Çarşaflı Hanife! (1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Çarşaflı Hanife! (1)
Çarşaflı Hanife! (1. Bölüm)

Merhaba, adım Koray. 36 yaşında, evli ve iki çocuk babasıyım. Cep telefonu ve bilgisayar tamiri işi yapıyorum. Daha önce bir çırağım vardı ama işler iyi gitmemeye başlayınca çıkardım, şimdi tek başıma çalışıyorum.

Bir süre önce, hemen yanımdaki dükkanda terzilik yapan Faruk abi elinde laptopu ile geldi. Laptopu açamadığını, açıldığındaysa ekranın donduğunu, muhtemelen virüs bulaştığını söyleyerek benden format atmamı istedi. “İçinde kurtarmam gereken şeyler varsa onları yedekleyeyim mi?” diye sorduğumda, “Gerek yok, hepsini sil, önemli bir şey yok zaten!” diye cevapladı.

Faruk abi bu laptopu yeni almıştı. Bundan önce masaüstü bilgisayarı vardı ve çokça sorun çıkartan eski bir modeldi. Laptopu kendi yöntemlerimle açtım, epeyce virüsle dolduğunu ilk anda anladım. Faruk abi internette girilmedik seks ve porno sitesi bırakmamıştı ve kullandığı antivirüs programı da dandik olduğu için içine her türlü Trojan, virüs vs. bulaşmıştı.

Faruk abi oldukça muhafazakar, tutucu bir adamken, bilgisayar başında tam bir porno müptelası olmuştu. Ancak işin ilginç yanı, Faruk abinin gay ve travesti sitelerinde de epey gezindiğini, vakit harcadığını gördüm. İnternet geçmişini silmediğinden, yada virüs nedeniyle silemediğinden, girip çıktığı bütün siteler gözümün önündeydi. İçimden (Vay Faruk abi vay!) dedim gülümseyerek. Dini bütün, ibadetini kaçırmayan bir adamdı, ama nefsine hakim olamadığı ortadaydı.

Bir antivirüs programı ile temizlenemeyecek ölçüde dolmuştu laptop ve gerçekten de tek çare format atmaktı. Her ne kadar Faruk abi (Gerek yok) demiş olsa da, ben ne olur ne olmaz diyerek, içindekileri yedeklemeye karar verdim. Daha önce başıma birkaç tatsız olay gelmişti çünkü.

Laptopa boş bir harici harddisk bağlayıp, masaüstünde, belgelerimde vs. ne varsa hepsini kopyalamaya başladım. Bunun dışında harddisk ikiye bölünmüştü ve ‘D’ sürücüsünün içinde de birkaç klasör vardı. Onları da kopyaladım. Her şey bittikten sonra da, güzel, temiz bir format attım. Sağlam bir antivirüs programı kurdum.

İki saat kadar sonra Faruk abi gelince, “Al abi, tertemiz oldu, güzel bir virüs programı kurdum, bundan sonra virüs falan giremez!” dedim. “Eyvallah Koray, valla uğraşıp durdum bir türlü işin içinden çıkamadım!” dedi. Sonra da, “İçindekiler gitti mi komple?” diye sordu. Bunu söylerken yüzünde değişik bir ifade vardı. Sanki (İnşallah silmişsindir!) der gibiydi. Muhtemelen internette yediği naneleri öğrenip öğrenmediğimi merak ediyordu ve endişesinin kaynağı buydu. “Evet abi, dediğin gibi yaptım, direkt format attım, hepsi silindi!” dedim. Cevabıma sevinip, “Eyvallah, sağ olasın!” diyerek gitti. Oysa yediği haltlardan haberim vardı. Hem verileri de kurtarmıştım, ama söyleme ihtiyacı hissetmedim.

Ertesi gün öğleye doğru işim yokken harici harddiski bilgisayara bağladım, antivirüs taraması yapıp temizledim. Faruk abinin verileri arasında ne var ne yok diye merak ediyordum. Verilerin pek çoğu resimlerden oluşuyordu ve resimlerin çoğu da çocuklarına aitti. Üç kızı vardı Faruk abinin.

Resimler arasında gezinirken kızlarından hariç karısının da resimleri görünmeye başladı. Faruk abinin karısı Hanife abla tesettürlü, daha doğrusu çarşaflı bir kadınken, buradaki resimlerde başı açıktı. Ara sıra kocasının dükkanına geldiğinde görüyordum kendisini. Hatta bazen kocasına yardım etmek için çalıştığı da oluyordu. Çarşaflı bir kadın olmasına rağmen yıllardır Faruk abi ile komşu olduğum için bana karşı soğuk değildi, merhabalaşır, selam verirdi. Karımı ve çocuklarımı sorardı.

Fotoğraf makinesi ile evde çekilmiş resimlerdi bunlar. Koltukta otururken, mutfakta bir şeyler hazırlarken, yada çocuklarıyla beraber olduğu resimlerdi. Hepsinin aynı gün çekildiği anlaşılıyordu. Üzerinde uzun siyah bir etek vardı. Üstüne ise göğüs kısmı açık, beyaz koynunu gösteren, kahverengi kısa kollu bir bluz giymişti. Memeleri iri ve şişkindi. Resimler yüksek çözünürlüklü ve kaliteli olduğundan bluzun altındaki sutyeninin izini rahatça görebiliyordum. Göbeği hafif çıkıntı yapmıştı ve göbek deliği de ince bluzun altında fark ediliyordu. Ayakta olduğu resimlerde ise siyah ve bedenine oranla dar kalan eteğinin altında beliren kalçaları ve götü de gözümden kaçmamıştı. Hatta külotunun izi bile belli oluyordu.

Hanife ablanın sırtına dökülen kumral saçları vardı. Resimleri yaklaştırınca, çenesinde, dudaklarının üzerinde ve yanaklarındaki ince tüyler bile net bir şekilde belli oluyordu. Bembeyaz, güneş yüzü görmemiş kolları, koynu ve yüzü ile çekici bir kadındı. İri, kahverengi gözlerinin üzerinde pek de bakımlı durmayan kalın kaşları, ince pembe dudakları ona ayrı bir hava ve çekicilik katıyordu. Öyle ahım şahım bir güzelliği yoktu, ama her erkeğin sikini kaldıracak bir kadındı. Ve benim de sikimi kaldırmıştı. Resimlerine baktıkça sikim sertleşmiş ve kazık gibi olmuştu. Oysa bu resimlerde hiçbir şey yoktu, ama Hanife ablayı yıllardır kapalı bir kutu gibi görüyordum ve şimdi de o kutunun içindekileri görünce sikim kalkmıştı. Dükkana birisi girse ayağa kalkacak halim yoktu.

Bu arada büyük kızı Ayşe’nin de başı açıktı resimlerde. Annesi kadar olmasa da fena sayılmayacak bir güzelliği ve çekiciliği vardı onun da. Annesinden biraz daha kısa kalıyordu. Daha önce birkaç kez telefonu arızalandığında tamir etmiştim. Babasının yanına her geldiğinde bana da bir merhaba demekten çekinmezdi. Türbanlı bir kızdı, ama buradaki resimlerde koyu kahverengi saçları omuzlarına dökülüyordu. 18-19 yaşlarında bir kızdı Ayşe. Yaşına rağmen memeleri erkenden olgunlaşmış, iri, sulu birer şeftali gibiydi. Annesininki gibi kısa kollu bluzunun altında top gibi şişkin görünüyorlardı.

Son klasörde ise Faruk abinin ve karısıyla kızlarının kimliklerinin arkalı önlü resimleri vardı. Abla dediğim kadının benimle aynı yaşta olduğunu görünce çok şaşırdım. Oysa benden büyük gösteriyordu, ama gerçekte aynı yaştaydık. Kimlikte başörtülü bir resmi vardı. İnce pembe dudaklarında hafif bir gülümseme belirmişti. Kızı ayşe ise tahmin ettiğim gibi 18 yaşındaydı, ama buradaki resimde daha küçük gösteriyordu. Ortanca kızı 14, en küçüğü ise 8 yaşındalardı. Hanife çocuk denecek bir yaşta evlenmiş ve 18 yaşında da anne olmuştu.

Kimlik resimlerinin olduğu klasörde bir de gizli klasörün olduğunu gördüm, ama içeri giren bir müşteri nedeniyle açamadan kapattım. O gün başka da bakamadım. Ancak ertesi gün akşamüzeri işim bittiğinde gizli klasördekilere bakma fırsatım oldu.

Klasörün içinde resimler ve birkaç video vardı. Klasörü yanlışlıkla gizli yapmıştır diye düşünürken, ilk resmi açınca öyle olmadığını anladım. Yatak odasında çekilmiş bir resimdi ve bu resimde Hanife’nin altında diğer resimlerdeki siyah eteği vardı, ama üstünde sadece sutyeni ile duruyordu. Yüzü görünmüyor, sadece boynundan aşağısı görünüyordu. Beyaz sutyeni memelerini zor zapt ediyordu. Sutyenden taşacakmışçasına şişmişti memeleri. Sikim bir anda sertleşmeye başladı. (Bu ne amına koyayım?) dedim heyecanla.

Bir sonraki resimdeyse ellerini arkaya atmış, sutyenin kopçasını açmaya çalışıyordu. Kalbim küt küt atmaya başladı. Sikimin sertliği de her saniye çoğalıyordu. Harddiski çıkardım bilgisayardan. Kalktım ve dükkanın kapısını içerden kilitledim. Sonra da dükkanın arkasında kalan ve önden görünmeyen tarafa geçtim. Burası penceresi olmayan, küçük oda gibi bir yerdi. Tamir ve bakım işlerini yaptığım tezgahla beraber birkaç sandalye koymuştum. Hemen harddiski buradaki masaüstü bilgisayarına taktım.

Ekran açılır açılmaz o klasöre girdim büyük bir heyecanla ve üçüncü resme tıklayıp açtım. Bu resimde de Hanife’nin elleri arkadaydı, sutyenin kopçasını açmıştı, ama henüz çıkartmamıştı. Faruk abi seri halde, arka arkaya çekmişti bunları. Bir elimi sikime atarken hemen diğer resme geçtim. İşte bu resimde Hanife’nin memeleri karşımdaydı. 27 inçlik ekranımı kaplıyordu memeleri. Etli birer zeytin tanesini andıran meme uçlarını hafif pembe meme başları çevreliyordu. 36 yaşındaki Hanife’nin memeleri 3 çocuk doğurmasına rağmen henüz sarkmamıştı. Dolgun memelerinin uçları bir genç kızınki kadar dik olmasa da kalkıktı halen.

Sikim kazık gibiydi artık. Pantolonumun önünü açtım ve sol elimi sikime atıp sıvazlamaya başladım. Çıkık, ince siyah tüylerle kaplı karnı ve göbeği yuvarlaktı. Büyük bir heyecanla sonraki resme geçtim. Bu resimdeyse memelerini alttan kavramış ve kaldırmıştı. Yüzü görünmüyordu yine. Elimi külotumun içine attım. Ardından gelen resimdeyse elleri yine memelerindeydi.

Sonraki resimdeyse siyah eteğini indiriyordu. Devam eden resimde beyaz pamuklu külotu ile kaldığında sikimin kafasından zevk sıvıları gelmeye başlamıştı bile. Güneş yüzü görmemiş, un gibi bembeyaz bacakları ve kalçaları tam karşımdaydı. Resimleri yaklaştırıp bakınca ince siyah tüyler haricinde bacaklarında ve kalçalarında bir şey olmadığını gördüm. Kalın lastikli külot kasıklarını sıkıyordu. Resmin yüksek çözünürlüğü ve netliği amının külotta çıkardığı izi bile belli ediyordu.

Arkasından gelen resimdeyse sıra külota gelmişti ve Hanife külotunu indirirken öne doğru eğilmişti. Memeleri sarkmıştı bu resimde aşağı doğru. Ve nihayet onuncu resimde Hanife’nin amı karşımdaydı. Etli, hafiften kararmış am dudakları vardı. Amının üzerinde ve etrafında, kasıklarında bir miktar ama uzun olmayan siyah kıllar vardı. Kalbim duracak gibiydi artık.

Faruk abi neden böyle resimler çekmişti bilmiyorum, ama iyi ki çekmiş demekten kendimi alamıyordum. Onu dinleyip de verileri yedeklemeseydim bu hazineden mahrum kalacağım da aşikardı. Daha fazla o halde kalamadım ve kalkıp pantolonumu ve külotumu çıkardım. Resimlere bakarken sikimi sıvazlamaya başladım.

Diğer resme geçtiğimde Hanife’nin kışkırtıcı götü tam karşımdaydı. Derin, yassı bir tabağı andıran bel çukurunda ince siyah tüylerden epey vardı. Ama dolgun göt yanaklarında kıldan, tüyden eser yoktu, tertemizdi. Elim sikimin kafasından gelen zevk sıvıları ile ıslanmıştı. Kendimden geçer gibi oluyordum, boşalacaktım nerdeyse. Ama kendimi tuttum ve sonraki resme geçtim.

Hanife yatağın üzerinde köpek gibi domalmıştı ve Faruk abi bu şekilde arkasından çekmişti resmini. Amının derin yarığı ve hafiften ayrık duran göt yanaklarının arasında koyu kahverengi bir çukuru andıran göt deliği karşımdaydı. Artık daha fazla duracak halim kalmamıştı. Elime bolca tükürdüm ve şiddetle 31 çekmeye başladım. Saniyeler sonra büyük bir hınç ve şehvetle boşalırken gözlerimi karşımdaki resimden ayıramıyordum.

Döllerim elime, kasıklarıma, sikime ve oradan oturduğum eski koltuğa akmıştı. Boşalmanın verdiği rahatlık ve yorgunluk tüm bedenimi esir almaya başlamıştı. Bir süre gözlerim kapalı halde kaldım. Sonra da eski bir bezle sikimi ve elimi, kasıklarımı sildim. Şimdi rahatlamıştım, o nedenle hemen diğer resme geçtim.

Resim açılır açılmaz, “Uhhhh!” dedim yüksek sesle. Çünkü Faruk abi sol elinin baş ve işaret parmakları ile karısının göt deliğini açığa çıkartırken çekmişti bu resmi. Göt deliği en ince ayrıntısına kadar ekranımı kaplıyordu.

Hanife’nin göt deliğinin ağzında kısa siyah kıllar ve onun etrafında ise kıl kökleri vardı. Deliğin etrafında birkaç küçük içi irin dolu sivilce vardı ayrıca. Göt deliğinin ağzındaki ince, kahverengi deri bir noktayı andıran deliğin içine doğru sanki akıyor ve orada kayboluyordu. Hanife’nin götten sikilmediği belliydi. Deliğin darlığına bakınca anlaşılıyordu. Terlemiş ve ıslak görünen delik fotoğraf makinesinin güçlü flaşı altında parlıyordu. İnce ve uzun bir saç teli göt deliğinin hemen üzerindeydi.

Hemen diğer resme geçtim. Bundaysa Faruk abi aynı şekilde, ama bu kez amını aralıyordu Hanife’nin. Kalın, etli am dudaklarının arasında sulu ve pembe, insanı yakıp kavuran amının içi sanki ekranımda değil de gerçekten tam karşımdaydı. “Helal olsun sana Faruk abi!” dedim heyecanla. Boşalsam da heyecanım yeniden yavaş yavaş artmaya başlamıştı. Sikim de yine sertleşiyordu.

