diğerleri?
– Bu gece sadece ikimiz varız.

İçeriye geçmiştik, her zaman ki yerimize oturup içkilerimizi Nur getirdi. Özge bana iyice sokuluyor, sarılıyordu. Yanıma Merve ve Nur’da oturdu. Özge’yi elinden tutup dansa kaldırdım. O bembeyaz elbisesi ile yeni gelin gibi görünüyordu. Piste çıkıp dans ettik, içkilerimizi içtik, Özge her zaman ki gibi fazla kaçırmış kafası güzel olmuştu bile. Ben içmeyi bırakmıştım çakır keyif olmuştum sadece. Özge artık ayakta duracak durumda değildi. Lavaboya götürdüm baya bir kusmuştu, midesinin bulandığını, eve gitmek istediğini söyledi. Taksi çağıracaktım ama Merve araba almış, o bizi bırakmak istedi. Kabul ettim arabasına bindik ve bizi eve bıraktı. Karanlıkta kapının anahtar deliğini zor buluyordum. Özge ayakta uyukluyordu. Kapıyı açıp Özge’yi kucakladım. Odasına çıkarttım. Üstünde ki elbiseyi soydum, sutyeni ve külotuyla kalmıştı, hava zaten sıcak olduğu için üstüne ince bir pike örttüm ve yatakta düzelttim. Melek gibi uyuyordu. Mutfağa iniyordum, midem kazınmış, bir şeyler atıştıracaktım. Gülizar’ın ışığı yanıyordu. Kapıya doğru yaklaştım hiç ses gelmiyordu. Bir şey oldu diye düşündüm kapıyı açıp girdim hemen içeriye.

Gülizar bacaklarını ayırmış, o ufak tatlı amının dudaklarını eliyle ayırmış, ağda yapıyordu. Spatula’yı amına sürüyor, ağdanın sıcaklığından etkilenip amına üflüyordu. Ben o manzara karşısında donup kalmıştım. Çok tatlı ufacık amı vardı. Gülizar kafasını kaldırınca şok oldu;

– Abi kapıyı çalsana of ya!

Hemen arkasını döndü;

– Ya pardon ses gelmiyordu, ışık açık olunca bir şey oldu sandım. Bu saatte ne bileyim ağda yaptığını.
– Abi sabah havuza gideceğiz anca yapabildim çık hadi.
– Pardon ya

Kapıyı kapatıp çıktım odasından, kapının önünde donup kalmıştım. Sikim kazık gibi olmuş zonkluyordu. Arkamı dönüp kapı deliğine gözümü dayadım. Tekrar kapıya dönmüş, ağdaya devam ediyordu. Tam rahat göremiyordum ama, eliyle o amını okşamasını, görebiliyordum. “ne yapıyorum ulan ben” diye düşünüp kalktım. Mutfağa gittim. Saat gece 1’e geliyordu. Dolaptan bir şeyler çıkartıp yiyordum. 15, 20 dakika sonra Gülizar yanıma geldi, masaya oturdu. Kızı o halde görünce çok utanmıştım;

– Gülüm kusura bakma ya birden daldım odaya. Tahmin etmedim bu saatte o işi yaptığını

Gülizar yüzüme bakıp gülüyordu;

– Yok abi sorun değil ödeşmiş olduk.
– Nasıl? Ha ahaha 😀 aynen öyle oldu biraz.
– Yalnız abi senin de ağdaya ihtiyacın var.
– Neden?
– E o gün kıllanmışsın. Yani öyle gördüm ben.
– Ha evet ya jilet tahriş ettiği için kesemedim.
– İstersen ağda yapalım sana da?
– Ahah yok kardeşim ya dayanamam ben onun acısına.

Birden aklıma ağdayı ya Gülizar yaparsa? Diye geçiyor tilkiler dolaşıyordu kafamdan. Gülizar konuşmaya devam etti;

– Yok abi acımaz ben yaparım istersen?
– Sen yapacan zaten ben anlamam ağdadan. Kopartmayalım bir de şeyimi sonra ahhaha
– Yok be abi kopmaz 😀 ama sert çekersen kopabilir.
– Neyi çekersem?
– Ağdayı. Gel hadi yapalım o zaman.
– Şimdi mi? Yok bağırırım baran uyanır.
– Senin odan da yaparız. Sen çık hazırlan malzemeleri getiririm ben.
– Peki madem hazırlan derken?
– Soyun işte abi havluyla örtersin o kısmı.
– He tamam.