Sonraki resimdeyse göt deliği ve amı bir aradaydı. Hanife götünü yukarı kaldırmış ve faruk abi bu haldeyken çekmişti resmi. Göt deliği yukarı bakarken biçimli amı tam karşımdaydı. Etli, koyu am dudaklarının arasından amının ıslak ve kaygan pembeliği görünürken üstte minik bir boşluk vardı. O boşluğun içinde de ayrıca kara bir boşluk daha vardı. Adeta bir mağaranın girişi gibiydi. Amının ve göt deliğinin etrafındaki kılları ve kıl köklerini tek tek sayabilecek kadar netti resim. Amı ile göt deliğinin arasında hafiften şişkin bir sivilce vardı.

Bundan sonraki resimde hanife yatağa sırt üstü uzanmış ve dizlerinden büktüğü bacaklarını iki yana açmıştı. Elleri kasıklarındaydı. İlk defa yüzü görünüyordu. Diğer resimlerin hiç birinde görünmemişti yüzü. Halinden pek memnun değilmiş gibi dursa da kocasına açık açık poz veriyordu bu resimde. Sanki istemem yan cebime koy gibi bir haldi bu. Dolgun memelerinin uçları sanki fezaya çıkacak birer füze gibi dimdikti.

Diğer resimde Faruk abi karısının amına odaklanmıştı yine. Ancak bu kez ekranda Hanife’nin parmakları vardı. Yakın çekim resimde Hanife amının dudaklarını tutmuş ve iki yana ayırmıştı. Sanki, “Amımı açıyorum sana!” diyordu bu haliyle. amının derin içi, sulu pembeliği daha fazla belliydi. Am dudaklarının hemen kenarında bitivermişti siyah kıllar. Sanki bir tarlada boy veren buğday başakları gibi am dudaklarının her iki yanını sarmış, kaplamışlardı. Kasıklarına doğru azalıyordu kıllar. Ama kılların bazıları uzunken bazıları kısaydı. Bu da Hanife’nin bazı kılları tam kesemediğini gösteriyordu.

Bir diğer resim de bunun benzeriydi, ama bunda amının hemen altındaki göt deliği de arzı endam ediyordu. Kalp atışlarım yeniden çoğalıyordu. Heyecanımdaki artış da gittikçe yükseliyordu. “Amına koyduğumun herifi çok şanslıymış!” dedim kendi kendime. İnsanın böyle bir karısı olup da başka ne istesin diye düşündüm. Ama sonra faruk abinin porno sitelere, hele de gay ve travesti sitelerine girip çıktığını düşününce, “Aamına koyduğumun ibnesi!” dedim kahkahayla.

Sonraki resimse başka bir noktayı işaret ediyordu. Bu resimde faruk abi kendi sikinin resmini çekmişti. Kalkık halde en fazla 12-13 santim geliyordu siki. Ama bunun ardından gelense bambaşkaydı. Hanife kocasının sikini ağzına almıştı. Yatakta oturuyordu Hanife ve kocası önünde ayakta dururken sikini dudaklarının arasına sokmuştu. Patlayan güçlü flaş Hanife’nin yüzünü, burnunu ve kumral saçlarını aydınlatmıştı. Sol eli kocasının sikindeydi. Sikini kökünden sanki bir küreğin sapını tutuyormuş gibi tutmuştu. Sakso konusunda acemi gibi görünüyordu bu haliyle.

Devam eden resimde gene kocasının siki ağzındaydı. Faruk abinin sol eli karısının saçlarının arasındaydı. Hanife sikini ağzına alırken o da başını okşuyordu onun. Sikin kafasını almıştı ağzına yalnızca. Sonrasında biraz daha ileriye gitmişti Hanife ve sikin nerdeyse yarısı ağzında kaybolmuştu. Faruk abinin eli gene saçlarındaydı. Bir sonraki resimdeyse Hanife’nin dudaklarının kenarında kocasının dölleri belirmişti. Sik halen ağzındaydı. Sonrakindeyse dudağın kenarından taşmıştı döller. Faruk abinin boşaldığını gösteriyordu bu resim. Hanife kocasını boşaltmıştı. Sikin kafası sadece ağzındaydı bu resimde.

Bir sonrakindeyse siki ağzından çıkarmış ve dudaklarının kenarındaki dölleri eliyle siliyordu. Faruk abinin sikinin üzeri dölleri ile kaplanmıştı. En son resimde ise Faruk abi karısının ağzını ve çenesini çekmişti. Dölleri Hanife’nin ağzının kenarlarında ve çenesinde vardı. Hanife’nin sol elinin parmakları çenesindeydi. Çenesindeki ve dudaklarının kenarındaki ince tüyler kocasının dölleri ile ıslanmış, sulanmıştı. Dikkatimi çeken bir şey vardı bu resimde. Hanife kocasının ağzına boşalmasından iğrenmiş gibi durmuyordu. Oysa pek çok kadın, ki aralarında benim karım da vardı, bundan nefret ederken Hanife hiçbir şey olmamış gibi davranmıştı.

Resimler burada sona ererken avuç dolusu tükürüğü sikimin kafasına sürdüm. Karşımda bu resim varken 31 çekmeye başladım. Hanife’nin bu hali beni fena azdırmıştı. Sanki ağzının kenarlarında kocasının değil benim döllerim varmış gibi hayal ediyordum. Deli gibi asılıyordum sikime. Derken büyük bir istekle boşaldım. Hanife’nin resimleri, çok kısa aralıkla iki defa 31 çekmeme, boşalmama sebep olmuştu.

Boşalmanın verdiği rahatlıkla bir sigara yaktım. Ekranın karşısında belden aşağım çıplak halde sigaramı içtim. Aynı bezle sildim sikimi. İlk videoya tıklayıp açtım. Ekranın yanındaki hoparlörü de açtım sesleri duymak için. Faruk abi, karısı kahverengi bluzunu çıkartırken onu videoya alıyordu. Hanife bir şey demeden bluzunu başının üzerinden çıkartınca sutyeni ile kalmıştı. Birkaç saniyelik kısa bir videoydu bu ve fotoğrafların netliğine sahip değildi.

Hemen ikinci videoya geçtim. İşte bu tam bir bombaydı. Faruk abi makineyi komodin yada başka bir şeyin üzerine koymaya çalışıyordu. Elleri görünüyordu çoğunlukla, ama hemen sonra kameranın sallanışları bitince yatak yandan görünecek şekilde karşımdaydı. Hanife yatakta sırt üstü yatıyordu ve kameraya bakıyordu. Faruk abi karısının üzerine uzandı. Hemen ardından da memelerini emmeye başladı. Hanife bu sırada kocasının yarı yarıya ağarmış saçlarını okşuyordu. Karısının dolgun memelerine aç bir kurt gibi saldırıyordu. Onları elleriyle sıkıca kavrayıp uçlarını iştahla emiyordu. Hoparlörün sesini iyice açtım. Onlardan gelen bir ses yoktu ama dikkatimi çeken dışardan gelen araba ve korna sesleriydi. Bu arada yine dışardan gelen belli belirsiz konuşmalar, çocuk sesleri vardı. Videoyu gündüz çekmişlerdi. Çocukları evde yoktu belki de bu sırada.

Faruk abinin karısının memelerini emmesi fazla uzun sürmedi. Bu kez dudaktan öpüşmeye başladılar. Hanife kocasının sakallı yanaklarından tutuyor, Faruk abi ise başını bir sağa bir sola oynatarak karısının ince dudaklarını emiyordu. İkisinin de dudaktan öpüşme konusunda pek bilgi sahibi olmadıkları belliydi. Onların bu hali beni güldürüyordu. Öpüşmeleri de fazla sürmedi. Sıra sikiş aşamasına gelmişti, anlaşılan karı kocanın ön sevişme faslı bu kadardı.

Hanife dizlerinden büktüğü bacaklarını iki yana açarken Faruk abi de dizlerinin üzerinde doğrularak karısının bacakları arasına yerleşti. Bu sırada kalkık sikini sıvazlıyordu. Birkaç saniyenin sonunda Hanife’nin üzerine eğildi, Hanife bacaklarını biraz havaya kaldırarak kocasının amına girmesini sağlarken Faruk abinin dudaklarından derin bir inilti çıktı. Siki sonunda karısının amı ile buluşmuştu. Bu durum Hanife’nin de kocasının ardından inlemesine sebep oldu. Hanife’nin dudaklarından dökülen, “Uffff!” sesiyle birlikte Faruk abi Start’ı duyan bir atlet gibi harekete başladı.

Götünü hızlı hızlı kaldırıp indirmeye başladığında Hanife’nin dudaklarından çıkan iniltiler de çoğalıyordu. Kesik kesik ama derinden gelen iniltilere kasıklarının çarpışmasından çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri eşlik ediyordu. Faruk abinin güçlü abanmaları Hanife’nin havaya kaldırdığı bacaklarını sallarken yatak da aşağı yukarı zıplıyordu. Bu esnada Hanife’nin dolgun memeleri de sallanıyordu. Karşımda amatör bir sikiş yaşanırken elimi sikime atıp okşamaya başladım. İki defa 31 çeksem de bu manzara heyecanımı boşalmaya rağmen artırıyordu hiç durmadan.

Hanife bacaklarını kocasının beline doladı az sonra. Faruk abi karısının amında hızlı hızlı gidip geliyordu. Hanife de onun kıllı sırtında gezdiriyordu ellerini. Memeleri Faruk abinin göğsünün altında yassılaşmış ama hareketlerinden bir şey kaybetmemişti. Derken Faruk abi karısının amından hızlıca çıktı, kendini geriye çekerken karısına, “Geç şöyle, domal!” dediğini duydum. Videonun başından beri ilk defa konuşma sesiydi bu. Hanife kocasının emrine hemen uydu ve hızlı hareketlerle tam önünde köpek gibi domaldı. Bacaklarını biraz ayırdı.

Faruk abi sikini sıvazlarken fazla vakit kaybetmeden karısının amına arkadan girdi. Hanife dirseklerini yatağa dayamıştı bu haldeyken. Ancak bakışları kameradaydı. Kocası amında çalışmaya başlarken iniltileri yeniden çıkmaya başladı. Faruk abi karısının belinden kavramıştı sıkıca, sert sert sikiyordu onu. Az öncekinden daha yoğun ve şiddetli ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri çıkıyordu şimdi. Hanife doğruldu ve ellerini dayadı yatağa, ancak bakışları bir an olsun kameradan ayrılmıyordu. O an sikilirken bana baktığını hayal ediyor, düşünüyordum. Faruk abi karısını sikerken, ben de karısını hayal ederek sikimi okşuyordum.

Faruk abinin hareketleri gittikçe hızlanmaya başlarken Hanife’nin sarkmış ve yatağa değen memeleri de oynayıp duruyordu sürekli. Bu ara, “Sik, sik, ahhh, sik, uhhh, ufff, sik, sik!” sözleri kesik kesik ve tiz bir sesle çıkmaya başladı Hanife’nin dudaklarından. Faruk abi ise karısının bu sözlerine daha hızlı ve güçlü pompalayarak yanıt veriyordu.

Saniyeler sonra faruk abiden güçlü ve yoğun homurtular ve sesler çıkmaya başladı. Boşalmıştı sonunda. Hareketleri gittikçe yavaşlarken sonunda durdu. Karısının üzerine eğildi. Sarkan memelerini avuçladı. Karı koca kenetlenmiş, bir bütün haline gelmişlerdi.

Biraz sonra Faruk abi Hanife’nin amından çıktı. Sikinden dölleri akıyordu. Hanife biraz daha domalmış halde kaldıktan sonra doğruldu ve yatağın kenarına oturdu. Sikiş esnasında sağa sola savrulan saçlarını geriye atarken, Faruk abi ekrandan çıktı ve biraz sonra da kameranın kaydı sona erdi.

Kendi halinde bir karı kocanın olağan sikişmesini izlemiştim. Faruk abi neden böyle bir şey yapmıştı kim bilir? Dindar, tam bir aile babası, mazbut bir adamdı. Karısının da ondan aşağı kalır yanı yoktu. Uzun yıllardır tanıyordum kendisini, ama bir kez bile bir falsosunu görmemiştim Hanife’nin. Evinin kadını, çocuklarının annesiydi.

Bir sigara daha yaktım. Sikimi sıvazlarken aklımda sadece Hanife vardı. Onu çatır çatır sikmek istiyordum. Ama bunu nasıl yapabilirdim? Kendi halinde bir ev kadını, anneydi. Gözü kocasından başkasını görmüyordu. Evleri işyerine yakındı ve dışarıya nadiren o da kocasının yanına gelmek için çıkıyordu. Evin alışverişini bile Faruk abi yapıyordu çoğunlukla. Onu sikebilmenin tek yolu elimdeki bu görüntüler, kayıtlardı. Onu ancak korkutarak, şantaj yaparak sikebilirdim. “Bunları internete veririm!” diye tehdit etmekti bunun yolu da. Ama bunu yapabilir miydim bilmiyorum. Böyle bir şeye cüret etmek yürek gerektiriyordu.

Daha önce birkaç defa evlilik dışı ilişki yaşamış, karımı aldatmıştım. Hatta içlerinden biri evli bir kadındı, altı ay kadar sürmüştü ilişkimiz, ama sonra kocasının başka şehre tayini çıkınca kesilmişti. Ama böyle bir şey yapmama, korkutmama, tehdit etmeme gerek kalmadan kendiliğinden başlamıştı hepsi. Bu ise bambaşka bir şeydi. Evli bir kadını zorla sikmek söz konusuydu…

Son bir video daha vardı. Onu da açtım. Hanife çıplak bir halde yatakta domalmış haldeydi ve makine faruk abinin elindeydi bu kez. Hanife’nin götü tam karşımdaydı. Faruk abi sol eliyle sikini sıvazlarken sağ eliyle de makineyi tutup çekim yapıyordu. Biraz sonra sikini yavaşça karısının amına soktu. Sik Hanife’nin amında kaybolmaya başlarken Hanife götünü sağa sola oynattı. Faruk abinin siki tamamen girmişti karısının amına.

Hemen ardından da hızlı hızlı sikmeye başladı Hanife’yi. Bu sırada elinde tuttuğu makine de sallanıp duruyordu, ama sikişi çekmeye devam ediyordu. Hanife’nin başı sanki hiç oynamıyor gibi sabitti. Faruk abi kökledikçe götünün dolgun, yağlı yanakları löpürdüyor ve şiddetli ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri çıkıyordu. Faruk abinin kesik kesik nefes alış verişlerinin sesleri karışıyordu aralara.

Bu ara Faruk abi karısına, “Sen yap!” dedi ve durdu. Makineyi iki eliyle tutarak çekim yapmaya başlarken, o ana kadar sabit duran Hanife ileri geri hareket etmeye başladı. Kocasının sikini kendisi sokup çıkartıyordu amına şimdi. Faruk abi ise bu anları çekiyordu. Sikinin karısının amına kafasından dibine kadar giriş çıkışlarını net bir şekilde çekmişti.

Hanife’nin amı bir genişleyip bir daralarak kocasının sikini içine alıyordu. Göt deliği de bu esnada genişlemiş gibi görünüyordu. Faruk abi makineyi aşağı indirince amının açılıp kapanması ve göt deliğinin geniş hali ekranımı kapladı. Bu sırada Faruk abinin sol işaret parmağı göründü ekranda ve Hanife’nin göt deliğine bastırdı. Karısı hareketlerine devam ederken parmağını göt deliğinden içeri soktu. İkinci boğumuna kadar girmişti parmağı. O anda (Acaba Hanife kocasına götten de siktiriyor mu?) diye düşündüm. Resimlere bakınca olmadığını sandığım şey acaba gerçekte var mıydı?

Derken Faruk abi, “Az bekle!” dedi hırıltılı bir sesle. Hanife birden durdu bu söz üzerine. Faruk abi parmağını karısının göt deliğinden çıkardı, ama bu kez de sikini tutup göt deliğine bastırdı. Biraz sonra beni hayrete sokan olay gerçekleşti. Hanife’nin göt deliği birden açıldı ve kocasının siki içine girmeye başladı. Faruk abinin heyecanı çıkardığı seslerden ve nefes alıp vermesinden belli olurken, Hanife’nin tek bir ses çıkmıyordu.

Faruk abinin sikinin kafası girmişti Hanife’nin götüne. O an şiddetli bir ‘Şlap!’ sesi geldi. Faruk abi karısının götüne bir tokat atmıştı. “Az öne eğil!” dediğini duydum fısıltılı bir sesle. Hanife öne doğru biraz eğilirken, Faruk abi sikini daha çok bastırıyordu. Bu ara makineyi biraz kaldırdı ve göğsünün hizasına getirdi. Karısı gene sabit halde dururken, kendisi dizlerinin üzerinde ileri geri hareket ederek sikini karısının götüne sokup çıkartıyordu.

Hareketleri gittikçe hızlanmaya başladı. Hanife’nin bir bakireninki gibi görünen göt deliği lastik gibi açılıp kapanarak kocasının sikinin içine girmesine izin veriyordu. Sikinin yarısına kadarı girip çıkıyordu deliğe, ama bu kadarı Faruk abi için müthiş bir zevk almaya yetiyordu. Şiddetli iniltileri ve hırıltıları çoğalmaya başlamıştı çünkü.

Sonunda boşalmaya başladığında döllerinin karısının götünden akmasını izliyordum. Hanife’nin göt deliği sanki bir karşı baskı yaparak kocasının döllerini dışarı itiyor gibiydi. Faruk abi biraz sonra sikini çıkardı karısının götünden ve sol eliyle sıvazlayarak kalan dölleri de halen açık duran göt deliğinin üzerine akıttı.

Hafiften kızarmıştı Hanife’nin göt deliği. Faruk abi açık duran deliğe yaklaştırdı makineyi. Deliğin ağzındaki kasların kasılıp gevşemelerini ve bir açılıp bir genişlemesini net bir şekilde çekiyordu. Akıttığı ve halen içinde kalan döllerinin köpük gibi baloncuklar çıkarışını izledim. Videonun sonuydu bu aynı zamanda.

Derin bir nefes alıp verdim. O an 31 çekmediğim halde kendi kendime boşaldığımı fark ettim. Sikim kazık gibiydi yine ve kendiliğimden boşalıyordum. Bunun sebebi Hanife’ydi. Onu ne yapıp edip sikmeyi kafama koydum.

Görüntülerini internette yaymakla tehdit edip sikecektim!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hanife’nin Çilesi 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Hanife’nin Çilesi 2
Şehre yaklaştıklarında Tahsin torpido gözündeki ıslak mendili arka koltukta yatan Hanife’ye fırlattı
– Kes ağlamayı da, ağzını yüzünü sil.
Hanife yaşadığı olayın şokuyla ağlıyordu, yüzünde Tahsin’in dölleri, saçına, baş örtüsüne, her yanına bulaşmış ve kurumaya başlamıştı. Ağladıkça oynayan yüz kaslarında kurumaya başlayan dölleri hissediyor daha da utanıyordu. Tahsin’in umurunda değildi arka koltukta uzanan kadının halleri, sigarasını yakmış radyoda çalan parçaya ıslık ile eşlik ediyordu.

Hanife doğruldu paketten ıslak mendil alıp ağzını yüzünü silmeye başladı, sildikçe midesi bulanıyor, gözleri yaşarıyordu. Şu düştüğü durum tam bir orospu muamelesi görmüş oğlu yaşındaki adamın öz suları ile sulanmış, hayatında ilk defa gördüğü büyük siki ağzı ile indirmişti. Kulaklarında hala Tahsin’in ağzının içine yerleştirdiği yarağı ileri geri yaparken çıkan glok glok glok sesleri yankılanıyordu.

Eve geldiğinde kendini banyoya attı, kendini kirlenmiş gibi hissediyor, sıcak suyla derisini özellikle Tahsinin attırdığı yerleri soyarcasına yıkıyordu. Bir yandan gördüğü yarağın haşmeti ve büyüklüğünün, sertliğinin yarattığı o değişik haz bitkin bedeninin sikilmiş ruhunun derinliklerinden sızıyor ve amının içini dolduruyordu. Olan her şeyi unutmaya yarın gidip senetleri almaya karar verdi, senetleri yırtıp atacak her şeyi arkasında bırakıp yeni bir iş bulacaktı.

Tahsin’in ofise gelmesini bekliyordu, o kadar utanıyordu ki oturmamıştı bile koltuğa. Tahsin’in kösele ayakkabılarının çıkardığı sesi tanıdı, her adımı beyninde yankılanıyor, ses yaklaştıkça Tahsin’in o iri sikini yüzüne vura vura zorla yaptırdığı oral seksi hatırlıyordu. Tahsin onu görünce bir an duraksadı. Kapıyı örttü yavaşça arkasından yaklaşıp götünü avuçlarının arasına alıp sıktırdı. Tahsin’in iri ellerini kumaş keten pantolonunu yırtarcasına götünü sıktırmıştı bir vahşi hayvanın pençesini hissediyor bir avın yaşadığı şoku yaşıyordu. Ansızın o vahşi hayvan elini orta büyüklükteki götünden çekince rahatladı. Tahsin koltuğuna kurulup karşısında duran Hanife’ye baktı.
– Ne istiyorsun
– Senetleri…
– Ha şu mesele, al bakalım.

Senetleri eline aldığında ağlamamak için zor tutuyordu kendini üzerinde yazan rakamlar yüzünden neler gelmişti başına, bu kadar kolay mıydı bu. Tahsin denilen şerefsiz bu kadar kolayca verir miydi bu senetleri demek ki başka amacı yok diye düşündü, kalbi gel gitler içinde çırpıyordu.
– İşi bırakıyorum dedi sessizce
– Sebep
– Sebeb mi, dalga mı geçiyorsun Tahsin neler yaşadım dün biliyor musun. Evli barklı kadın oğlum yaşındaki adamın…
– Eeee
– Oğlum yaşındaki adamın….
– Hahahaha

Tam kapıdan çıkarken
– Hiçbir yere gitmiyorsun Hanifeciğim deyip telefonundan bir video açtı. Şaşkınca ekrana yanşayan görüntüye bakıyordu ne zaman çekmişti bunu bu çocuk sikini ağzına verdiği anda yüzü gözü her yeri görünerek çekilen video ile beyninden vurulmuşa döndü.
– Hiçbir yere gitmiyorsun, fakat muhasebeye bir yalan uydur benden izin aldığını söyle bizim eski depoya doğru yola çık yoldan alırım seni.
– Ne istiyorsun benden
– Dediğimi yap yoksa ailenin hepsi namuslu Hanife’nin emdiği siki görür tabi o küçük ağızlı seni de.

Depoya doğru yola çıktığında şaşkındı, dün o amının boşluğuna dolan haz bütün bedenini sarıyordu. Ne yani istiyor muydu bunu, ağlamıyordu artık ama ne olacaktı depoda ne bütün her şeyi mahvolmuştu sakin olmalıydı bir karar verdi Tahsin’e karşı itaat ederse kurtulabileceğini düşündü en fazla bir iki defa yapar sonra hevesini alıp bırakır ne uğraşacak ki benimle dedi. En doğrusu buydu bütün her şeyi birkaç kere göğüslemeli ve sonra başının çaresine bakmalıydı.

Depoya yaklaştıkça içindeki merak ve haz baskın gelmeye başlamıştı, şaşırıyordu bu duruma ama çelişkiler yumağı içinde sürükleniyordu yolun başından Tahsin’in arabası göründü. Park edip demir kapıyı açıp içeri girdiler hiç konuşmadan yürüyorlardı Tahsin önde o arkada. Kesilmeye giden bir kurban gibiydi. Tahsin’i inceliyordu genç adamın diri ve iri bedeninin kıvrımlarına gözü takılıyordu, kendini alamıyordu ona bakmaktan.

Tahsin iç kapıyı açıp içeri buyur etti, daha önce çalıştığı küçük atölyeye şimdi patronun oğlunun zevk nesnesi olmak için giriyordu. İçeri adımını attı anıları gözünde canlanırken bir kilit sesi duydu ve arkasından kendisine sarılan gergin kolları hissetti. Götüne çoktan baskı yapmaya başlayan şeyin ne olduğunu biliyordu öylece duruyordu. Tahsin’in nefesini boynunda hissetti
– Sakin ol ve güzel vakit geçirelim, merak etme sana bir kötülüğüm dokunmaz.
– Daha ne yapacaksın…

Tahsin götüne koca yarağını bastıra bastıra onu dipteki ofislerin olduğu bölüme götürüyordu. İlk defa yaşıyordu bunu bir erkek ilk defa sarılmış heybetli sikini götüne bastırıyordu .

Ofise girdiklerinde yerde bir yatak vardı, Tahsin’in iri elleri elbisesinin üstünden memelerini okşuyor, avuçluyordu, diri memeleri Tahsin’in ellerinin arasında sıkıştırılıyordu. Elini önüne doğru saldı ve hafifçe geriye attı artık dayanacak hali kalmamıştı dün geceden beri gözünün önünden gitmeyen yarağa dokunmaya başladı.
– Orospu ooooohhh aldın tabi büyük yarağın kokusunu

Kendini bu kadar kolayca teslim ettiği için utandı bir an ama ellerini çekmedi. Önündeki gömleğin düğmelerinin birer ikişer çözüldüğünü hissetti yavaşça önüne eğdiğinde kafasını Tahsin’in ellerinin çoktan sütyenli memelerini okşayıp durduğunu gördü hisleri kadınlığı sulanıyor bütün ruhu “sik beni Tahsin” demek için bağırıyordu, sessizdi fakat bu sessizliğine karışan oğlunun yüzü, kocasının sesi..beyni uğulduyordu gömleği ve sütyeni boş beton odaya atılırken. Bir anda önündeki masaya doğru ardından bastıran güçlü ellerle eğildi. Pantalonu bacaklarından sıyrılmıştı güzel biçimli götünü örten sadece siyah kiloduydu . Götü bir kere daha Tahsin’in elleri arasındaydı. O koca eller göt yanaklarını okşayıp bırakıyor, küçük şaplaklar atıyordu kocası hiç böyle şekilde sevip okşamazdı onu. Kemer şıkırtısından anlamıştı olacakları hemencecik mi sikecekti Tahsin o koca yarağı nasıl alacaktı içine. Gömlek, pantolon, atlet, baksır ayaklarının dibine düştüğünde kafasını geriye çevirip baktı offf o iri yarak neredeyse Tahsin’in göbeğine değecekti, mor kafalı canavar mağarasını tarumar etmek için hazırdı. O esnada başındaki türbanın farkına vardı, çıkarmak istedi ama ellerini tutan tahsin izin vermedi
– Böyle ol orospu…

Tekrar önüne döndü. Dişlerini sıktı. Köyde boğanın altına sürülen ineği hatırladı ne farkı vardı şimdi o inekten götüne inen şaplakla dişlerini daha da sıktı ama göt yanakları ayrılmıştı sıcak bir nefes hissetti kafasını çevirip baktı tekrar ne yapıyordu bu adam. O esnada Tahsin’in ıslak dilini hissetti amının üzerinde. Dil amının bütün her yerine kast etmeye başlamıştı deliğinin üzerinde, kenarlarında, hatta göt deliğinde. Amansızca fırça çekiyordu Tahsin dil ucuyla amının içine girip çıkıyordu, ıslandığını hissediyordu yüzü al al olmuş terlemeye başlamıştı. Kesik kesik inliyordu şimdi nefesi ağzında dolanıyor ve bir ohhhh diye salınıyordu dünyaya ilk defa amıyla uğraşıyordu birisi, ilk defa bir dil amının bütün her yerinde dolanıyor, öpülüyor, okşanıyordu. Bir anda Tahsin kendine çevirdi onu masanın üzerine oturtup memelerine yapıştı “oohhh” demişti bir de “morartma” diyebildi. Tahsin’in amından çıkardığı dili şimdi meme uçlarını dövüyordu, parmakları ile de hababam amını kurcalıyordu. Islaklığı hissediyordu, ıslanmış delirmiş kesik kesik inlemeye devam ediyordu. Memesini kah ağzına alıyordu Tahsin kah küçük tokatlar atıyor, kah uçlarını çekiştiriyordu. Fındık gibi olmuştu uçları. Amını okşayan parmaklar dudaklarını ayırıyor kenarlarından çekiştiriyordu.
– Sik beni tahsin, amıma koy.

Tahsin’in acelesinin olmaması onu çıldırtıyordu o koca yarağı amının ta dibine kadar almak istiyor kasıklarını yaran siki karnında hissetmek ona bütün darlığı ile sımsıkı sarılmak istiyordu.

– Sik beni ne olur.. sik amıma koy…
– Sen nesin
– Orospuyum ben lütfen sik artık beni….
– Hahahahha ya kocan…
– Boynuzlu…

Söylediklerine inanamıyordu ama bütün bedeni gerilmişti kasıkları resmen bir dağın patlayan lavları gibiydi bunu ancak koca bir yarak içine göme göme bitirebilirdi. Çok beklemeyecekti bunun için.

Tahsin bir bacağını omuzlarına koymuş o dev siki amının girişine sürtmeye başlamıştı
– Yavaş ol lütfen…
– Hiç yarak yemedin mi amcık
– Yedim de bunun gibisini yemedim, kocamın siki bunun yarısı kadar yok
– Kocan mı hahahaha o şimdi it gibi çalışıyordur, karısı da koca bir yarak yiyecek

Bastırmaya başlamıştı küçük amcığı büyük yarağa boyun eğiyor, açılmaya çabalıyor, çabaladıkça bir sızı yavaşça bütün bedenini sarıyordu. Yarağın mantar kafası yavaşça içine girmişti bile dehşet bir acı duydu bütün hücreleri ayrılıyor, gözleri kararıyor neredeyse bileği kalınlığındaki yarak amını yoruyordu bastırdı biraz daha bastırdı sakince içine giriyordu işte elinin birini Tahsin’in omuzlarına atmış tırnaklarını geçirmeye çalışıyordu tahsin ise meme uçları ile oynuyor daha fazla zevk almasını sağlamaya çalışıyordu bir zevk aldığı falan yoktu amı yırtılıyordu resmen alnı terliyordu dişlerini sıkarak içine aldığı o koca şeye hayretler içinde bakıyordu. Çocuk doğuran bir kadın kadar acı çekiyordu derin derin soluk alıp veriyor Tahsin ile kasıklarının birleşeceği anı iple çekiyordu Tahsin götünü avuçlayıp kendine çekince mutlak birleşme gerçekleşmişti.