İçimi bir heyecan mutluluk kaplamıştı, ağda dan nefret ederim bir kez bile denemedim ama işin içine Gülizar girince, o acı bana tatlı gelirdi. Özge’den 2 oda uzaklıkta odaya girdim. Altımdakileri çıkarttım. Havluyu sikime sardım oturdum yatağa. Gülizar’ı bekliyordum. Oda gelmişti;

– Abi yere otur.

Yere oturdum. Sikim açılır gibi oldu ama havluyu örttüm üstüne. Gülizar ağda makinasını takacak fiş arıyordu. Yatağın arkasında kalmıştı priz, oraya ulaşamıyordu. Altında çok ince kısa bir şort, üstünde bol bir tişört vardı.

– Abi şunu soksana şuraya yetişemedi kolum.
– Dur geldim.

Ayağa kalkıp havluyu tekrar düzelttim. Gülizarın arkasına geçmiştim. Birden eğildi tekrar, götü sikime temas ediyordu. Yumuşacık, pamuk gibi götü vardı. Sikim iyice kalkmaya başladı. İstem dışı belinden tutup çektim kenara, aldım elinden fişi taktım prize. Yüzüme bakıp gülümsedi;

– Hadi geç otur bakalım şimdi.

Ben yere çömelerek oturdum. Havluyu da küçük almışım, taşşaklarım sallanıyordu alttan. Gülizar’ın gözleri sikime gidiyordu. Oda karşıma geçip oturdu. Elini havluya attı.

– Dur kızım ne yapıyorsun?
– Ahaha abi bakacam.
– Neye bakacaksın?
– Ya kıllara çok uzunsa makasla kesmemiz lazım önce.
– Yok ya uzun değil.
– Abi benden mi utanıyorsun. Çek elini.

Harbiden neden utanıyordum ki?

– İyi al bak.

Havluyu sıyırıp aldım üstümden, sadece sikimi kapatmıştım biraz. Taşşaklarım, kasıklarım meydanda gözüküyordu. Gülizar eliyle kasıklarıma ve taşaklarıma dokundu kılların uzunluğuna bakmak için. İyice irkilmiş, daha çok kalkmıştı sikim. Sanki eline alıp iki sıvazlasa boşalacaktım. O küçük elleriyle oralarıma dokunması çok hoşuma gidiyordu.

– Abi şeyinde de var mı?
– Ne var mı?
– Kıl abi?
– Bilmem var sanırım.

Gülizar havluyu çekip attı üstümden. Sikim kocaman olmuş, göbeğime kadar değiyordu oturduğum yerden. Gülizar’ın gözleri büyümüştü, istem dışı gülüyordu. Eliyle sikime dokunmaya başladı. Daha çok erekte olmuştum.

– Hımm. Fazla yok abi.
– Söyleseydin ben baksaydım keşke.
– Neden abi? Birde bu neden bu kadar büyük?

Gülüyordu. İçimden o tatlı amın için büyüdü demek geçiyordu, ama diyemiyordum. Ağda makinasına spatulayı daldırdı. Bir miktar ağda aldı;

– Abi arkana doğru yaslan.

Ellerimle destek alarak arkama yaslandım. Sikim, taşşaklarım olduğu gibi meydandaydı. Sıcak ağdayı kasıklarıma sürüyor, eliyle sikimi tutup kenara çekiyordu. O el sikime dokundukça, sikim zonkluyor, boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. Ağdayı kasıklarıma iyice yedirdikten sonra, bir bez gibi bir şey aldı eline ve üstüne kapattı. Eliyle bastırarak üzerinde gezindi, bir elini tekrar sikime attı kenara atmaya çalışıyordu, ama çok kalkmıştı atamıyordu.

– Abi şeyini tutar mısın, ağdayı çekeceğim.

Dediğini yaptım elimle sikimi kavradım ve yan tarafa doğru çektim. Bir eliyle kasığımı gerdirdi ve bezin ucundan tuttu;

– Hazır mısın çekiyorum?
– Evet, yavaş çek canım yanmasın.
– Yavaş olmaz abi. İstersen şu havluyu ağzına al, bağırırsan sesini bastırır.
– İyi fikir.