Belinden tuta tuta girip çıkmaya başlamıştı Tahsin koca yarak ileri geri ilerledikçe acısı sancısı diniyordu ama yine de dudakları sızlıyordu amının alıştıkça sertleşiyordu Tahsin, darbeleri daha güçlü daha uzun vuruşlar eşliğinde devam ediyordu, bacağı ağrımaya başlamıştı ama o bunu düşünecek halde değildi genç bir boğanın altında sikiliyor sikildikçe alışıyordu. Ne kadar sürecekti bu böyle kocası olsa şimdiye çoktan boşalmıştı bile ama Tahsin denilen hayvan bırak boşalmayı giderek daha da sertleşiyor o koca yarağın kafasını rahminde hissediyordu. İnlemeleri çığlıkları öpüşme sesleri eşliğinde nefes kesen bir sikiş yaşanıyordu ofisin boşluğunda sesler yankılanıyordu Tahsin alıştığına emin olunca hareketlerini daha da sertleştirdi aldığı zevkten nutku tutulmuştu memelerinde parmaklar dudaklar dolaşıyor sertçe sikilmenin zevkine varıyordu dün ilk defa bir yarak ağzını bozmuş aynı yarak bir gün sonra amının bütün gizli noktalarını ateşliyordu.

Tahsin hırlamaya başladı, sertçe vuruşları dayanılmaz olmuştu çığlık çığlığa bağırıyor omuzlarına vuruyor bu boşalmaya yaklaşan hayvanı sakinleştirmek istiyordu çok geçmeden içinde kasılan yarak döllerini püskürtmeye başladı, amın içine akan döller, yapışıp kalıyordu ve ansızın Tahsin sikini çekmişti bir avuç döl basınçla dışarıya fırladı. Tahsin hemen giyinip

– Acil bir toplantı var bebeğim sen buradan eve geç, sonra konuşuruz diyerek gitmişti.

Sikilip bırakılmıştı yani, kasıklarında bir avuç döl, amında sızı, sikilen bedeni, becerilen ruhuyla öylece kaldı masanın başında Hanife.

Devam edecek

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

evli çiftle 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

evli çiftle 2
merhabalar tekrardan. kaldığım yerden devam ediyorum.
eşim çayları getirdi önce elife sonra bana verdi ve yanıma oturdu. ben televizyon seyrediyor onlarda sohbet ediyorlar kendi aralarında. eşim elife nasıl alıştın mı şehire burada yaşam köye benziyormu dedi. elif, abla bişey anlamadım ki bütün gün evdeyim mesut zaten yorgun geliyor işten biliyorsun bazen gece vardiyasında çalışıyor hiç bir yere gidemedik daha dedi. ben söze girdim isterseniz hafta sonu pikniğe gidelim mesutun izni hangi gün elif diye sordum. elif sinan abi çok iyi olur benim için de değişiklik olur mesut a sorayım ben ablama söylerim dedi. ok o zaman sen ablana söyle ben sizi götürürüm dedim. eşim iyi olur kocacım kızın da kafası dağılır sorunlarını unutur biraz diye bir söz çıktı ağzından. elif mahcup bir şekilde başını önüne eğdi yanakları al al oldu. ben eşime ne oldu kızı utandırdın galiba dedim. eşim de elif utanmana gerek yok sinan senin abin sayılır dedi.
ben tasdik ettim eşimi elif bunlar yaşanılan şeyler utanmana sıkılmana gerek yok biliyorum durumunuzu mesut la konuştum ben. düzelir merak etmeyin dedim.elif sadece fısıltıyla sağol abi dedi. gerçekten kız çok utanmış sıkılmıştı. birden ayağa kalktı izin istedi otur falan dedik ama gideyim abla evde işim var dedi ve cıktı gitti.
utandırdın kızı dedim eşime. eşim açılması lazım. benimle konuşurken böyle değil heralde senden çok utandı dedi. o zaman sen biraz daha açmalısın yazık tazecik gencecik kız yazık olur dedim. eşim bir kahkaha attı napayım yani sinan. bizim sevişmelerimizden bahset taktik ver bu sadece mesutun bilinçlenmesiyle olmaz anladığım kadarıyla elif de sevişirken çok utangaç davranıyor bu da mesutu strese sokuyor. aslında tahrik etse oğlanı belki farklı olur dedim. haklısın kocacım ben ona bir kaç taktik veririm yarın dedi. karıma hadi gel vereceğin taktikleri önce biz uygulayalım iyice aklında yer etsin dedim hınzırca gülerek.
hmmmm diyip kıvırtarak yatak odasına giderken eşim biraz bekle sonra gel dedi. 5 dakka sonra odanın kapısını açtım eşim geçen yıl evlilik yıldönümünde aldığım seksi geceliğini giymiş yatakta beni bekliyordu. geceliğin önü hafif açık dolgun göğüslerinin yarısı dışarda içine hiç bir şey giymemiş. alt tarafının uclarını amının üstünde birleştirmiş tek bacağını kırarak yatakta uzanıyor. zaten elif geldiğinde sikim kazık gibi olmuştu hemen yine dimdik kalktı. hızlıca çırılçıplak soyundum. eşimin üzerine baçaklarımı iki yana acarak uzandım. dudaklarını emmeye başladım eşimde sırtımı okşuyor dilini ağzıma sokup sokup çıkarıyor. bu akşam seni bağırtarak sikecem dedim. sik kocacım duysun taze gelin sabah kendi sorsun bana. eşimin böyle konuşması hem şaşırtmış hem aşırı tahrik etmişti beni. normalde kıskanç olan eşim sevişirken eliften bahsediyordu. bu fırsatı değerlendirmeliydim. söyle elife kocası böyle siksin onuda dedim. normalde ön sevişmesiz yalamadan direkt sokmazdım ama bu sefer çok azmıştım direkt amına girdim ve pompalamaya başladım. eşim bacaklarını iyice iki yana açarak daha derine girmemi sağlıyor aynı anda da sok kocacım daha sert diye inliyordu altımda.
elifi kocası ancak böyle sikerse ateşini söndürür yoksa kız yanacak dedim. sikemez ki dedi. yazık kız yanıyor gerçekten. anlat kocacım başka ne yapsın mesut elifi sikerken. baçaklarını omzuma aldım yatağın ucuna çektim ayakta sert darbelerle sokmaya başladım. işte böyle baçak omuza yapsın. koysun dar amcına. sikerken de konuşsun elifle. ne de… desinnn kocacımmm dedi eşim baygın gözlerle.
dar amcıklı elifim. amına koyuyorum cayır cayır yanıyor amın desin. koy kocacım koy amıma. koyuyorum elif küçük orospu seni. bunları söylerken karıma baktım tepkisini anlamak için olumsuz bir tepki vermedi zevkten memelerini mıncıklıyor kafasını sağa sola sallıyor bir eliyle de kilitorisini okşamaya devam ediyordu. tam kıvama geliyordu. boşalmaya yaklaştığını anladım belini indirip kaldırmasından. sik kocacım sik beni doyur yarağa tazecik amımı doldur derken titremeye başladı aynı anda bende daha hızlandım boşalmaya yakındım aynı anda patladık. elifffff diye diye amına akıttım tüm döllerimi. üzerine kapandım. dudaklarını öpmeye başladım nefes alışı hala düzelmemiş göğsü inip kalkarken deli gibi dillerimiz buluştu.
o akşam karımla 2 defa daha boşaldık. her seferinde ona elifmiş gibi davrandım herhangi bir tepki vermedi. sonrasında da bunu konuşmadık.
sabah işe giderken eliflerin dairesinin önünde kapı açıldı birden. elif, sinan abi bir dk bişey dicektim dedi. iki basamak aşağı inmiştim tekrar çıktım. günaydın elif dedim. elifin üzerinde dar bir kot pantolon dizlerinden 1 karış aşağıda onun üstünde de beyaz dar yakası hafif açık gömlek vardı. gömleğin içinden kırmızı sütyen giydiği belli oluyordu. abi annem giller köyden bir iki eşya göndermişler otogardan almam lazım mesut aradı şimdi gündüz vardiyasında çalışan arkadaşı hastalanmış gelemiyor. sinan abinin yolunun üzeri seni bıraksın ordan taksiyle eve dönersin dedi. ne demek elif tabiki. hazırsan gidelim dedim. tamam abi üzerime bir şey alıp geliyorum hemen. kapının önünde bekledim. 1 dakika sonra geldi. üstüne kot mont giymişti. birlikte apartmandan çıktık.
arabama bindik. elif oturunca eteği dizlerinden 1 karış kadar yukarı çıktı. bembeyaz teni çok çekici görünüyordu sabah sabah bu kız yine beni azdırdı. sikim demir gibi oldu.
abi sana da çok zahmet oluyor kusura bakma dedi alif. ne kusuru elif rica ederim lafı olmaz dedim elimi bacağına hafifce iki defa vurarak. hemen yanakları kızardı 19 luk cıtır taze gelinin. nasıl gidiyor bakalım evlilik diyerek konuya girdim. bu fırsatı iyi değerlendirmeliydim. nasıl olsun abi işte iyi gidiyor. köy yerinden çok farklı burası. onu demedim elif benden çekinmene sıkılmana gerek yok. darılırım bak sonra.
-yok abi ne darılması sıkılmıyorum.
-geçen gün konuştum mesutla. bunlar olan şeyler heyecan yapmış mesut. aslında bi doktora gitse iş hemen çözülür ama…
-evet abi ben de dedim ama gitmiyor işte. utanıyormuş. seninle bile nasıl konuştu şaşırdım doğrusu.
-erkek erkeğe daha kolay olur konuşmak. sen nasıl ablanla dertleşiyorsun.
-gerçekten çok iyi ablam. çok yardımcı oluyor dertleşiyoruz. o da olmasa zaten ne yaparım bilmem.
elimi yine bacağına koydum ama bu sefer hemen çekmedim. biraz okşadım hafif hafif. nefes alışları değişti hemen elifin.
-şeyy abi
-evet elif
-yok bişey abi
-aaa kız hani sıkılma yoktu sor ne soracaksan
-yok abi boşver. çok özele giriyor.
-kızım özeli mi kaldı. mesutla sizin nasıl sevişeceğinizi konuştuk bir saat daha ne özeli dedim.
utandı başını önüne eğdi. bak bir daha konuşmam seninle söyle ne söyleyeceksen.
-tamam abi haklısın zaten biliyorsun durumu. şey dicektim
-çatlatmasana adamı elif sor ne soracaksan
-siz ablamla ilk evlendiğinizde de bizim gibi miydiniz.
-yok be elif. ilk evlendiğimizde yataktan 3 gün çıkmadık. sadece yemek için ara verdik. sonra devam sevişmeye. elif ağzını küçük elleriyle kapattı gülerek.
-vooovvv. keşke bizde öyle olsaydık dedi. bu sözler istemsizce cıktı ağzından.
-sen de bunu hakediyorsun bence elif. çok güzel seksi bir kızsın.
-gerçekten öylemiyim.
-öylesin tabi güzelim tazecik sin. ben olsam sabaha kadar inmezdim üstünden. bunu özellikle söylemiştim tepkisini ölçmek için. elife baktım çok hafif dudağını ısırdı. tava geliyordu bu kız.
-teşekkür ederim abi ablam çok şanslı.
-evet şanslı tabi. onun üzerinden de inmiyorum
-biliyorum abi
-nerden biliyorsun bakalım.
-şeyyy sesleriniz geliyor bazen aşağıya da oradan.
-sizin sesleriniz hiç gelmiyor bize ama
-senin gibi olsaydı mesut da gelirdi o zaman dedi işveli işveli.
bu arada otogara geldik. elif teşekkür etti ama bırakmadım. şimdi bi de taksiyle uğraşma hem para da verme. ben seni eve bırakırım dedim. çok sevindi.
1 koli ve bir çuval eşyasını aldık arabanın bagajına koydum. eve yola çıktık tekrar. elif tekrar tekrar teşekkür ediyor.
-borçlandım sana sinan abi.
-saçmalama elif ne borcu. aramızda lafı olmaz dedim. elifi eve bıraktım ve işime gittim.
devamı var