Havluyu bana verdi. Havluyu ağzıma sokup ısırıyordum. Gözlerimle hadi yap diye kırptım. Birden ağdayı çekti. Beynimde şimşekler çakıyordu. Sırt üstü yattım, havlu ağzımda dişlerimle sıkıyor, bağırıyordum. Gülizar gülüyordu;

– Çok mu acıdı?

Doğrulmuştum, Gülizar sikime doğru iyice yaklaşık soğuk nefesini üflüyordu. Dudakları sikime değmek üzereydi, elimi sikimden çekince sikim ona doğru gitti ve dudakları sikime değdi, irkilmişti, suratına sikim çarpacak sandı. Gülüyor, üflüyordu.

– Abi dayan alışırsın, jiletten daha temiz bu.

Havluyu ağzımdan çıkarttım;

– Kızım içim gitti, öyle çekilir mi birden?
– Abi birden çekmen lazım zaten. Yoksa olmaz ki.
– Of tamam hadi devam.

Gülüyordu, tekrar bir miktar ağda aldı ve diğer kasığıma sürdü. Elini sürekli sikime atıyor, sıvazlıyordu. Bilerek yaptığını düşünüyordum artık, ama kıllar gitti mi, temizlendi mi diye kontrol ediyor, kasıklarımı da eliyle sıvazlıyordu. Onun bu hareketleri çok azdırmıştı beni. Kasıklarımda ki kılları tamamen temizlemiş, pürüzsüz yapmıştı. Eline bir yağ gibi bir şey alıp kasıklarıma sürdü, kasıklarımı ovalıyor, o yağı yediriyordu. Eli sikime değip duruyor daha çok tahrik oluyordum. Bu ufak dokunuşları beni çıldırtıyordu. Bu ufak dokunuşları kendimden geçiriyordu beni. Önümde eğilip kalktıkça o iri memelerinin bembeyaz araları gözüme çarpıyor, şeytan diyor; “al kucağına yatır yatağa sik sabaha kadar” ama yapamıyordum bir şey hep engel oluyordu. Gülizar’ın sesiyle irkildim;

– Abi şimdi şeyine yapacağım bu biraz acıtacak.
– Kızım daha ne kadar acıtacak yap bitsin şu işkence.

Aslında işkence den çok keyif alıyordum, bitmesin, sabaha kadar böyle sikime değip dursun o minik elleri istiyordum. Spatulayı sikime sürdü. Çok sıcaktı ağda. Havluyu ağzımdan çıkarıp üflemeye başladım. Gülizar eliyle kavradı sikimi,

– Çok mu sıcak?

Sikime iyice yaklaştı ve soğuk nefesiyle üfleyerek ağdayı soğutmaya çalıştı. Ağzına alacak gibi oluyor, o anı düşlüyor daha çok tahrik oluyordum. Gülizar sikimin kafasından tutup derimi gerdirdi. Havlu ağzımda yoktu. Birden çekti. Çığlık atmıştım. Gülizar eliyle ağzımı kapattı. Üstüme abanmıştı, geriye, sırt üstü düşmüştüm. Tam üstümde Gülizar vardı. Ben bağırmaya devam ediyor, o eliyle ağzımı kapatıyor, sesin çıkmasını önlüyordu. Memelerinin sertliğini üstümde hissediyordum. Kalkık sert sikim göbeğine baskı yapıyordu Gülizar’ın. Oda bunun farkındaydı ama üstümden inmiyordu. Bağırmam kesilmiş, derin derin nefesler alıp veriyordum sadece. Gülizar eliyle saçlarımı okşadı;

– Abi kusura bakma, acıyacağını söylemiştim.

Gözlerimden yaş geliyordu acıdan. Elimi sikime atmak istedim. Üstümde Gülizar olduğu için, elim onun göbeğine gitmişti. Sikimi tutuyordum. Aynı zamanda Gülizar’ın göbeğine de elim değiyordu. Üstümden kalktı. Eline aldı sikimi, sıvazlamaya, üflemeye başladı. Yanda duran yağ gibi bir şeyi sikime döktü ve onunla sıvazlamaya başladı. Dudaklarını ısırdığını görebiliyordum.

– Abi bitti cımbızla alacam kalanları şu yağı emsin biraz.

Gülizar sikime 31 çeker gibi eliyle sıvazlıyordu. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Arkama yaslandım anın tadını çıkartıyordum. Tekrar doğruldum Gülizar’a baktığımda yağı emdirmekten dışarı çıkmıştı amacı. Bildiğin 31 çektiriyordu. Boşalmamak için kendimi ne kadar sıksam da, birden patlamaya başladım. Gülizar sikimin üstüne eğilmiş, kalan ufak kıllara bakıyordu. Boşalmaya başlayınca döllerim yüzüne kadar patlamıştı. Ömrümde bu kadar boşaldığım an olmamıştı, ardı arkası kesilmiyordu. Gülizar’ın yüzüne döllerim gidince, eğildiği yerden kalkmış şaşkın gözlerle sikime bakıyor, boşalmamı inceliyordu. Resmen inlememek için havluyu ağzıma alıp ısırıyordum. Gülizar sikimden elini çekti, yanda duran bezle yüzünü sildi, beze bakıp yüzünden çıkan dölleri inceliyordu. Bende yan taraftan peçete alıp göbeğime, yere bulaşan dölleri temizliyor, sikimi siliyordum. Ne diyeceğimi bilmiyordum kıza. Gülizar gülümsüyor hiçbir şey demiyordu. Yüzünü ıslak mendil ile de sildi ve cımbızı alıp kalan küçük kılları aldı onunla. İşimiz bitmişti artık. Saat 2’ye geliyordu.

– Abi bitti.
– Bende bittim.
– Olsun rahatladın ama gitti bak kıllar.
– Sağ ol kardeşim elin baya marifetliymiş.
– Öyle mi abi?
– Yani çok canım acıdı ama normal ilk kez ağda yapıyorum.
– O şey nasıl oldu?
– Ney canım?
– O çıkan şeyler, yüzüme kadar geldi, ağzıma da geldi biraz.

Kızın yüzüne boşalmıştım resmen. Utanmıştım ama rahat davranmaya çalışıyordum bir yandan.

– E kızım bu kadar oynarsan olacağı bu. Hem sen kendine yaparken bile dokunuyorsun etkilenmiyor musun?
– Bilmem yani kasıklarıma yaparken olmuyor ama o kısıma yapınca dokundukça tuhaf oluyorum.

Gözüm amına gitmişti böyle deyince, resmen dudakları kabarmış, şortundan belli oluyordu amının dudakları. Elimi amına atmıştım birden. O dudaklarının arasını parmağımla okşuyordum. Gülizar şaşırmış elimi izliyor, yüzüme bakıyordum;

– Bak bende böyle okşasam seninkini etkilenirsin, sulanırsın.

Boşaldığım halde sikim inmemiş, açıkta Gülizar’ın önündeydi. Amını okşuyordum. Ben amını okşadıkça nefes alış verişi hızlanıyordu. Elimi çektim amından, yüzüme baka kalmıştı.

– Neyse ben şunları toplayayım.
– Tamam tatlım. Teşekkür ederim. Bende duşa giriyorum.

Ayağa kalkmıştı. Gülizar sikime baka kalmış, önümde sallanmasını izliyordu. O küçücük amına dokunmuştum ya bana yeterdi o. Duşa girdim gözlerimi her kapattığımda, Gülizar’ın sikimi okşamasını görüyor, daha çok tahrik oluyordum. Duşumu aldıktan sonra odamda Gülizar yoktu. Belime havluyu sarıp Özge’nin yanına gittim. Özge üstünde ki pikeyi atmış, sutyen ve külotuyla uyuyordu. Sikim hala kalkıktı inmemişti, duşta 31 çekecektim ama am varken elimi neden sikeyim diye düşündüm, 31 çekmeden çıktım. Özge’nin yanına geldim. Altında ki külotu sıyırdım. O bembeyaz hafif kıllanmış amını Gülizar’ı düşünerek yalamaya başladım. Kapı yarım ayrıktı, neden kapatmadım bilmiyorum ama kapatmadığım iyi olmuş, kapıya baktığımda bir gölge vardı kapıda, bu gölge kesin Gülizar’dı. Beni izliyordu. Özge uyumaya devam ediyor, ben iştahlı bir şekilde amını yalıyordum. Özge uyanır gibi oldu ama sadece kısık sesle inliyor, bacaklarını hareket ettiriyordu. Hala sarhoştu ayılmamıştı belliydi. Sikimi çıkartıp tükürükledim. Özge’nin bacaklarını açıp amına soktum sikimi. O kadar hızlı bir tempoda sikiyordum ki amını, özge uykusunda inlemeye başladı. Gözlerini açacak ama hali yoktu sarhoşluktan. Bu şekilde sikerken gözüm kapıya takıldı az bir şey gölge görüyordum. Bu gölge hareket ediyordu. Acaba Gülizar bizi izleyerek amını mı okşuyordu? Ben Özge’yi değil de, altımda Gülizar’ı sikiyor gibi düşünerek, hayal ederek sikiyordum Özge’yi amı genişlemişti artık. Gülizar’ın o ufak amının yerini hiçbir şey tutamazdı. Özge’nin amına boşalmaya başladım. Çok az boşalmıştım, hiç Gülizar’ın sikimi okşarken hissettiğim, yaşadığım zevki vermiyordu bana. Yataktan kalktığımda gölge yoktu kapıda, gitmişti. Özge’nin amından akan döllerimi sildim ve yanına yatıp güzel bir uyku çektim.