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evli çift ile muhteşem gece (mail ekledim)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Evli çift ile muhteşem gece (mail ekledim)
Aslında bu tip şeylere çok ta inanmazdım,insanların fantezileri olduğunu düşünürdüm ta ki Muratla tanışana kadar.Murat bir sitede karısıyla olan maceralarını itiraf etmiş,karısının nasıl sikildiğini seviyeli bir üslupla anlatan biriydi.Sitedeki bazıları inanmıyor,hatta bunu açıkça dile getirip güya Muratın attığını ifade ediyorlar ,bazıları da takdir ediyorlardı.Ama Murat hiçbir zaman nezaketi elden bırakmadan gayet mantıklı ve tutarlı cevaplar veriyordu.Açıkçası ilk başlarda ben de inanmamıştım ama düşününce neden olmasın ki dedim,sonuçta sohbet odalarında böyle yüzlerce çift vardı,Muratın farkı bunu büyük bir cesaretle itiraf etmesiydi.Kendisine eşiyle tanışmak istediğimi bildiren bir mesaj attım,O da sağolsun kendisinin yardımcı olabileceğini ama son kararın karısı Filize ait olduğunu söyledi.Zaman içersinde Muratın verdiği ipuçlarıyla eşiyle tanışma imkanım oldu,önce mail yoluyla sonra msnde devam eden sohbetlerimiz artık telefona taşınmıştı,Filiz gerçekten de harika bir kadındı ve seksi çok seviyordu,gerçi ilk dönemlerde daha çok romantik takılsak ta artık seksten de konuşuyor,yazdıklarımızla birbirimizden etkileniyorduk.Hatta bana bundan sonra hayatındaki kocasından sonraki tek erkek olmamı,şakayla karışık benim çocuğumu doğurmak istediğini falan söylüyor ,ayaklarımı adeta yerden kesiyordu. Kocasının da teşviki ve yardımlarıyla artık görüşme zamanını ayarlamak ve muhteşem bir gece geçirmenin vakti gelmişti.Bir gece o kadar ani gelişti ki her şey,hemen ertesi gün buluşacaktık ama gerek kısa süreli olacak olması,gerek kocasının olmayacak olmasından dolayı ileri bir tarihte görüşmek için randevulaştık.Zaman geçmek bilmese de nihayet beklenen gün gelmişti,yaşadıkları yer bana birkaç saatlik mesafedeydi,denilen saatte ,istenilen yerde hazırdım.Kocasıyla planımız şuydukocası çocuklarını bir akrabalarına bırakmaya götürecek o yokken ben eve gireceğim ve geldiğinde karısını benim altımda inlerken görecek,en büyük hayali ve benden istediği buydu.Murat evden çıktıktan sonra arabamla sokaktan geçmiş,elinde telefonla camdan beni izleyen Filizin heyecanını daha arabadayken hissetmiştim.Komşuların görme ihtimalinin verdiği tedirginlikle beni eve aldı,eve girdim ama aklım da başımdan gitti.Çünkü karşımda tam bir afet vardı,kocasının benim için giydirdiği Filizimin üstünde minicik ekose bir etek,apartman topuk ayakkabılar,kolsuz kırmızı bir badi ve içinde de fıstık yeşili tanga ve sütyeni vardı.Önümden odaya doğru yürürken dolgun kalçalarını avuçlamamak için kendimi zor tuttum.Sohbet muhabbet derken ben bir an önce Filizi sikmek istiyordum ama gündüzleri sevişemediğini söyleyip benden kaçıyordu,sanırım kocasının olmaması da tedirgin etmişti,ara ara öpüşüyorduk ve bacaklarını okşuyordum,elimi kilotunun üstüne attığımda altımdan kaçıyor ve sabırlı olmam gerektiğini söylüyordu,ben de Filizi kırmamak ve kabalık yapmamak adına sabrediyordum. Neyse ki akşama yakın kocası geldi merhaba faslından sonra Filiz daha da rahatladı,bir ara kocası salondayken deliler gibi öpüşmeye başladık,göğüslerini çıkarmış yalıyor ,tangasını yana sıyırıp amını okşuyordum ki bir de baktık kocası gelmiş sandalyeye oturmuş bizi izliyor,şaşkınlıkla sen ne zaman geldin deyip gülüştük,Murat ta yatak odasında daha rahat edersiniz deyince soluğu el ele yatak odasında aldık.Artık deliler gibi öpüşüyor,sevişiyorduk Filizle ,bana bak akşam olunca nasıl değiştim fark ediyor musun?demesi beni delirtmişti,artık dudaklarını,göğüslerini morartıncaya kadar emiyordum,bir ama amına yumulmuş yalarken dilimi çok iyi kullandığımı söylemesi beni daha da azdırmaya yetmişti.Göğüs uçlarını içime çekerek emince ben canının yandığını düşünmüştüm ama altımdaki orospunun daha da hoşuna gittiğini inelemelerinden fark ettim.Artık yarağını amımda istiyorum demesiyle içine girmem bir oldu,vıcık vıcık sulanmış amı sikimi kolayca aldı,artık sikim amında,göğüsleri ağzımda,ellerim de vücudunu okşamaktaydı.Arada kocasına baktığımda bizi kapıdan izlediğini ve wc ye gidip geldiğini fark ettim,demek ki bizi izleyerek 31 çekiyordu,bir ara Filizimin çığlıkları iyice artınca geldi ve karısının ağzını kapattı sesler duyulmasın diye.İçinde bir müddet gidip geldikten sonra domalmasını söyledim ve arkadan amına yerleştirdim,çünkü göt deliğine kesinlikle dokundurmuyor yalamama bile izin vermiyordu,o kadar yarak yemesine rağmen götü hala bakireydi,Filiz sikimin verdiği zevkle kendinden geçmiş inliyordu ama artık dayanacak halim kalmamıştı,o iri kalçalarına ,sırtına ,tangasına boşaldım ve üzerine yığıldım kaldım.İri kalçalar derken hayatımda altıma yatan en büyük kalçalar diyebilirim,gerçekten de dolgun, beyaz,temiz kalçalar hala aklımdan çıkmıyor.Bu ilk seferdi ve sabaha kadar toplam 5 defa siktim,her seferi birbirinden güzeldi,mesela 2.de kırmızı tül geceliğini ve tangasını giyip yatağa uzanarak, küçük mumlar yakarak beni çağırmıştı odaya,3.de artık yeter,doydum yarağına demiş ve bu sikmemde kocasını bacaklarını tutarak bana yardımcı olmuştu,gerçekten de harika oluyordu,kocası olaya hiç girmiyordu sadece karısına sarılıyor,öpüşüyor ve karısının kalın bacaklarını açıp daha rahat sikmemi temin ediyordu.O gece tvde önemli bir maç vardı ve ben karısını sikerken maçı kaçırmıştım bir ara Murata maçın skorunu sorduğumda ,sen onu boşver kendi maçına bakdemesi hoşuma gitmişti,gerçekten de adamın karısını gözleri önünde sikiyordum ve bu durumdan herkes mutluydu,acaib bir duygu açıkçası ama karısı loş odada sevişmeyi sevdiği için karısının amına girip çıkan yarağımı çok net göremedi sanıyorum ama bir ara Filizin ağzına vermiştim ve odanın kapısından çok net görmüştü sikimi Murat,daha sonra laf arasında gayet büyük bir sikimin olduğunu ifade etmesine şaşırsam da sevinmiştim. 4.seferden sonra uyuyalım dedik ve aynı yatakta bir tarafında kocası bir tarafında ben ,ortamızda Filiz uyuduk,normalde öğlene kadar uyumam lazımken saat 8 gibi uyandım,baktım ikisi de uyuyor,elimi Filizin bacak arasına atıp amını okşamaya parmaklamaya başladım,uyku mahmuru olmasına rağmen kesik kesik inliyordu,orospu ruhlu Filizim amından hiç çıkmasa yarak yine de şikayetçi olmayacak ,ben sabah sabah kızar diye çekiniyordum ama o sanki bu anı bekliyormuş gibiydi,dudaklarına yapışıp öpüşmeye başladık,amı iyice sulanınca tangasını yana sıyırdım ve içine girdim,attığı çığlık üzerine kocası da uyandı ve şaşkın bakışlarla bizi izlemeye başladı,Muratın istediği eve geldiğinde karısını sikilirken görmekti o olmamıştı ama karısının inleme sesiyle uyanmıştı,olayın şaşkınlığını atıp karısına sarıldı,dudaklarını öpmeye okşamaya başladı,Filizimin bir göğsünü o emerken diğerini de ben diliyordum,karısını akşam siken ben değilmişim gibi deliler gibi sokup çıkartıyordum karısının amcığına,daha sonra orospu karısına yatağın kenarına domalmasını söyledim,o yatağın kenarında ben yerde ayakta kalçalarını tokatlaya tokatlaya siktim,geceleyin de boşaldığım için bir türlü boşalamadım ama şikayetçi değildim çünkü altımdaki güzelliği sikiyor olmak çok güzeldi.Alında o pozisyonda götüne de sokmayı çok istedim,çünkü ben amına girip çıktıkça göt deliği açılıp kapanıyor ve aklımı alıyordu ama dediğim gibi götü bakireydi ve buna karşıydı,mecburen amını sikmeye devam ettim,uzunca bir süre siktikten sonra da sarsılarak boşaldım,o da o zamana kadar defalarca orgazm olmuştu. Saat 12 de kalktıktan sonra kahvaltımızı ettik ve müsaade isteyerek evlerinden ayrıldım.İlk başlarda olmasına ihtimal vermediğim böyle güzel bir olayı bana yaşattıkları için her ikisine de buradan teşekkür ediyorum.Böyle bir heyecanı yaşamak isteyen seviyeli,ciddi çiftleri de beklerim.Güvenilir ve samimi bir sohbet isteyen çiftler 😉

vipuye@gmail.com
skype = ADULTM

Hakan

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Karım ve Diğerleri 6.Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Ben Karım ve Diğerleri 6.Bölüm
O akşam karıma, Semih’le konuştuklarımızı anlattım ve onlarla dörtlü seks yapma konusuna sıcak bakıp bakmadığını sordum. Karım, “Aşkım uzun zamandan beri beni senin haricinde ilk heyecanlandıran erkek Semih oldu, herhalde ben de onu istiyorum! Sen de Füsun’u sikmek istiyorsan, tadını çıkaralım derim! Organizeyi ben yaparım, sen bana bırak!” dedi. Buna okadar sevinmiştim ki, o gece karımı 2 posta deli gibi siktim. O gece muhtemelen Semih te Füsun’u parçalıyordu. (Ve tahmin ettiğim gibi de olmuş!).

Ertesi gün Füsun karımın yanına adeta uçarak gelmiş ve Semih’le evlendikten sonra ilk kez dün gece defalarca boşaldığını, Semih’in adeta azgın bir boğa gibi defalarca amını götünü siktiğini, amının dudaklarının Semih’in saatlerce emip yalamasıyla mosmor olduğunu anlatmış, hatta açmış göstermiş karıma morarmış am dudaklarını. Sonra dörtlü seks olayını konuşmuşlar. Karım da organizeyi kendisinin yapacağını söylemiş. Füsun da mutluluktan uçarak, bunun nasıl olacağını sorup, karımın anlatmasını beklemiş.

O gün Semih te beni işyerimden aradı. Telefonda, ilacın ne kadar mükemmel olduğunu söyledi. Ben de ona, karımla konuştuğumu ve dörtlü seks olayının gerçekleşeceğini söyledim. Semih bana binlerce teşekkür ederek telefonu kapattıktan sonra, karımı aradım, ne var ne yok diye. Karım her şeyin yolunda olduğunu ve adet gördüğü için dört gün sonrasına Mersin’in ilk sürprizini bana yaşatacağını söyledi. Zamanlama harikaydı, zira benim de İstanbul’da 5 günlük işlerim vardı. Ben de bu süreyi İstanbul’da geçirdim, haftasonu Mersin’e dönmeyi sabırsızlıkla bekledim.

Cuma günü akşam Mersin’e döndüğümde, evde karım çok şık kısa bir etek ve dar bir buluzla beni karşıladı. Sutyen takmammıştı, göğüsuçları belli oluyordu. Altına da giydiği siyah ince çoraplarıyla adeta başımı döndürmüştü. Bana, “Sen duşunu al giyin, ben de Füsun’lara haber vereyim!” dedi. Ben duşumu alıp, giyindim. Aşağıya indiğimizde, Füsun ve Semih bizi arbalarının başında bekliyordu. Kısa bir hoşbeş faslından sonra, arabaya binip, karımın tarif ettiği, sahilde bir otele doğru yola çıktık. Ben ve karım arkaya oturmuştuk, Semih ve Füsun da öndeydi. Karım arka koltuğu tam ortalayıp, bacaklarını açtı ve dikiz aynasından ağı açık amını Semih’e göstererek ve benim dudaklarımdan öperek geceyi başlatmış oldu.

Karımın haftasonu için rezervasyon yaptığı Suit odanın büyükçe bir terası vardı ve akşam yemeği buraya hazırlanmıştı. Yemeği terasta yedikten ve içki faslından sonra içeriye, odaya girdik. Otelin odalara yaptığı merkezi müzik yayınında kesintisiz Slow müzikler çalıyordu. Füsun’un arkadan açık kıyafetinden göt çatalı görünüyor, giydiği G-String külotü elbisenin altından belli oluyordu. Çok hoşuma gitmişti. Çalan müzik eşliğinde karılarımızı dansa kaldırdık. Dans ederken karım vücudunu bana iyice yaslayıp, adetten sonra çok azgın olduğunu hatırlattı ve bir süre amını sürterek kaldırdığı yarağımı avuçladı. Bu esnada Semih te karısına yapışmış, hatta Füsun’un dışarı çıkardığı sikini, Füsun’un eteğini yukarı kaldırarak bacaklarının arasına sokmuş, ‘Bacakarası’ yaparak dans ediyorlardı.

Ben daha fazla dayanamayıp karımı kucağıma aldım ve geniş yatağa yatırıp, bluzünü çıkardım, memelerini emmeye başladım. Karım kısa eteğini de çıkarınca, göğüslerinden aşağı inerek, çorabın ağ kısmındaki boşluktan amını ve götünü dillemeye başladım. Bu arada Semih te Füsun’u tamamen soymuş, onlar da bizim yanımızda sevişmeye başlamışlardı. Füsun’un götü bana değdikçe daha da tahrik oluyordum. Semih karısının bacak arasına yumulmuş, adeta amını yiyordu. Semih ve ben de soyunup, külotlarımızı çıkardığımızda, Semih’in sikinin boyu benimkinin yarısı kadar, fakat iki misli kalın, kütük gibi birşey olduğunu gördüm. Karım da görüp şaşırmış, birazdan yiyeceği bu yarağın heyacanına kapılmıştı.

İkimiz de aynı anda, sırtüstü yatan karılarımızın bacak arasına yanaşmış ve amlarına geçirmiştik. Değişik bir duyguydu, insan yanında am siken birine gayriihtiyari kendini ispat etmek için daha sert sikiyordu. Bir müddet bu şekilde sikişip, biranda karılarımızın üstünden kayarak eş değiştirdik. Füsun bacaklarını açtı, eliyle sikimin başını amının deliğine yerleştirip, “Erkeğim sik, amımın derinliklerinin bekaretini boz!” dedi. Benim yüklenmemle dibine kadar aldı içine ve bacaklarını belime dolayıp sanki hiç amından çıkmamı istemiyormuş gibi sarıldı bana. Ben gidip gelmeye başladım, deli gibi sikiyordum Füsun’u. Harika bir amı vardı, sıcak ve geniş. Semih kalın yarağıyla adamakıllı genişletmişti Füsun’un amını.

Füsun altımda inleyerek orgazm olup boşaldıktan sonra, “Biraz dinleneyim!” deyip yana uzandı ve Semih’le karımı izlemeye başladı. Ben de kalkıp onların tarafına geçtim. Semih halen çorabın deliğinden karımın amını götünü dilliyor ve adeta karımı uçuruyordu. Bir ara Semih’le gözgöze geldik, ona kafamı sallayarak (Hadi, sik artık!) anlamında bir işaret çaktım. Semih doğruldu ve karımın bacak arasına yanaştı, o kütük gibi yarrağını karımın amına dayayıp, zorlanarak başını soktu. Karım derin bir, “Ohhh!” çekip, kalanının tamamını bir seferde alarak dibine vurdurdu. Karımın aldığı zevk her halinden belliydi. Ve bana bu güzellikleri yaşatan bu kadına bu mükafatı ben vermiştim.

Değişik duygular içindeydim, bir başka erkek karımı sikiyor ve ben seyrediyordum. Semih karımı o pozisyonda biraz siktikten sonra amından çıktı, karımı domalttı, arkadan o harika amını yalamaya başladı. Tekrar amına sokacağı zaman, biranda elimi uzatıp Semih’in sikini elimle karımın amına soktum. Semih karımı sikerken, ben de alttan karımın amını okşuyordum. Elime Semih’in yarağı ve taşakları da değiyordu. Bu arada Füsun önüme çökmüş, sikimi ağzına alarak boğazına kadar sokuyor ve yalayıp yutuyordu. Füsun sonra sikimi bırakıp, yandan kafasını ikisinin arasına soktu, hem Semih’in yarağını çıkarken yalıyor, sokarkende karımın amını somuruyordu. Ben de kalktım Füsun’un arkasına geçtim, sikimi amına kökledim. Ben yüklendikçe, Füsun’un ağzı ama sike baskı yapıyor, Semih dahada azarak dibine kadar karıma sokuyordu.

Karım orgazm olarak boşalıp yatağa uzanınca, ben de Füsun’un amından çıktım ve sırtüstü uzanan Semih’in üzerine Füsun’u oturttum. Füsun o kütük gibi yarrağı amına almış, adeta at biner gibi oturup kalkıyordu. Ben de seyrediyordum. Füsun oturup kalkmayı bırakıp, yarağı amındayken öne doğru eğildi ve Semih’le öpüşerek, sadece kalçasını oynatmaya başladı. Samba dansı yapan Brezilyalı kadınlar gibi oynatıyordu kalçasını. Manzara okadar güzeldi ki, dayanamadım arkadan Füsun’un göt deliğini okşamaya başladım parmağımla. O sırada Füsün başını arkaya çevirip, “Hadi kocalarım, beni tost yapın!” dedi. Füsun öne doğru iyice eğilince göt deliği tam ortaya çıkmış ve yarrağımı almak için hazır bekliyordu.