Sabah olmuştu, gözlerimi açtığımda Özge yanımda yoktu, kalkmıştı. Gözlerimi tekrar kapattım tam uyuyacaktım, yatağa birisi zıpladı, kucağıma çıktı;

– Abi hadi uyan havuza gidiyoruz, uykucu kalksana artık!

Gözümü açtığımda üstüme Gülizar çıkmış, pikenin üstünde kucağımda zıplıyordu. Belinden tutup altıma aldım. Uyku sersemi gıdıklıyordum. Bacaklarını havaya kaldırıp belime attı. O amını sikimde hissediyordum resmen. Özge bu halde görür diye endişeyle çıktım yatağın içinden.

– Ne havuzu kızım ya?
– Abi gel işte sende tek mi yüzelim hem güzel yüzmeyi öğretirsin bize.
– Tamam hadi hazırlanayım iniyorum. Annen nerede?
– Baranla köye gitti.
– Köye mi gitti?
– Evet seslendi sana ama uyanmadın arayacakmış seni.
– Tamam canım.

Hala odada durmuş beni izliyordu.

– E hadi çık giyineyim.
– Abi yoruldum zaten bakmıyorum giyin.

Yüz üstü yatağa yatmış, yüzünü yastığa kapatmıştı. Kocaman kalçaları dik dik, bana bakıyor, arasına kaçan şortu kabak gibi götünü gözlerime seriyordu. Pikeyi alıp komple örttüm üstünü. Üstümde zaten bir şey yoktu. Altımda ki boxer’ıda çıkartıp attım. Sikim sabah ereksiyonundaydı sadece. Lavaboya o şekilde girip işedim önce. Ellerimi yıkadım. Bir boxer aldım içime giyiyordum. Pikenin altından Gülizar kafasını çıkarttı bana bakarak;

– Giyindin mi?

Çırıl çıplak, sikimle göz göze gelmişti tekrar.

– Giyiniyordum daha.

Ben boxer’ı giyerken kalkan sikime iştahla bakıyordu.

– Hadi gidebiliriz.
– Tamam simay ablamlara gidelim alalım onuda.
– Tamam.

Sırtıma atlamıştı. Bacaklarını sırtıma doladı. O sert memeleri, yumuşacık göbeği, amının sıcaklığını tişörtümün içinde, sırtımda hissediyordum. Bacaklarına attım elimi ve merdivenleri inmeye başladık. Sırtımdan indi ve sırt çantasını aldı. Kapıdan çıktık, babamların evine doğru gidiyorduk. Bir sigara yaktım. O önden koşup gitti, kapıyı çalıyordu. Aklımda dün gece ki olanlar vardı. Açıkçası kasıklarım hala acıyordu ama ilk kez bu kadar yakınlaşmıştım Gülizar ile. İçimde müthiş bir utanç, pişmanlık vardı. Ona sikimi gösterdiğim, ellettiğim, amını okşadığım için. Belki de o asla bu düşüncelerle yapmadı bunu. Kızarıklığı önlemek için o şeyi sürüyor, sikimi okşamak zorunda kalıyordu. Çünkü her sikime dokunduğunda yanakları kızarıyor gülse de oda utanıyordu. Gülizar yanıma geldi;

– Abi simay ablam gelemeyecekmiş, karnı ağrıyormuş.
– E napacağız?
– Denize girelim hadi boşver havuzu hem kalabalık sevmiyorum. Nasılsa sen varsın denizde öğretirsin bana yüzmeyi.
– Peki, madem yürü hadi.