Ben yarağımın başını tükürükle ıslatıp Füsun’un götdeliğine dayayınca, Füsun elini arkaya atıp, eliyle koca yarrağımın kafasını götüne soktu. Semih’in kalın siki amında olunca, ben götüne girmekte zorlandım. Ama Semih’in kütük gibi yarrağı almaya alışmış bu göt, benimkini de zorlanarak olsada içine almıştı. Sikimi götüne dibine kadar soktuğumda Füsun adeta böğürdü. Ama zevkten de kuduruyor, “Sikin ulan orospu çocukları, yarraklarınızın kurbanı olayım, sikin avradı orospular!” diye bağırıyordu. Semih altta amcığa, ben üstte göte 10-15 dakika basarak, üçümüz de hemen hemen aynı anda boşaldık. Ben götünden çıktığımda Füsun da Semih’in üzerinden yana devrildi, pelte gibi yatağa yapıştı…

Karımla son altı aydır bu kadar güzel bir seans yapmamıştık. Ki, evlendiğimizden beri karımın başka bir erkeğe am verdiğini de görmemiştim. Birkaç kez hoşlandığı erkekler olduğunu söylemişti, ama hiçbirine vermemişti… Biraz dinlenip, kalktık sırayla duş aldık. Sonra içkilerimizi yudumlamaya devam ettik, sohbet ettik. Alkolün etkisi ve sikişmelerimizin yorgunluğuyla yatıp uyumaya karar verdik. Oda Suit olduğu için, karımla Füsun büyük yatakta uyudular, ben ve Semih de yan odadaki tekli yataklara geçtik, uyuduk.

Sabah kalktığımda karımın odada olmadığını gördüm, mutlaka sabah sporu için çıkmıştı. Ben banyoya geçerken Füsun da uyandı. Füsunu görünce önümde sallanan yarağım yine hareketlendi, ama ben, “Günaydın!” deyip banyoya devam ettim, çünkü çok sıkışmıştım, işemem gerekiyordu. İşeyip, duşumu da alıp çıktığımda, Füsun, dün gece karımın giydiği ağı açık çorapları giymişti. Bacaklarını açarak, eliyle amına birkaç kez şaplattı ve gülerek işaret parmağıyla ‘Gel!’ işareti yaptı. Yanına gittim ve çoraplı ayak parmaklarından öperek, bacaklarını yalayarak amına ulaştım ve amını yalamaya başladım. İki am dudağını elimle birleştirip bızırını dişlerimin arasına alınca, Füsun gene kudurmuştu. Sikeyim diye beni yukarı çekti. Füsun’un memelerini sıkarak, sikime temas eden ipeksi çorabın arasından amına dipledim. Sonra da kucağıma alarak ayağa kalktım. Odanın içinde dolaşarak, kucağımda sikiyordum Füsun’u.

Füsun’un inleme seslerine Semih te uyanmış ve yanımıza gelmişti. “Günaydın, hayırlı işler, bakıyorum da erkencisiniz!” deyip koltuğa oturdu ve bizi seyretmeye başladı. Füsun, “Hadi beni birdaha tost yapın kocalarım, tadı damağımda kaldı!” deyince, bu sefer ben kucağımda Füsun olduğu halde yatağa sırtüstü uzandım. Semih te arkadan hem Füsun’un amını yalıyor, hem de benim taşaklarımı okşuyordu. Semih parmağını Füsun’un göt deliğine sokunca, Füsun çıldırdı, “Amına koyduğumun çocuğu, soksana sikini, amı yaraklı orospu çocuğu, hadi durma bas!” deyip, götünü dahada kaldırdı. Semih sikini Füsun’un göt deliğine dayamıştı. Ama ben altta hareketsiz durmama rağmen, Semih’in siki bir türlü girmiyordu.

Semih sikini biraz tükürükle ıslatıp aniden basınca, Füsun önce bir çığlık attı, sonra da, “Yırttın götümü avradı orospu, sok, durma bas!” deyip o kütük gibi yarağı götüne alarak, aramızda tost olmuş ve küfürler ederek sarsıla sarsıla boşalıyordu. Semih ilaç almadığı için hemen boşaldı ve yarrağını çıkardı Füsun’un götünden. Götünden o kalın yarak çıkınca Füsun sürekli osurmaya başladı. Hem gülüyor, hem küfürler ediyordu, “Anası avradı sikişmişler, beni osurta osurta götveren yaptınız!” diye. Osurmaları kesilmeyince üstümden kalktı ve bana, “Hadi Ferit, götüme gir de bu osurukları kes!” deyip önümde domaldı. Kalktım, geçtim arkasına, geçirdim sikimi götüne. Semih’in sıcak döllerinin olduğu göte, az sonra ben de değişik duygular içinde sarsılarak boşaldım.

Duş alıp giyinerek, aşağıya kahvaltıya indik ve bizi bekleyen karımla buluşarak, haftasonunun tadını çıkarmaya devam ettik.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KADINLAR MUTLAKA DENEMELI(ALINTI)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

KADINLAR MUTLAKA DENEMELI(ALINTI)
Slm, ben Güler. Hollanda Amsterdam’danım. 27 yaşındayım, evliyim ve evhanımıyım. Mutsuz bir evliliğim var ve artık kocamla seks yapmak bana zevk vermiyordu. Kocam beni gönlümce sikemiyor tatmin edemiyordu. Kocamla seks hakkında konuşamıyordum bile, ne zaman seks konusu açılsa, hemen sinirleniyor ve konuyu değiştiriyordu. Oysa ben seks için çıldırıyordum. Zamanla kocamdan gizli olarak, kendi kendimi tatmin etmeye ve porno videoları seyretmeye başladım. Seyrettiğim filimler beni daha da azdırıyordu.

Bizim Amsterdamda oturduğumuz mahallede çok Türk aile ve bir tane de Türk dükkanı var. Tam karşı binada Hayriye hanım diye bir tanıdığım var, kendisi de evli. Arada sırada Hayriye hanıma oturmaya, sohbete ve dertleşmeye gidiyordum. Kendisiyle evliliklerimiz hakkında, kocalarımız ve seks hakkında laflıyorduk. Bir keresinde Hayriye hanım, alt katlarındaki kiralık duran dairenin bir zenciye kiraya verildiğini anlatmasıyla, sohbetimizin konusu otomatikmen zenciler ve zenci yarrakları oldu. O gün akşama kadar, zencilerin yarrakları gerçekten çok mu büyük olur, at yarrağı gibi mi olur, zenciler çok mu iyi siker gibi konular konuştuk Hayriye hanımla. Hayriye hanıma belli etmesem de, içimden bir zenciyle sikişmek fikirleri geçirmeye başladım.

O günden sonra sürekli pencereden bakıp, Hayriye hanımın komşusu olan zenciyi izliyordum. Ve onu her gördüğümde onunla sikişmek hayali kuruyordum. O zenciyle sikişmek fikri kafamda iyice sabitlenmişti. Mutlaka o zenciyle sikişmek istiyordum, ama nasıl yapacaktım, bunu bir türlü bilmiyordum. Bu arada zencili seks videoları seyrederek daha da çıldırıyordum ve sürekli pencereden o yöne doğru bakıyordum. Sürekli Hayriye hanıma gidip gelmeye başladım, apartmanın girişinde çıkışında, merdivenlerde falan belki o zenci ile karşılaşırım diye. Her zaman olmasa da arada bir o zenci ile karşılaşıyor ve selamlaşıyorduk. Pencereden baktığımda görüyordum, zenci sabahları çoğu kez evden çıkınca aşağıdaki Türk dükkanına gidip birşeyler alıyordu. Artık ben de sabahları, zenci evden çıkarken, çıkıp Türk dükkanına ekmek almaya falan gidiyordum, zenciyle karşılaşalım, bir iki kelime konuşalım diye.

Türk dükkanına giderken kendimi zenciye farkettirmek için, güzel giyinip, güzel kokular sürerdim. Dükkandaki çalışan Türk işçilerin hepsinin beni sikmek istediklerini, bana yiyecekmiş gibi bakışlarından anlamıştım. Ama ben o zenciyi gözüme kestirmiştim ve ille de o zenciye siktirmek istiyordum kendimi. Bir gün dükkana giderken yine zenciyle karşılaştık ve bir iki dakika ayaküstü konuştuk. Ben tüm cesaretimi toplayarak, direkt olarak, ondan hoşlandığımı ve kendisi ile seks yapmak istediğimi söyledim. Hollandacada en çok hoşuma giden cümleyi kullandım: “Ik wil met je neuken!” dedim. Zencinin gözleri birden faltaşı gibi açıldı ve neye uğradığını şaşırdı, benden hiç böyle birşey beklemiyormuş. Bir kağıda önceden yazmış olduğum mobiel telefonumun numarasını verdim ve kocamın bu hafta gece çalıştığını, saat 22:00’den sonra isterse gelebileceğini söyledim ve ordan uzaklaştım.

O gün saatler geçmek bilmedi ve çok heyecanlıydım. Kocam saat 21:00’de evden çıktı ve işe gitti. Saat 22:00 olmuştu, ama zenci birtürlü aramıyordu. 23:00 olunca artık bu gelmiyecek dedim ve yine seks videosu izlemeye ve amımla oynamaya başladım. Birkaç dakika sonra kapı çaldığında çok korktum, acaba gelen kocam mı idi, işten erken mi döndü diye. Gelen zenci olamazdı çünkü gelmeden önce telefon açacak diye bekliyordum. Kapının gözetleme deliğinden baktığımda zenciyi görünce, heyecandan kalbim duracaktı. Hemen içeri aldım zenciyi ve hemen orda başladık dudak dudağa öpüşmeye. Kolundan çekip salona götürdüm zenciyi, videoda porno filimi oynuyor, biz salonun ortasında öylece durmuş, deli gibi sevişiyorduk, nefes nefese kaldık.

Beni kucağına aldı, yatak odasına gittik ve beni çırıl çıplak soydu. Zencinin pantolununu da ben çıkardım, külodunu indirdiğimde gözlerime inanamadım. Aman Tanrım, o ne öyle? Okadar kocaman bir yarak ki, hep filmlerde görürdüm de inanmazdım. Gerçekten de sanki at yarağı gibiydi. Yarrağını ağzıma vermeye başladı, fakat çok iri olduğu için ağzıma sığmıyordu, sadece yalıyordum. Beni yatağa sırtüstü yatırıp bacaklarımı ayırdı ve amımdan başladı yalamaya. Çok uzun bir dili vardı, dilini amıma sokuyor, amımın dış ve iç dudaklarını ağzına alıyor, klitorisimi emiyor, eliyle de amımın kıllarını okşuyordu. Müthiş birşeydi, daha ilk dakikada orgazm olmuştum. Yarrağını amıma soksun diye çıldırıyordum, “Hadi artık sok.” diyordum, ama adam sanki profesyonel bir Jigolo gibi, işi biliyor ve durmaksızın amımı yalıyordu.

Amımı yalayarak beni ikinci kez orgazm ettikten sonra, nihayet beni kucağına aldı ve yarrağını alttan amıma doğru sokup beni de üstten yarrağına doğru bastırdı. Yarrağı ıslak amıma mükemmel bir şekilde girmişti. Kocamın haricinde ilk kez bir başkası ile sikişiyordum. Tarif etmesi mümkün olmayan bir zevk alıyordum ve çok ta harika sikiliyordum. Hemen hemen denemediğimiz pozisyon kalmadı, nerdeyse her pozisyonnda sikiştik. Ben yataktan aşağı indim, kafam yerde götüm havada domaldım, zenci de arkamdan amıma soktu yarrağını. Yarrağı amıma öyle güzel giriyordu ki, bence en güzel pozisyon bu olsa gerek. Beni bu pozisyonda epeyce bir süre siktikten sonra ve içime boşaldı. İkimiz de aynı anda orgazm olduk, daha öncesinden yaşamadığım, bilmediğim, tanımadığım çok hoş bir duyguydu bu.

Yatağa yanyana uzandık ve öylece 10 dakika falan dinlendik, kağıt havlu ile kendimizi sildik, temizlendik. Zencinin adını da o anda öğrendim, Mamadu imiş adı ve Senegalli imiş. Evli imiş, fakat karısı Senegalde kalıyormuş, taşındığı evi de karısını Hollandaya getirebilmek için kiralamış. Konuşurken bir yandan da amımı okşuyordu ve amımın çok güzel olduğunu söyledi. Hatta kocamdan boşanırsam, O da karısından boşanacağını ve benle evlenceğini bile söyledi. Ben de onun yarrağı ile oynamaya başlayınca, yarrağı yeniden sertleşti ve kocaman oldu. Bana bu sefer götümden sikmek istediğini söyledi, ama ben bunu asla yapmayacağımı, daha önce hiç denemediğimi ve götümün yırtılmasından korktuğumu söyledim. En azından götümü okşamak istediğini söyleyerek beni yüzüstü çevirdi. Götümü avuçlayarak masaj yaptı ve parmakları ile göt deliğimi ovdu. Yarrağını götüme sokmak için çok ısrar ettiyse de sokturmadım. Ağzımla boşalttım.

O günden sonra artık, kocam geceleri çalıştığında, hemen hemen her gece gizlice geliyordu ve saatlerce sikişiyorduk. Amımı her nekadar sikse de, bu yine sürekli götümle oynuyordu, ama ben götümle oynamasından zevk falan almıyordum. Acaba götten sikilmek nasıl birşeydi, merak ta ediyordum aslında, fakat korkuyordum da. Derken göt sikme ile ilgili porno filimleri seyretmeye başladım. Filimlerde götten sikilen kadınları gördükçe, aslında güzel olabileceğini düşünmeye başladım. Ve ertesi gün geldiğinde beni götten sikmesine izin verecektim. Ertesi gün sabahtan gittim ve bir şişe, özellikle götten sikişirken kullanılan kaydırıcı aldım. Fakat boşuna bekledim. Gelmedi, telefon da açmadı. Günlerdir pencereden bakıyordum, sokakta da göremiyordum hiç, geceleri evinin lambaları yanmıyordu. Merak ediyordum, iyice çıldırmıştım. Haftalar geçmesine rağmen ortalıkta yoktu. Aradan iki ay geçmişti, bir gece aniden çıktı geldi. Memleketine, Senegale gitmiş, karısından boşanıp gelmiş.

Tabi yine deliler gibi sevişmeye başladık, o gece sanki amımı parçalayacakmış gibi sikti. Ona, “Aşkım sana bir sürprizim var, artık götümden de sikişmek istiyorum.” dedim ve kaydırıcının olduğu şişeyi verdim, ters dönüp önünde domaldım. Bu önce amımı ve götümü diliyle iyice yalamaya başladı ve ardından kaydırıcıdan dökerek göt deliğimi güzelce yağladı. Ben de onun yarrağını avucuma alarak yağladım ve kalçalarımı ayırarak, “Hadi aşkım sok, patlat artık şu bakire götümü.” dedim. Yavaş yavaş yarrağını götüme sokmaya başladı, fakat hem girmiyor, hem de götüm çok acıyordu. Acıya dayanmak için kendimi zorluyordum. Başı girdiğinde göt deliğim parçalandı sandım. O kocaman yarrak sanki götümü yırtarak, milim milim, ilerliyordu. Yarısına yakını henüz girmişti ki, dayanamadım, “Öyle kal lütfen, çok acıyor, daha fazla sokma.” dedim. Bu biraz bekledikten sonra, yarrağını yavaş yavaş çıkarıp sokmaya başladı. Biraz da olsa acıyla karışık zevk almaya başlamıştım ki, birden çığlık attım, çok kötü basmıştı. Nerdeyse tamamı girmişti. Bağırmalarıma aldırış etmeden, sert sert sikmeye devam etti ve birkaç dakika sonra götümün içine boşaldı.

O gece götümün ilk defa sikilmesinden, acıyla karışık, müthiş değişik bir zevk almıştım. Artık her buluşmamızda götümü de siktiriyordum. Götüm iyice açılmış ve zenci yarağı yemeye alışmıştı. Hele kucağında iken götten yarak yemenin bana verdiği zevki anlatamam. Halen kocam çalışmaya gidince, zenci sevgilimle hemen hemen her gece sikişmeye devam ediyoruz. Etraftan şüphelenenler olduğunu biliyoruz, ama artık herşey bize vız geliyor. Am da benim, göt te benim! Kime ne? Benim zenci yarağı yemem el alemi niye ırgalasın ki? Hem zenci yarrağının tadını, zenci yarrağı yiyenler bilir! Bence her kadın bir kez zencilerin o kalın iri yarağını yemeli diyorum :))

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kuzenim ayferin miss kokulu ayakları ve terlikleri

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Kuzenim ayferin miss kokulu ayakları ve terlikleri
Öncelikle merhabalar adım hasan 30 yaşındayım hiç evlenmedim nereden sardıysa küçüklüğüm den beri ayaklara ilgi duyuyorum (cinsel anlamda). Hele birde kuzenim ayferin ayakları mevzu ise kuduruyorum resmen !!!!
Kuzenim cansu 34 yaşında bakımlı fiziği de yerinde yani güzel olan bir kadındır evli ve bir cocuğu var. Ayakları 37-38 numara (en son terliklerini koklarken bakmıştım) ve bakımlıdır siyah ve koyu kırmızı oje sürmeyi sever genel de.

Haftasonu gelmiş çatmış günlerden cumartesi ben evde yatıyorum annem odama daldı ve “kalk çabuk ayfer gelcek alışveriş yapıp dönüp evde pasta börek yapacağız” dedi ….ayferi duyar duymaz kafamda ayakları canlandı.
yaz olduğun dan hava da berbat bir sıcaklık vardı!! Neyse zil çaldı fırladım yatak dan kapıyı açtım baktım ayfer “Gel içeriye kuzen” dedim, hafifce aşağıya baktım ve ayaklarını gördüm, gözlerimi alamadım !!!! İnanın bana öyle güzellerdiki siyah oje sürmüş.Ayferin evi 3sokak arka da olduğu için yürüyerek gelmiş havalarda sıcak içim den dedimki “ulan havalar ateş gibi sıcak bu yürüdü o yolu şu an ayakları ve o ayakparmaklarındaki kokuyu almak için dünyaları veririm”
neyse çıkardı terlikleri, ayağının altı vıcık vıcık olmuş terliği çıkarırken farkettim offff sikim taş kesildi ne yapıp edip o telikleri almam lazımdı kokusu gitmeden!!!!

Ayfer içeriye geçti,içeriye geçerken “kuzen terliklerimi içeriye alırmısın” diye bağırdı sanki içim deki sesi duymuş gibi ……
dünyalar benim oldu “tamam kuzen” dedim aldım terlikleri elime ,annem ve ayfer içerideydi hemen terliklerini bi an bi şöyle kokladım offfffffffff burnum yanmıştı adeta bu nasıl bir kokuydu bırakamadım burnuma devam tuttum içime çektim o kokuyu. O nasıl bir kokuydu inanamazsınız sikim zonkluyodu patlicak duruma geldi eşofmanımn altına.
tuvalete geçtim hemen bekleyemedim dedimki kendi kendime “biraz daha beklersem kokusu gider” dayanamadım yani!!! Girdim tuvalete kilitledim kapıyı inanın bana burnumu çekmek istemedim harika kokuyolardı hele o ayak parmaklarının denk geldiği yerlere dilimi sürdüm tuzlu tuzlu bi tat vardı artık dayanamadım çıkardım benim dalgayı sürdüm terliklerin heryerine.parmaklarının denk geldiği yere sürdüm,ayak tabanlarının denk geldiği yerlere de sürdüm.
artık dayanamıyodum aldım elime sikimi sıvazlıyorum bir yandan da terliğin bitanesini doya doya koklayıp yalıyodum.
en sonun da dayanamayıp patladım terliklerin içine üstüne heryerine. Ben hayatımda bu kadar güçlü boşalmamıştım sikim patladı resmen !!!!!!

Temizledim terlikleri kuruladım yerine koydum. Ayfer ve annem içeridelerdi hala ne yapcaklarını konuşuyolardız.
ayfer de hadi kalk gidelim alışverişimizi yapalım deyince annemle ayfer kalıp alışverişe gittiler ….ayfer o terlikleri giyindiğinde içim bi hoş oldu ve onlar çıktık dan sonra girdim tuvalete ve birdaha boşaldım …… DEVAMI GELECEK…

eğer beğendiyseniz lütfen paylaşın ve yorum yapın…

bidahaki hikayemde ayferin 3-4 günlük giyinmiş olduğu çorapları ve nylon çoraplarınıı nasıl koklayıp kazık gibi olmuş sikime sürüp üstlerine boşaldığımı anlatacağım…..

deleted

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BABANIN GÖREVİ 18

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

BABANIN GÖREVİ 18
Aradan geçen iki saatin ardından tüm vücudum o anların etkisindeydi. Barkın’ın bana yaklaşımı, dokunuşu, bakışı… Herşeyi farklıydı. Onun gözlerine her baktığımda babasını görmem tesadüf olamazdı.
Bir arkadaşımla görüşmek için dışarı çıktığımda sanki cennettimden çıkmış gibi oldu. Dışarıdaki hava bile ilk anda yabancı gelmişti. Midemde kelebekler uçuşuyordu adeta. İçimdeki sıcaklığını her düşündüğümde ıslanıyordum. Bu yüzden de çok düşünmemeye çalışıyordum.
Arkadaşımla buluştuğumda, hala bunun etkisi altındayım. Farketmesi kısa sürmedi.
“Hey, beni dinliyor musun?” diye sordu, gözleri dikkatlice bana bakıyordu.
Hemen kendime gelip; “Evet… Şu hamilelik yüzünden…”
Bakışı, endişeli olmaktan bir anda uzaklaşıp yumuşamıştı.
“Ah canım benim! Ne kadar seviniyorum bir bilsen. Sendeki değişimi de görmen lazım, resmen yanakların pembeleşmiş!” dedi. Ses tonundaki neşe, beni de neşeli yapıyordu.
“Evet… Öyle oldu galiba…” dedim, aslında o pembelik hamilelikten değil, daha başka sebeplerdendi ancak bunu açıklayamazdım. Aşık olmak gerçekten farklı bir histi, yıllar sonra yeniden hissettiğim için çok mutlu olduğum bir duygu. Bir de kendi yarattığın erkeğine aşık olmak… Bu işte zirveydi, daha üstü yoktu, olamazdı.
“İyisin iyi…” dedi gözlerime bakarak, yüzü gülüyordu. Beni böyle görmeyeli uzun süre olmuştu, hem de son dönemdeki stresim yüzünden iyice çevremden kopmuştum. Bu görüşme çok iyi gelmişti.
“Senden ne haber? Hiç anlatmıyorsun.” dedim çayımdan bir yudum alırken.
“Ne anlatayım işte, aslında hayatımda bir şeyler değişsin istiyorum ama…” derin bir of çektikten sonra devam etti; “Ne bileyim… Değişmiyor. Değişecek gibi de gözükmüyor.” dedi. Morali bozuktu.
“Hayır… Senin canını sıkan başka bir şey var. Bana söylemelisin. Ne oldu?” dedim endişeli gözlerle ona bakarken.
“Nasıl anlatacağımı bilemiyorum…” dedi.
Uzanıp ellerini tuttum. Onun böyle olması beni çok kötü yapmıştı hem de benim için bu kadar sevinmesini gördükten sonra…
“Lütfen… Anlat, rahatlarsın. Çözüm bulamasak bile konuşmuş oluruz.” dedim.
“Sanırım Alper beni aldatıyor…” dedi, sesi gerçekten de çok kötü geliyordu. Derinlerindeki acıyı anlayabiliyorum, hissedebiliyordum. Aslında bir yandan onun acısını anlamak değildi benimkisi, ben de aynısını bir başkasına yapıyor muydum acaba…
“Emin misin?”
“Evet, telefonda mesajlarını yakaladım.” dedi. Gözlerinin dolmaya başladığını görünce hemen çantamdan bir mendil çıkardım ve ona verdim. Göz yaşlarını silerken, burnunu çekti. Ona çok üzülmüştüm. İlk defa onu böyle görüyordum çünkü.
“Bilmiyorum… Ne yapacağımı bilmiyorum…” dedi, üzgün bir halde.
Aslında neden aldatıldığını bilmiyordum. Hiçbir kusuru yok gibiydi. Kızıl, uzun saçları vardı. Ortalama boyutlarda, güzel ve dik göğüsleri vardı. 38 yaşında bir kadına göre çok güzel bir vücudu vardı. Kıvrımlı kalçaları ve uzun bacakları vardı. Ancak yine de aldatılmıştı işte… Benim yapmak için bahanem vardı belki de, ama onu… Bilemiyordum.
“Neden böyle bir şey yaptı?” dedim, aslında çok gereksiz bir soru sorduğumu biliyordum ama ne diyeceğimi de tam olarak kavrayamamıştım. İlk defa böyle bir durumla yüz yüze kalıyordum. Meltem gerçekten çok iyi niyetli biriydi, her zaman yanımda olmaya çalışırdı ama yine de… Bu durumda ona nasıl yardım edebilirim, nasıl onun yanında olabilirim bilmiyordum.
“Bilmiyorum…” dedi. Çok çaresiz gözüküyordu. İçimden neler geçiyordu ama hiç bir şey söyleyemiyordum. Böyle bir durumda olmanın ne demek olduğunu ben de çok iyi biliyordum. Aslında kötü olan, bunu ben de ona yapıyordum galiba. Ancak benimki çok daha farklıydı. Benimki bir görevdi… Aslında bu biraz kendini kandırmak oluyordu sanırım, bu görevden de öteydi… Bu aşktı… Bu tutkuydu…
“Üzme kendini…” dedim. Aslında hiç bir işe yaramayacağını bilmeme rağmen.
“Çok yalnız hissediyorum kendimi, tamamen terk edilmişim gibi geliyor. O kadar kötü ki… Hiç beklemiyordum. Daha da kötüsü sorduğum zaman inkar edecek, bunu da adım gibi biliyorum.” dedi. Haklıydı, çoğu erkek zaten böyle bir şeyi kabullenmezdi.
O gün aklımı çok kurcalayan konularla geçti. Ancak yine de, o zaman onun için gerçekten üzülmüştüm.
“Barkın olduğu için çok şanslısın, yalnız bırakmıyor seni…” dedi üzüntülü bir sesle.
“Evet…” dedim. Aslında bu çok daha derin manası olan bir ifadedeydi. Barkın benim ruhumdu, kalbimdeki atıştı, nefesimdi… Ateşimdi… Suyumdu… O olmasa, neler yapardım bilemiyorum. Onunla, bu son olanlardan sonra asla ama asla bu Dünya üzerinde üzülebileceğim bir konu olduğunu düşünmüyordum. Sonra aynı olayın başıma geldiğini düşündüm… Ya benden sıkılırsa? Ya benden başkasına giderse…
Hayır…
Gidemezdi, içimde derinlerde bir yerde bir anda kıskançlık tohumları yeşermişti. Kendi kocamı bile bu kadar kıskanmıyordum ama o çok farklıydı…
Hem de çok…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kaş Maceramız

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Kaş Maceramız
Merhaba ben Gürol,geçen yaz sürekli beraber tatil yaptığımız en candan arkadaşlarımızla beraber 3 aile ekonomik bir tatil yapmak üzere Kaş ta bir apart otel ayarladık.

Ben ve bir erkek arkadaşım ile bayan arkadaşımız aynı şirkette 6 yıla yakın beraber çalışıyorduk. Eşlerimiz ise birbirinden farklı yerlerde çalışıyordu. Aynı yaşlarda olmamız ve muhabbetimiz tuttuğu için 6 yıldır sürekli görüşüyor ve beraber eğleniyorduk. Fulya’nın eşi Yılmaz, bir ithalat-ihracat firması sahibiydi ve sürekli yurtdışına çıkardı. Son bir iki yıldır eşlerimizden Yılmaz’ın Fulya’yı aldattığını ve Fulya’nın bundan çok rahatsız olduğunu duyuyorduk. Biz diğer iki aile olarak onların ilişkilerini düzeltmeye yardımcı olmaya çalışıyor böylece her vesilede beraber gezip, eğleniyor, Yılmaz’ı aile ortamına sokmaya çalışıyorduk. Fulya genç fakat sıradan güzelliği olan bir kadındı. Yılmaz’ı elinde tutmak için her zaman kendine iyi bakar ve eşinin üzerine titrerdi. Bu tatilde de biz ve diğer çift dostlarımız onların aralarındaki sorunları aşması ve birlikteliklerini güçlendirmeleri için bazı fedakarlıklara da girip tekrar beraber tatil yapma kararı aldık.

6 kişi hep beraber aparta yerleştik, hepimiz son derece neşeli ve coşku doluyduk. Yerleşip alışveriş yapmak üzere çarşıya indik. Bol kahkahalı ve eğlenceli bir alışverişten sonra 3 çift elele gözgöze aparta döndük. 2-3 gün boyunca sürekli gezdik, plajları dolaştık , akşamları dışarıda birbirinden değişik mekanlarda yemekler yedik. Her şey iyi gidiyordu, Fulya ve Yılmaz’ın çifte kumrular gibi olmaları dördümüzü de sevindiriyordu.

Tatilimizin beşinci günü hep beraber kalabalık bir grupla beraber tekne gezisine çıktık. İşte o andan itibaren Yılmaz iş başına geçti ve yine sinsi sinsi çapkınlıklarına başladı. Korhan ve ben bunu kamufle etmeye çalışıyorduk ancak mola verilen plajlarda Yılmaz’ı uyarmamıza rağmen o yine bildiğini okuyor, çevredeki kadınlara sürekli pas atıyordu. Fulya’nın asabiliğini eşim ve Hande neşeli muhabbetler açarak dağıtmaya çalışıyorlardı. Ortam iyice gerginleşmiş, Yılmaz’ın vurdum duymazlığı ve ahlaksızlığı hepimizi sinirlendirmişti. Korhan neredeyse patlayacak gibiydi ve turun biran önce bitmesini istiyordu. Zar zor geçen saatlerden sonra tekneyle Kaş’a geri döndük. Erkekler bir arada oturduk ve Korhan sert tavırlar ile Yılmaz’a çıkıştı, aralarında başlayan münakaşa sonunda Korhan eşiyle beraber eşyalarını toplayıp aparttan ayrıldı. Olaylara son derece üzülmüştük ve moralimiz sıfıra inmişti, herşeyin tadı kaçmıştı.