Elimi omzuna attım denize, kumsala iniyordum. Ah şu kumsalın dili olsa da konuşsa diyordum içimden. Kumsal da kalabalıktı. Tüm yazlıkta ki insanlar kumsala inmişti resmen. Şezlonga oturduk. Gülizar bikinisini giymek için kabinlere doğru ilerledi. Tişörtümü çıkartıp şezlonga astım. Terliklerimi giydim. Deniz şortum zaten üstümde duruyordu. Gözlüğümü takıp güneş kremini çıkarttım. Kollarıma bacaklarıma sürüyordum. Gülizar gelmişti. Tanıyamamıştım kızı. Bembeyaz teni ışıldıyor, ufacık bikinisinden göğüsleri taşıyordu. Amının kabarıklığı çok belli oluyordu. Of pof çekerek yanımda ki şezlonga oturdu;

– Bikinim küçülmüş ya!
– Bence senin tombikler büyümüş.
– Hadi ya öyle mi diyorsun abi.
– Yani baksana, baya büyükler yaşına göre.
– Aman abi herkesin böyle.
– Bilmem benim gördüğüm kızlarda daha meme yok sendekiler baya büyük.
– Hımm. Güneş kremi mi sürüyorsun?
– Evet sırtıma süremedim sürer misin?
– Tabi abi.

Şezlonga oturdum. Arkama geçip oturdu. Eline kremi alıp tüm sırtıma sürüyordu. O küçük tatlı eli, sırtımı okşuyordu, bana dokunmasını çok seviyordum. Bitmişti işi. Kremi tutup bana uzattı.

– Abi sende sürer misin?
– Tabi dön
– Bir dakika.

Şezlonga geçip yüz üstü uzandı. Bikinisini çözdü, sırtı çırılçıplak karşımdaydı. Elime kremi döktüm ve sırtında ellerimi gezdirmeye başladım. Yumuşacık vücudu vardı. Lokum gibi bembeyaz, çok yumuşaktı teni;

– Kızım yanacaksın ya çok beyazsın.
– Of abi valla peynir gibiyim. Her yerim öyle.

Aklım direk am bölgesine gidiyordu. Sırtına iyice sürdükten sonra bikinisini bağladı ve yüzünü bana döndü. Bir bacağını kırdı;

– Abi önüme de sürer misin? Bende kollarıma süreyim girelim denize.
– Tamam kardeşim olur.

Benim için hava hoştu tabiki. Kremi elime döktüm ayak parmaklarından yukarıya doğru sürmeye başladım. Resmen o güzel, ince bacaklarını okşuyordum. Kasıklarına kadar gelmiştim. İstem dışı kasıklarının arasında çok zaman kaybettim.

– Abi yeter sürdün oralara.
– Ha evet. Hadi bitti kalkalım.
– Göbeğime sürmedin ki.
– Doğru.

Elime tekrar krem sürdüm. Göbeğinde ellerimi gezdiriyordum. Yukarıya çıkarak göğüs aralarına sürmeye başladım. Gülizar eline kremi alıp göğüslerinin içine sürmeye başladı. Meme uçlarını görmüştüm. Çok güzel ufacık, gül lokumu gibi pespembeydi. Sikim kazık gibi olmuştu yine. Şezlongdan kalktı ve denize doğru koşmaya başladı. Terliklerimi çıkardım, güneş kremini şezlonga koydum arkasından koşup denize girdik…

27. BÖLÜM SONU…

DEVAM EDECEK…

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort istanbul travestileri istanbul travestileri ankara travestileri ensest hikayeler pendik escort antep escort gaziantep escort adapazarı escort adapazarı escort buca escort izmir escort üsküdar escort izmir partner kayseri escort izmir escort malatya escort bayan kayseri escort bayan eryaman escort bayan pendik escort bayan tuzla escort bayan kartal escort bayan kurtköy escort bayan ankara escort canlı bahis şirketleri canlı bahis siteleri kaçak bahis kaçak iddaa canlı bahis güvenilir bahis sakarya escort görükle escort bursa escort görükle escort bayan