Akşam yemeği yemedik, Yılmaz saat 21 civarında hiç bir şey söylemeden ayrıldı, eşimin migreni tuttuğu için ilaç alıp yattı, dolayısıyla ancak saatler sonra uyanabilecekti. Ben apartın balkonuna çıkıp şezlonga uzandım ve öylece dinlenmeye başladım. Bir süre sonra elinde iki soğuk kutu bira ile Fulya balkona geldi, sinirli olduğu her halinden belliydi, üzeri salaş pulaştı. Biranın birini bana vererek karşımdaki koltuğa oturdu. Uzunca bir sessizlik sürdükten sonra Fulya hararetli bir şekilde Yılmaz’ın yaptıklarını, onu sürekli aldattığını örnekleriyle anlatmaya başladı. Ben hiç söze karışmadan Fulya’yı dinliyordum, anlatıp rahatlamasını bekliyordum. Fulya arada sırada içeri gidip yeni biralar getiriyordu. Gece saatin 23 ünü geçmişti ve hala anlatması bitmemişti. Biradan hafifçe mayhoşlaşmıştım, bu arada hararetli bir şekilde konuşan Fulya’nın hareketleri de dağılmış, dikkatsizce oturmaya başlamıştı. Zaman zaman altındaki fırfırlı mini eteğin arası açılıyor ve altın sarısı baldırlarından titreyen yumuşak bacak etleri gözüküyordu. Fulya’nın anlatımı esnasında kullandığı kelime ve cümlelerde, konunun içeriği açısından gittikçe erotikleşmiş ve adeta seks filmi repliklerine dönmüştü. Aldatılmanın verdiği kızgınlıkla kendinden geçmişçesine Yılmaz’dan bahsederken onun bu sinirli ve telaşlı konuşmasının içerisinde bacak arasının kontrolünü iyice kaybetmişti, bir an sanki içinde çamaşır yokmuş gibi geldi ve bacak arasındaki kahverengilik gözüme takıldı. Dikkatimi kaçamakça bacak arasında yoğunlaştırdım ve bir an onu boşta yakaladığımda, gerçekten içinde külot olmadığını farkettim. Bakışlarımdaki değişikliği Fulya da farketmişti ve sanki beni daha da azdırmak için bacaklarını açmış eteğini uygun pozisyona getirmişti. Gözlerim bacak arasından belli belirsiz gözüken o kahverengi delikteydi. Kamışımın sertleşmesine mani olamadığım için ince kumaşlı şortumun üzerine ellerimi koyarak bastırmaya çalışıyordum. Fulya elindeki boş bira kutusunu yere bırakıp, “ben dolaptan bira alacağım ister misin?” diye sordu. İçerim dedim ve geri dönmesini bekledim. 10 dakika geçmesine rağmen dönmeyince merak edip içeri girdim. Odasının kapısı açıktı ve ışığı yanıyordu. Tereddütle kapıya yönelip içeri girdiğimde içerisi boştu, kapı birden arkamdan kapandı. Korkuyla geri döndüğümde Fulya çırılçıplak kapının arkasına yaslanmış duruyordu. O andan itibaren sonuna kadar tek kelime konuşmadık. Beni hızla kendine çekerek dudaklarıma yapıştı. Çılgınca ve ateş içinde öpüşüyorduk, sol eli bacak aramda aletimi okşuyordu. Ben de ellerimi onun kalçasına atmış, sırayla vücudunda elimin eriştiği her noktayı ihtirasla okşuyordum. Dakikalarca ayakta seviştik, Fulya göğüslerimi öperek aşağılara kaydı ve şortumu dizlerime indirdi. Şimdi eliyle okşadığı aletime diliyle ufak dokunuşlar atıyor , sertleşmiş organımın kafasını dudaklarının arasına alıyordu. Fulya kendinden geçmiş bir halde sakin sakin aletim ile uğraşırken birdenbire sert ve haşin hareketlerle aletimi ağzının içine en derinlere doğru almaya başladı. Bacak kaslarımın titrediğinin farkındaydım, Fulya kendinden geçmiş zaman zaman arkama geçiyor,aşağıdan bacak arama giriyor ve toplarımı yalıyor, etrafımda dört dönüyordu. Daha fazla dayanacak halim kalmamıştı, Fulya’yı kolundan tuttuğum gibi balkona açılan alçak pencerenin önüne götürdüm, yataktaki yastığı alıp, pencerenin eşiğine bırakıp Fulya yı yastığın üzerinden omuzları pencere dışına çıkacak şekilde domalttım ve arkasına geçerek aletimi tek defada onun kutusuna soktum. Ellerim ile onun ellerini poposu üzerinde tutarak vücuduna gerdim ve hiç durup dinlenmeden deliğine girip çıkmaya başladım. Gecenin karanlığında şehrin ışıkları altında inleyerek ve küçük çığlıklar atarak altımda zevkin doruklarına çıkan Fulya’nın deliğinden aletimi çıkarıp baktığımda, dudakların bir ahtapot gibi aletimi sardığını ve içine çektiğini gördüm. Bu manzara ve cinselliğin ateşi ile dakikalarca vurmaya devam ettim. Orgazmın eşiğine geldiğimi anlayan Fulya beni hızla iterek aletimin önünde eğildi, elleriyle kamışıma masturbasyon yapıyor ve her an fırlayacak spermelerimi kapmak için dudaklarını ihtirasla açıp kapatıyor, dudaklarını yalıyordu. Sarsılıp, titreyerek ona beklediği mutluluğu verdim, ellerine ve yüzüne dağılan spermelerimi aç bir kedi gibi yalayıp dudaklarının arasına aldı ve itina ile temizledi. Kendimizi yatağın üzerine attık dakikalarca konuşmadan dinlendik. Olanların bizim için neler ifade ettiğini düşünmeye başladığımda kısmen utanç duymama rağmen Yılmaz ın bunu hak ettiğini düşünüyordum. Ben bu düşünceler altında dinlenirken Fulya tekrar üzerime çıkarak aletimi emmeye başladı. Bu müthiş atmosfere dayanmam mümkün değildi ve kamışım şimdi daha sert ve dikti. Kontrol Fulya daydı ve nazlı hareketlerle üzerime çıkıp kamışımı deliğine yerleştirdi. İki eliyle kendi göğüslerini okşuyordu, bende ellerimle arkasından poposunu sıkıştırıyordum. Gerçekten muhteşem yumuşaklıkta enfes bir ten rengindeki poposunun güneşten yanmayan bölümü süt renginde ve mayosunun şeklindeydi. Fulya dakikalar içerisinde aklına gelen her pozisyonu beni evire çevire denedi, bir an son derece hızlanmış ve hayvanlaşmıştık, arka arkaya gelen orgazmları beni de keyiflendirmiş ve azdırmıştı. Saatler sonra ikinici ve üçüncü defa beni boşalttığında, karımın böyle yeteneklerinin olmadığının farkına vardım.

Saat sabaha karşı 4 sularında kendimize geldiğimizde yeni aşıklar gibi öpüşüp koklaşıyorduk. Yılmaz ertesi gün öğlen vakti geri geldi ve aynı pervasızlıkları tatil bitene kadar sürdürdü. Bu günlerde Fulya ile kaçamak ilişkiye girmek için karıma bahaneler uydurup beraber çarşıya çıkıp acele bir otel odasında sevişiyorduk, yada plajda tuvalet vs. bahaneleri ile kaçıp ormanlık alanda kuytu bir yerde sevişiyorduk.

Tatil dönüşü artık bir karım bir de aşığım vardı. Yılmaz’ın karısı üzerindeki bu değişikliklerin farkında olduğunu biliyorduk, ancak bu Yılmaz’ın işine geliyordu. Fulya da bundan rahatsız değildi. Karım ile gerçekten iyi bir dost olması Fulya’yı rahatsız etmiyor aksine karıma yardımcı olduğunu düşünüyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir Yaz Akşamı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Bir Yaz Akşamı

Sıcak bir yaz akşamı akdeniz kıyısında bir şehir.Tüm şehir yazın ateşi ile birlikte kendini geceye bırakmış şehrin sokakları en kısasından eteklerin en dekoltesinden bodylerin ve bornz tenlerin resmi geçtine tanıklık etmekte.Sen kendini gecenin koynunda şehirdeki herhangibi bir gece kulübünün dans pistinde muziğin ritmine bırakmışsın muziğin tınılarını bedeninde hisederek dans ediyorsun.Uzun siyah saçların muziğin ritminde salladığın başınla birlikte ışığın gölgelerine sığınarak baş döndürücü kokunu tüm gece kulübüne yayarak daireler çiziyor.Üzerindeki beyaz tek parça askılı derin dekolteli ve süper mini bol elbisen belinin kıvrak hareketleri ile her defasında seni izleyen bütün meraklı gözleri heycanlandırıp onlara birşeyler vaad edercesine savruluyor.Sen tüm gözlerin üzerinde olduğunu biliyor onların aklından geçenleri az çok tahmin ederek hafif terlemis bedenine yapışmış elbisen ile dansına devam ediyorsun.

Sen kendini muziğin ritmine kaptırmış dans ederken hemen yakınında beyaz gömleğinin ilk 2 düğmesin açık yanık teninden hafifce göğüsündeki ince siyah kılları görünen kirli sakalı ve keskin yüz hatları ile sadece sana kitlenmiş gözlerle ve hafifçe sana yaklaşarak dans eden adamı görüyorsun.Karşılıklı hareketlerle dans pistinin ortasında buluşuyorsunuz.Adamın teninden yayılan parfüm kokusunu içine çekiyorsun.Tamda mevsimine uygun hafif ama baş döndürücü bir koku.Aynı sekilde onunda senin kokunu duyumsamaktan hisettiği memnuniyeti yüzündeki o tatlı ama çapkın gülümsemeden anlayabiliyorsun.Artık birbiriniz arasındaki tehlike mesafesini aşıyorsunuz bir bacağın onun bacaklarının içine denk gelecek şekilde dans ederken ilk temas gerçekleşiyor.Onun güçlü ellerini avuç içinin seni nazikçe belinden tutup hafif hafif kendine çektiğini hisedebiliyorsun şimdi.O senin belinden kavramış kendine çekerken sende onun geniş omuzlarına iki elini birden koyuyorsun ve onun omuzlarından destek alarak iyice yaklaşıyorsun.Artık aranızda milimetrelerle ifade edilebilecek bir boşluk var nefesini hisedebiliyor parfüm kokusunu daha net duyabiliyorsun.Onun büyüsüne kendini kaptırmışken kalçalarını kapatmakta zorlanan eteğinin hemen altında az önce belinde dolaşmakta olan parmakları hisediyorsun sende kendini ona daha sıkı bastırıp önünde neler olup bitiğini hisetmeye çalışıyorsun.Kendini ona sıkıca yaslayınca karşındaki bedendeki hareketlenmeleri nefesindeki sıklaşmları ve hemen senin kasıklarının hizasındaki hareketlenmeleri daha yakından hisedebiliyorsun.İşte o anda kulağına eğilip tek bir kelime ediyor çıkalım.

Bu sözü ikiletmiyorsun onun büyüsüne kendini bırakıp seni sıkıca tutuğun elinden gece kulübündeki diğer tüm meraklı bakışlar arasından geçirerek dışarıya çıkarmasına izin veriyorsun.Hemen önünde yürüdüğü için dışarı çıkar çıkmaz hafif meltemle birlikte burnuna tekrardan onun o baş döndürücü kokusu vuruyor.Artık kadınlığındaki o hafif kıpırdanmaları o nemlenmeyi hisedebiliyorsun.Hiç birşey söylemeden dudaklarını dudaklarına yapıştırıyor dışarıdaki o kısacık bekleme anında onun tadını hisediyorsun dudaklarında ve dudaklarından başlayıp beynine ve göğüslerine ve kadınlığına yayılan o ılık his geçiyor tüm bedeninden ve o an dahada çok istiyorsun bu adamı.

Az sonra onun evindesin küçük sade ama zevkli döşenmiş bir.Fazla incelmeye fırsat bulamıyorsun çünküyü kapıyı kaparmaz seni kapıya dayıyor ve direk olarak dudaklarını dudaklarınla buluşturuyor ama bu sefer elleride boş durmuyor ve göğüslerini hafif bir hoyratlık içersinde okşamaya başlıyor.Önündeki sertlik artıkça okşamlarında sertliği artmaya devam ediyor.Az sonra elbisenin bedeninden kurtulduğunu ve ayaklarının dibine düştüğünü hisediyorsun.Şimdi üzerinde yanlızca incecik ipli beyaz tangan var.Adamın güçlü ellerinden biri göğüslerinin birini sıkıştırmayı bırakıp hemen tanganın içerindeki artık iyice ıslanmış olan ve biran önce adamın önündeki o sertlikle buluşmak için sabırsızlanan kadınlığına doğru kayıyor.o ıslaklığın üzerinde adamın parmakları gezerkden diğer elinin parmaklarının arasında göğüsünün ucu sıkıştırılırken ve dili ağzının içinde dilinle dans ederken artık seninde hamle zamanın geldiğini düşünüp ellerini adamın gömleğinin düğmelerine götürüp tek seferde hepsini kopararak adamın hafif kıllı göğüsünün üzerinde ellerini gezdirmeye başlıyorsun.Üst tarafını bu kadar hızlı soyman adamını biraz duraklatıyor ve sen bu fırsattan yararlanıp kendini onun cenderesinden kurtarıp önünde diz çöküp kemerini sabırsız ellerle çözerek adamın sertliğine ulaşıp sabırsızca onu boxerından kurtarıp avuçlarının arasına alıyorsun sıcaklığını avuçlarında hisederek dilini başının üzerinde gezdiriyorsun bu arada adamın nefesinin sıklaştığını elinin ve ağzının içinde kıvranan aletinse dahda sertleşip gerildiğini damarlarının dilinle daha kolay hisedilebilir hal aldığını anlayabiliyorsun dilinle.Adam onu daha fazla yalamana izin vermeden seni kucakladığı gibi az ilerideki tamamen siyahlarla döşenmiş yatak odasında yatağının üzerine bırakırken seni üzerinde kalan son parçadan da kurtararak tüm dişiliğinle seni çırılçıplak bırakıp başının ıslak ve davetkar kadınlığına gömüp onun dudakları ile kendi dudaklarını buluşturup seni zirveye bir adım daha yaklaştırmaya devam ederken senin kulağına istem dışı ağzından çıkan düz beni hadi dilini değil serliğini istiyorum kelimeleri belli belirsiz iniltilerin çarpmakta.Adam yaladıkça bedenin tüm kanının bir noktada toplandığını o kaçınılmaz sonun iyice yaklaştığını hisedebiliyorsun ancak adam aniden seni yalamayı bırakıp sertliğini yeniden dudaklarının arasına bırakıp senin maharetli dil darbelerini keyifle izlerken parmakları ilede göğüs uçlarını ezmeye devam ediyor sen daha fazla dayanamayıp ağzındaki sertliği bırakıp dama dönüp hadi ok artık diyerek adamın önünde dört ayak poziyonunda yerini alıyorsun adam tek seferde o ıslak kadınlığına kalın ve sert aletini köklüyor.gittikçe artan bir tempoda kadınlığının içinde hareket ederken onun kasıklarının senin kalçlarına vuruşunun sesine adamın ve senin iniltilerin karışıyor.Artık tüm bedenindeki kanın çekildiğini hepsinin kadınlığında toplandığını bedenin gerildiğini hisederek kendini artık o kaçınılmaz sona teslim ediyorsun kendini adamın sertliği tüm hızı ile içinde gidip gelirken ve senin mutlu sona ulaştığını hiseden adam içindeki sertliği kadınlığından çıkarıp hemen önünde bitiyor ve aletini senin gözlerinin içine bakarak sıvazlamaya başlıyor ve çok kısa bir süre içinde de erkekliğindeki tüm sıvıları gögüslerinin üzerine doğru boşaltmaya başlıyor.Adamın tüm sıvıları o düzgün biçimli göğüslerinin üzerinden ve arasından yavaşça aşağılara doğru akıyor…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort istanbul travestileri istanbul travestileri ankara travestileri ensest hikayeler pendik escort antep escort gaziantep escort adapazarı escort adapazarı escort buca escort izmir escort üsküdar escort izmir partner kayseri escort izmir escort malatya escort bayan kayseri escort bayan eryaman escort bayan pendik escort bayan tuzla escort bayan kartal escort bayan kurtköy escort bayan ankara escort canlı bahis şirketleri canlı bahis siteleri kaçak bahis kaçak iddaa canlı bahis güvenilir bahis sakarya escort görükle escort bursa escort görükle escort bayan